Gökcisimleri arasında, Güneş gibi kendi başına ışık veren cisimlere yıldız denir. Öbür gökcisimleri arasında gezegenler (örneğin, Merih, Dünya, jüpiter), uydular (örneğin. Ay), göktaşları. kuyrukluyıldızlar ve nebulalar sayılabilir.Bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakıldığında görülen parlak noktalar, çok uzaklarda bulunan yıldızlardır. Bunlar sayılamayacak kadar çoktur. Oysa, görüldügünden çok daha fazla sayıda yıldız vardır. Gözle görülemeyen yıldızlar teleskop ve öbür bilimsel aygıtlarla gözlenirler. Ayrıca, bilimsel aygıtlarla bile görülemeyen ve belki de hiç gözlenemeyecek olan yıldızlar da vardır. Evrendeki toplam yıldız sayısı belli değildir. Yıldızlar Dünya atmosferi dışında ve çok uzaklarda bulunurlar. Dünyaya en yakın yıldız Güneştir. Güneş, Dünyadan 150 milyon kilometre uzaklıktadır.
Öbür yıldızlar Dünyadan ve birbirlerinden milyarlarca kilometre uzakta bulunurlar.Yıldız ıığı: Yıldızlar ışık yaydıkları için görülebiIirler. Bu ışık çok yüksek bir hızla (saniyede 300000 kilometre) yayılır. Uzayla ilgili hesaplamalarda uzaklıkları belirlemek için “ışık yılı” denilen bir birim kullanılır. lşığtn biryılda aldığı yola (yaklaşık 9,5 trilyon kilometre) bir ışık yılı denir. Örneğin, Güneş sistemine en yakın yıldız
olan Proksima Centauri 4,3 ışık yılı uzaklıktadır. Ancak teleskoplarla gözlenebilen uzak yıldızlar ise, milyarlarca ışık yılı uzaklıktadırlar. Dernek ki bugün gözlenen yıldız IŞıgl gerçekte milyonlarca yıl önce o yıldızdan yola çıkmıştır ve yıldızın o zamanki durumunu yansıtmaktadır. IŞık, bir kaynaktan çıkan bir tür ışirum. yani enerji dalgasıdır. Yıldızlann vavdığı öbür ışınım türleri ısı, radyo dalgaları ve X ışinlandır.Zaman zaman yıldızların “göz kırptığından” söz edilir. Gerçekten de yıldız ışığı titremeler yapar. Bunun nedeni, ışığın bize ulaşmadan önce Dünvarım atmosferinden geçmesidir. Atmosferdeki dalgalanmalar yıldız ışığının “göz kırpma”sına yol açar.
Bazı yıldızların parlaklığı ani ve büyük değişimler gösterir. Yaydıkları ışırum miktarı değişkendir. Çoğunlukla yıldızların ışığ: sabit ve kararlıdır. Yıldızlar gündüz de ışık verirler, ancak göğün mavi rengi görülmelerine engelolur. Bu mavi renk, Güneş ışrğmm havadaki gaz molekülleri tarafından dağıtılması sonucu ortaya çıkar:
Güneş, yıldızlara verilebilecek iyi bir örnektir. Dünya gibi küresel biçimde, fakat çok daha büyüktür. Güneş, Dünya gibi katı durumda olmayıp, sıcak bir gaz küresidir.
Çoğunluğu hidrojen olan bu gaz, sürekli hareket durumundadır. Güneş merkezindeki atomlar arasında “füzyon” denilen bir nükleer tepkime olagelmektedir. Bu tepkimede hidrojenin helyuma dönüşmesi sırasında nükleer enerji açığa. çıkar. Nükleer enerji ışınıma dönüşerek uzaya yayılır. Güneşin yaydığı enerji miktarı çok büyüktür. Milyonlarca yıldan beri ışırnakta olan Güneş henüz ömrünün gerileme çağına gelmemiştir.
Güneş uzayda belirli bir yörüngede hareket etmektedir. Dünya da Güneşe bağlı olarak yer değiştirir. Öbür uzak yıldızlar da hareket ederler. Ancak uzaklık nedeniyle bu hareketin gözlenrnesi zordur. Gökyüzünde tüm yıldızlar doğudan batıya doğru hareket durumunda görünürler. Bu görünür hareket, gerçekte Dünyanın kendi ekseni çevresinde batıdan qOğuya doğru dönüşünün sonucudur.Yıldızların hareketi: Yıldızların uzaydaki konumlarını daha iyi anlayabilmek için gözyüzünü büyük bir küre olarak düşünmek gerekir. Bu kürenin merkezinde Dünya bulunur. Dünyadan bakıldığında kürenin yüzeyi içinden görülür. Tüm yıldızların bu küre yüzeyinde yer aldığı kabul edilir. Astronomide bu imgesel küreye “gökküresi” adı verilir.
Herhangi bir zamanda yapılan gözlernde gökküresinin. bulunulan yatay düzlemin üstünde kalan yarımküresi görülebilir. Öbür yarımkürenin görülmesini Dünya engeller. Başka bir bölgede bulunan gözlemci gökküresinin başka bir bölümünü görür.Dünya döndükçe. gökküresinin öbür bölgeleri görüş alanına girer. Bir bölüm doğu ufkundan belirirken, başka bir bölüm batıdan kaybolur. Bu da, gökküresinin Dünya çevresinde döndüğü izlenimini verir. Gökküresinin dönme ekseninin kutupları Dünyanın kutuplanvla tam çakışmaz. Kuzey gök kutbu Kutup Yıldızı (Polaris) ile kabaca belirlenmiştir.
Gökküresi üzerinde bir yıldızın konumu çok yavaş değişir. Hareketi yüzyıllar boyunca bile zor farkedilebilen uzak yıldızlara bu nedenle sabit yıldızlar da denir.Bazı yıldızlar gökküresi üzerinde takımlar oluştururlar. Burç denilen bu takımyıldızlara eski uygarlıklarda, benzetme yoluyla oğlak, yengeç, vb. adlar verilmiştir.En bilinen takımyıldız Büyük Ayıdır (Ursus Major). Büyük Ayı’nın en parlak yedi yıldızı bir cezveye benzetilir. Gökküresi üzerindeki yeri Kutup Yıldızına yakındır.Gökyüzünde görülen her parlak nokta yıldız değildir. Örneğin, Venüs çoğu kez yanlış olarak parlak bir yıldız sanılır. Oysa Venüs, Dünya gibi Güneş çevresinde dönen bir gezegendir. Gezegenlerin, yıldızlar gibi kendilerine özgü bir ıŞığı yoktur. Güneş ışığını yansıttıkları için parlak görünürler. Gezegenlerin yeri geceden geceye değişir.
Insanlar yıldızların yerini saptamak için yüzyıllardan beri çalışmışlardır. Günümüzde astronomi bilimi yıldızlar hakkında, yerlerinin saptanmasından çok daha fazla bilgi verebilmektedir. Astronomi sözcüğü eski Yunancada “yıldız yasaları” anlanıma gelir.Günümüzde, yıldızların hareketleri çok daha iyi anlaşılmıştır: Yıldızlar galaksi denilen büyük kümeler içinde yer almaktadırlar. Her galakside milyonlarca yıldız bulunur. Galaksi içinde kütlesel çekim kuvveti yıldızları bir arada tutar. Galaksiler uzayda dev bir topaç gibi dönerler. Bizim Güneşimizin yer aldığı galaksive Samanyolu denir. Güneş, Samanyolu merkezi çevresinde bir dönüşünü 225 milyon yılda tamamlar.
Yıldız grupları: Galaksilerdeki yıldızların tümü de bağımsız değildir. Bazı yıldızlar “iki li” ya da “çift” olur. Çıplak gözle bakıldığında tek bir yıldız gibi görünürse de gerçekte iki ayrı yıldızdan oluşurlar. Bazı ikililerin, teleskopla gözlenmesiyle, iki ayrı yıldızdan oluştukları görülebilir. Iki yıldız karşılıklı çekim kuvveti nedeniyle, birbiri çevresinde dönerek uzayda llerler.
Akyıldız da denilen Sirius ikili bir yıldızdır; gökyüzünde gördüğümüz en parlak yıldızdır. Yanında-bir ikinci yıldız vardır. Büyükköpek takımyıldızında yer aları Akyıldız, diğer yıldızlardan farklı bir yörünge izler. 150 yılda aldığı yol Ayın ‘Çapı kadardır. Akyıldız, tek bir yıldız olsaydı bir doğru boyunca gitmesi gerekirdi. Oysa, salınımlar yapmaktadır. Bu salınım hareketi bulunduktan sonra Akyıldızın yanındaki yıldız da gözlenebildi ve bu iki yıldıza Sirius A ve Sirius B adları verildi.
Ikili sistemlere başka bir örnek örten ikili yıldızlardır. Bu tür ikili, parlaklığı değişken bir tek yıldız gibi görünür. Iki yıldız birbiri çevresinde döndükçe yıldızlardan biri Dünya ile öbür yıldızın arasına girer ve çıkar. Birinci yıldız ikinciyi örttüğü zaman ışığın bir bölümünün bize ulaşmasını engeller ve biz yıldızı biraz sönük görürüz. Yine,
ikinci yıldız birincinin önüne geçtiğinde. toplam ışıkta bir azalma olur. Yıldızlardan dahaparlak olan örtüldüğünde sönüklük daha belirgindir. Umacı (Algol) yıldızı “örten” ikililere örnektir. Yıldızlar üçlü, dörtlü ve daha fazla gruplar biçiminde bulunabilirler. Gerçekte pek az yıldız (Güneş gibi) tek başına bulunmaktadır. Güneşe en yakın yıldız olan Proksima Centauri üçlü bir sistemin üyesidir. Öbür iki yıldız çok parlak Alfa Centauri yıldızını oluştururlar.
Bazı yıldızlar birbirine çok yakın gibi görünürler, ama gerçekte bu denli yakın değildirler. Bunun nedeni, bu yıldızların gözyüzünde aynı doğrultuda olmalarıdır. Bu yıldızların gerçekte aynı sistemde olup olmadıklarını bulmak için, her birinin Dürıvadan ne kadar uzakta olduğunu bilmek gerekir.Yıldızların görünür hareketleri ölçülerek uzaklıkları bulunabilir. Yakındaki bir yıldız yıl boyunca hareket ediyormuş gibi görünür. Dünya Güneş çevresinde dönerken, yıldız Dünya yörüngesinin çeşitli yerlerinde farklı doğrultularda gözlenir. Bu durumda, yıldızın görünür hareketi öbür uzak yıldızların bulunduğu bir fon üzerinde küçük bir çember ya da elips olur.
Yıldızın bu görünür hareketine, o yıldızın paralaksı denir.
Dünyanın kendi yörüngesinde aldığı yolun uzaklığı bilinmektedir. Bu uzaklık ile yıldızın paralaks açısı kullanılarak o yıldızın uzaklığı bulunur.Yıldız paralaksları çok küçük olup derecenin ondalık kesri kadardır. Yıldız 150 milyon ışık yılından daha uzakta ise, paralaks ölçülemiyecek kadar küçük olur. Bu durumda yıldızın uzaklığının başka yöntemlerle bulunması gerekir. Bir yıldızın parlakhğı, uzaklığı hakkında bir ipucu sayılır. ışığı ne kadar zayıfsa, yıldız o kadar uzak olabilir. Fakat ayrıca yıldızın gerçekte ne kadar parlak olduğu da bilinmelidir. Çünkü, sönük bir vıldızsa, yakında olsa bile görünmeyecektir. Buna karşılık, çok parlak bir yıldız çok uzaktan bile görünür.

