Yeldeğirmeni, rüzgar enerjisini kullanarak, tahıl tanelerini öğüten, su pornpalavan. odun kesen, tohumlardan yağ çıkaran hatta elektrik üreten bir makinedir. Yeldeğirmenlerinde rüzgarı tutan bir dizi kanattan oluşan bir düzenek vardır. Kanatlar çoğunlukla kumaş ya da tahtadan yapılır ve bir şaft üzerine yerleştirilmiş tahta kollar üzerine gerilir. 1000 yıllarında Iran’da kullanılan ilk yeldeğirmenlerinin dingilleri dikeydi. Rüzgar estiği zaman,yeldeğirmeninin kollarını itivor. kollar da dingilin dönmesini sağlıyordu. Ancak bu ilk yeldeğirmenleri yatay bir daire çizerek dönmekteydiler. Bir ucundan öğütme taşlarına bağlı olan dingil döndükçe, taşların da dönmelerini sağlıyor, böylece taşlar arasındaki tahıl taneleri öğütülmüş oluyordu. Yatay yeldeğirmeni denilen bu tür yeldeğirmenleri Çin’de hala kullanılmaktadır.
Avrupa’daki yeldeğirmenleri dikey çalışan değirmenlerdir. Bu yeldeğirmenleri ilk kez Xll. yüzyılda kullanılmışlardır. Yeldeğirmenlerinin kanat bölümleri dönerken dikey bir daire çizerler. 6-12 metre uzunluğunda, dört ile sekiz arasında değişen kolları vardır. Kollar, değirmenin gövdesine yerleştirilmiş olan yatay bir ok üzerine takılmışlardır. Ok, değirmenin altında yer alan değirmen taşlarına dişlilerle bağlanmıştır. Bu tür yeldeğirmenleri. Hollanda’da. İngiltere’de. Almanya’da ve Fransa’da çok yaygındı. Amerika’ya yerleşen ilk göçmenler de bu tür yeldeğirmenlerini kullanmışlardır.
Yeldeğirmeninin kanatları kollarla belli bir açı oluşturacak biçimde takılırlar. Böylece rüzgar, kanada belli bir noktadan çarpıp onu iter. Kanatlar bu açıya göre takılmasalar, rüzgarı baştan almış olurlar ve bu nedenle sadece geriye doğru itilirler. Bunun sonucu olarak da dingil dönmez. Rüzgarın tüm gücünden yararlanabilmek için yeldeğirmenleri rüzgara tam dönük olarak yapılır. Rüzgar yön değiştirdikçe, yeldeğirmeninin de döndürülmesi gerekir. Alman yeldeğirmenlerinde, değirmenin bütün gövdesi, tabanı üzerinde döndürülebilir. Hollanda yeldeğirmenlerinde ise, değirmenin yalnız üstteki kule bölümü döndürülür ve bu kesime bağlı olan kanatlar da birlikte dönerler.
Her iki tür yeldeğirmeninde de döndürme işi önceleri elle vapıhrdı, Ancak, 1745 yılında Edmund Lee adlı bir Ingiliz, kanatları rüzgar yönünde tutmaya yarayan pervanevi bulunca, bu işlem ortadan kalktı. Edmund Lee’nin bulduğu pervane, değirmenin arkasına kanatlarla dik açı oluşturacak biçimde takılrnaktavdı. Pervane, kanatların rüzgarla birlikte dönmesini sağlayan bir radar görevini görmekteydi. Daha sonraki yıllarda, yeldeğirmenleri daha da geliştirildl. Ancak, XiX. yüzyıldan sonra veldeğirmenlerinin yerini buharla çalışan makineler aldı. Yeldeğirmenleri günümüzde de kullanılmaktadır. Özellikle, enerji kaynakları yetersiz olan ülkelerde yeldeğirmenleri yararlı olmaktadır. Ispanya’ da, üçgen kanatlı yeldeğirmenleri kullanılır.
Rüzgar enerjisinden, sürekli rüzgar alan ve öteki enerji kaynaklarının pahalı olduğu bölgelerde yararlanılır. Son yıllarda, uçak pervanelerine benzer kanatları olan yeldeğirmenleri yapılmıştır. Bu yeldeğirmenleri çiftliklerde elektriküretimi için kullanılmaktadır. Örneğin, Sovyetler Birliğinde. her biri 4 kilovatlık enerji üreten 30000 yeldeğirmeni vardır. Yeryüzündeki en büyük yeldeğirmeni 12 megavatlık enerji üretebilir.

