Spor, tek başına ya da toplu olarak yapılan belirli kuralları olan, çoğunlukla bir yarışmaya dayanan vücut ve akıl yetilerinin gelişimini sağlayan, eğitici ve eğlerıdirici nitelikteki bedensel etkinliklerdir.
İnsanlar spor yaparak ya da kültürel etkinliklere katılarak, zihinsel, ruhsal ve fiziksel sistemlerini rahatlatmaya çalışırlar. Böylelikle, aktif çalışma istekleri de yeniden güçlenir. ‘Spor’, disport, ‘dis’ ve ‘portare’ sözcüklerinden türemiştir. Tüm karşılığı işten uzak durmak demektir. Yani spor, ‘ağır işin dışında eğlence’ anlamına gelir.
Uygun zaman ve ölçüde yapılan egzersiz ve rekreasyon aktiviteleri çağdaş, sağlıklı, mutlu ve üretken insanın yaşam biçimini tamamlayarak katkıda bulunur.
İlkçağ Yunan ve Roma kentlerinde büyük bir önem verilen spor, bugünkü anlamıyla 19. Yüzyılda ortaya çıktı. 20. Yüzyılda bir yandan araç ve teknik kurallar bakımından gelişirken, öte yandan ulaşım ve iletişim olanaklarının artışıyla uluslararası bir boyut kazandı. Olimpiyat oyunları, dünya şampiyonalarıyla büyük ilgi toplamaya başladı. Tüm gelişmeler, sporun kitlelere yayılmasında etken oldu.
Belli başlı spor dalları olarak şunlar sayılabilir;
-Atletik sporlar (atletizm, jimnastik, halter)
-Atlı sporlar (at yarışları, konkurhipik)
-Su sporları (yüzme, kürek, yelken, sutopu)
- Dövüş sporları
(boks, güreş, eskrim, judo vb.)
-Takım sporları (futbol, basketbol, voleybol,
hentbol, beyzbol, çim hokeyi, kriket, rugby vb.)
-Mekanik sporlar
(otomobil, motosiklet yarışları)
-Bireysel sporlar
(dağcılık, mağaracılık, traking)
-Buz üstü sporlar (hokey, buz pateni vb.)
-Hava sporları
(balon, paraşütçülük, planör vb.)
- Kış sporları (kar ve buz üstündeyapılan sporlar)

