• Insan vücudunun ihtiyaç duyduğu amino asitler açısından mükemmel bir denge oluşturmaktadır. Pek çok gıda maddesinde en azından bir amino asit eksikliğigörülür. (Örneğin ekmekte lisin, ette ise metionin amino asitleri bulunmamaktadır)
• Protein etkinlik katsayısı çok iyıdir. (2-2.3) ve sindirimde kullanım katsayısı da 82′nin üzerindedir.
• Bakteriolojik çökme ıçin idealdir.
• Kolestrol içermez.
• Içerdiği Bi Vitamını oranı ete kıyasla daha yüksektir.
• Lipid bulunmaması onları yiyeceklerimiz açısından daha da önemli bir konuma getirmektedir. Çünkü bu sayede daha fazla proteini az lealori alarak tüketebiliyoruz.
Batı ülkelerinde soya sütü ve yan ürünlerinin (ıotu, tempeh vb.) tüketimi gittikçe artmaktadır. Soya filizi de özellikle salataların vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde lesitin düzenli olarak kullanılmaktadır.
Tam değerli amino asitler bakımından çok zengin olan ve tüm dünyada çok çeşitli şekıllerde divetıe, ve sağlıklı beslenmede yaygın olarak kullanılan soya fasulyesi dünyada 47 ülkede ureulmeeıe, bu ülkeler arasında Latin Amerika ülkeleri ve Çin çok onemli bir yer tutmaktadır. Amerika Birleşik Devletlerı~ dünyada en fazla soya üreten ülkedir.
Soya proteini çok kaliteli olduğundan hem çocuklar hem yetişkinler için çok gereklıdir. Aynı zamanda inek sütüne karşı alerjisi olanlar ıçin de onemli bir protein kaynağıdır. Soya proteini kolayca sindirilebilir. Kolestrol içermemektedir. Bu yüzden diyette de soya ürünleri kullanılabilir.
Soya yağ), bitkisel kôkenli bir yağ olması nedeniyle kolestrol içermer, Bilindiği gibi yalnız hayvani koeenli yağlar kolestrol içerir. Bunun ıçin özellikleı diyette ve dengeli beslenmede soyanın yeri çok önemlidir. Ayrıca soya yağılinoleic ve linolenic isimli iki adet çok önemli yağ asıdini içerir. Bu yağ asitlerinin gıdalarla mutlaka alınması gerekmektedir. Çok miktarda doymuş yağ içeren gıdaları tüketen kimselerde, kandaki LDL (düşük dansiteli lipoprotein) seviyesi artacağından kalp hastalığı riski artmaktadır.
Doymamış yağ asıdi yüksek olan soya yağı ıle beslenme durumunda ise, kötü huylu protein (LDL) oranının azalmasına yardımcı olunacaktır. Soya lifi kandaki kolestrol seviyesinin azalmasında kan şekerinin düşmesine yardımcı olmaktadır. Araştırmalar soya lıfi (fiber) kullanan kimselerde kolon kanserine yakalanma riskinin azalmakta olduğunu tespit etmektedir. Soya fasulyesi aynı zamanda zengin bir vitamin ve mineral madde kaynağıdır. Kalsiyum, demir, çinko. fosfor, magnezyum ve B vitaminieri en fazla bulunan vitamin ve mineral maddelerdir.
Bu nedenle sağlıklı bir yaşam ve dengeli beslenme için soya ve soyadan yapılan ürünlerin kullanılması Cinerilmektedir.
Soya hakkında yapılan çalışmaları sahip olduğu Cizellikler bakımından bu gıdanın kalbi koruduğunu ortaya çıkarmıştır.
• Araştırmacılar soyada kalp hastalığını direkt olarak Cinleyen bileşimleri ayırmışlardır.
• Soya bazlı bir beslenme, hayvansal gıdalara oranla daha az yağ içerdiğinden kalbi korumaktadır.
• Kimi besinlerı kandaki kolestrolü artırırken diğerleri kolestrol seviyesini düşürmektedir. Farklı soya çeşitlerinin kan lipıd seviyeleri üzerindeki etkisi insanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarla gözlenmiştir. Araştırmaları soyanın kolestrol seviyesi düşüşünde onemli bir yere sahip olduğunu gCistermiştir.
• Araştırmalard,an birinde, üç ay boyunca düşük yağ ve düşük kolestrol diyeti uygulananı yüksek kolestrol hastalarının diyetlerindeki hayvansal proteinlerı soya proteinleri ile değiştirilmiştir. 3 hafia sonra bu hastaların kolestrolünde ortalama %21 ‘lik bir düşüş olmuştur.
• Benzer bir deney de, yüksek kolestrol!ü hastalarda soya proteini ıle birlikte hergün 500 mg. ‘lik kolestrol de verilmiştir. Buna rağmen kolestrolseviyelerinde azalma gCirülmüştür. Dolayısıyla diyete kolestrolün eklenmesi, soyanın kolestrol seviyesini düşürmesine engelolmamışltr.
Soya proteini yoğun, meyve salatası. çorba ve sos gibi yiyeceklere birkaç çay kaşığı Cilçüsünde eklenebilir. Soya proteni meyve suyu ile karıştınlıp içilebilir.

