Çeşidi bakterilerin, rrıikropların, virüslerin ve tekhücreli paraziderin kanda serbest olarak dolaşıp çoğalmalarına bekteriyerni veya septisemi denir. Lokal bir enfeksiyon odağından vücuda lenf yoluyla yayılan mikroplan, lenf ganglionları yakalayıp yok etmeye çalışırlar. Lenf ganglionlarının bakterileri yutup yok etmesi (fagositoz) başarıya ulaşamadığında, mikroplar kana geçerek septisemi meydana getirebilirler.
Bakterilerin toksinleri de ağır septisemi ve şok tablosu (endotoksin.şoku) yaratabilir. Septisemiye bu nedenle halk arasında kan zehirlenmesi adı da verilir.
Septisemide hastada titreme, ateş, çarpıntı, bulantı, kusma, fenalık hissi, tansiyon düşüklüğü vardır. Daha sonra şok ve ölüm gelir. Sulfamid ve antibiyotiklerin kullanılmaya başlanmasından evvel septisemilerde ölüm oranı çok yüksek bulunuyordu.
Mesane sondalarının, damar içinde uzun süre kalan kataterlerin, düşük yapmak için yapılan müdahalelerin de septisemiye yol açabileceği unutulmamalıdır.
Korunmak için septisemiye yol açacak odaklar (apse, furonkul, apandisit, osteorniyelit, sinüzit, diş apseleri, bademcik iltihabı, ortakulak iltihabı vb.) titizlikle ortadan kaldırılmalı ve bu
girişimler sırasında hastaya uygun antibiyotiklerverilmelidir.
Septiseminin tedavisi yüksek doz antibiyotiklerle, özellikle penisilinle yapılmaktadır.

