Yaprak, bitkilerde solunum, terleme ve karbon özümlemesi gibi olayların meydana geldiği bölümdür. Yaprakların çok çeşitli biçimleri vardır. Çok büyük yapraklar olabildiği gibi, minik vapraklara da rastlarur. Ayrıca, yumuşak, sert, tüylü ve hatta dikenli yapraklar da görülür. Bazı yapraklar yenilebildiği halde, bazıları zehirlidir. Bütün bu yapısal farklılıklara karşın tüm yapraklarda ortak özellikler vardır.Bazı bitkiler, örneğin mantarlar yapraksızdır. Ancak, hemen hemen bütün öteki bitkilerin yaprakları vardır. Çoğu bitkilerin yaprakları, bitki sapı üzerinde yer aldıkları için topraktan yüksektedirler. Bu tür yaprakların görevi fotosentez yoluyle besin hazırlamaktadır.Bitkiler, genellikle, yaprakları ışık alacak biçimde gelişirler. Çoğu yapraklar yeşildir. Yaprakların yeşil rengi,içerdikleri klorofil denilen boya maddesinden ileri gelir. Klorofil, fotosentez olayında önemli bir roloynar. Bitkiler fotosentez yoluyla Güneş enerjısinden yararlanarak besin hazırlarlar. Devamını Oku »
Yanardağ yeraltında bulunan ergimiş maddelerle yanar gazların verkabuğundan püskürdüğü çatlak ya da yarıklara denir. Ergimiş maddelerin (lavların) püskürdüğü vanardağ ağzma krater adı verilir. Kraterler volkan bacası denilen kanallarla iç bölümlere bağlanır.Yanardağlara volkan adı da verilir. Bu isim Sicilya yakınında bulunan Lipari adalarından biri olan Vulcano adasınm adından alınmıştır. Bu adadan sürekli olarak duman ve buhar çıktığından eski Roma’da bu adanın Ateş Tanrısı Volkan’ın evi olduğu kabul edilirdi. M.O 6000 yıllarında yapılmış bir yanardağ resmi ise Türkiye’de Çatalhöyük’te bulunmuştur.Günümüzde etkin olan birçok yanardağ vardır. Bilim adamları bu vanardağları inceleyerek yerkabuğunun içyüzünü öğrenmeye çalışırlar. Yanardağlar verkabuğunun içinden kopan kaya ve gaz kitlelerinin yüzeye fırlatıldığı yerlerdir. Genellikle vanardağların dışarıya fırlattıkları ka. yalar kızgın ya da ergimiş durumdadır ve bunlara Devamını Oku »
Yağmur, havadaki buharın su damlaları biçiminde yere düşmesi olayıdır. Yağmur, dünya atmosferinde meydana gelir. Yağmurun ana maddesi küçük damlalar biçiminde oluşan sudur. Bu damlaların çapı 0,20 ile 0,5 santimetre arasında değişir. Yağmur damlaları 1 500 metre yükseklikten yağabilirler. Yeryüzüne ulaştıkları zaman denize, göle, ırmağa, toprağa ya da bir kentin su sarnıçlarına ve kanalizasyon sistemine düşebilider.
Bütün kimyasal bileşikler gibi su da molekül denilen küçük taneciklerden meydana gelir. Su molekülleri birbirlerine yakın durdukları zaman birleşerek su denilen sıvıyı oluştururlar. Ancak, su molekülleri birbirlerinden uzakta duruyorlarsa, su buharını oluştururlar. Bir sıvının buhara dönüş. mesi olayına buharlaşma denir. Bunun tam karşıtı olan olay, yani buharın sıvıya dönüşmesi yoğurılaşma olarak adlandırılır.Bu değişimler sıcaklığa bağlıdır. Bir sıvı ısıtıldığı zaman molekülleri daha hızlı hareket eder ve birbirlerinden daha çok uzaktaşırlar. Birçoğu buharlaşır. Devamını Oku »
İki katı cismi birbirleri üzerinde hareket ettirirken meydana gelen sürtünmeyi gidermek için yapılan işleme yağlama denir. Bir tuğlayı katı bir yüzey üzerinde hareket ettirebilmek için çok çaba harcamak gerekir. Yüzeyler birbirlerinin ileri doğru hareket etmesine karşı direnir. Bu dirence sürtünme denir. Ancak, katı yüzeyin üzerine biraz yağ dökülürse, tuğla çok daha kolay hareket eder. Yağ, sürtünmeyi azaltan bir ara madde görevini görür.Herhangi bir cisim üzerinde en kaygan bir madde bile kaysa, belli bir ölçüde sürtünme meydana gelir. Sürtünmeye yol açmayacak bir yüzey yoktur. Örneğin, çok iyi cilalanmış bir çelik makine parçası mikroskop altında incelendiği zaman, yüzeyinin çeşitli girinti ve çıkıntılarla kaplı oldugu görülür. Bu durum, en düz görünen yüzeylerde bile sürtünme meydana gelmesinin nedenini açıklar. Devamını Oku »
Vida, döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivilere denir. Vidalara günlük yaşamda kullanılan çeşitli eşyalarda sık sık rastlanabilir. Iki cismin birbirine tutturulması çoğu kez vidalarla sağtanır.Çeşitli boy ve biçimde vidalar vardır.Vidalardaki sarmal biçimli çıkıntılara diş adı verilir. Iki diş arasındaki uzaklığa ise vida adımı denir. Vidanın bir ağaç parçasına döndürülerek sokulması sırasında, tam bir dönme yapmasıyla vidanın ağaç içinde alacağı yol vida adımına eşittir. Çoğu vida türleri kılavuz çekilmiş bir delikten geçirilir. Kılavuz çekilmiş delik, çeperine diş açılmış delik demektir. Vida, çevrildikçe deliğe girer. Vidadaki dişler deliğin çeperinde açılmış olan diş yuvalarına sıkıca geçer. Bu tür vidalar çoğunlukla madensel parçaları birbirine bağlamakta kullanıIır. Devamını Oku »
Venüs, Güneş sisteminde Merkür’den sonra Güneşe en yakın olan gezegendir. Venüs, yeryüzüne de en yakın gezegendir. Adını Eski Romalıların güzellik tanrıçasından alan bu gezep,en bazen gündüz bile görülebilecek kadar parlaktır.Venüs, Güneşin çevresinde daireye benzer bir yörünge çizerek dolaşır. Venüs’ün yörüngesi Dünya ile Güneş arasından geçer. Dünyadan değişik zamanlarda değişik biçimlerde görülür. Dünyadan en uzak noktada olduğu zaman, disk biçimindedir. Bu sırada, Dünyaya dönük yüzü tümüyle Güneş tarafından aydınlatılır. Dünyaya yaklaşırken, Güneş, Venüs’ün Dünyadan uzak olan yüzünü aydınlatır. Bu nedenle Venüs Dünyaya en yakın olduğu zaman ince, parlak bir hilal biçimindedir. Venüs’ün Güneş çevresindeki yörüngesi Dünyanınkinden kısadır. Venüs Güneş çevresindeki turunu 224,7 günde tamamlar. Bu nedenle bir Venüs yılı, 365 gün süren Dünya yılından daha kısadır. Devamını Oku »