Zaman, olayların akışını, öncelik ya da sonralığını bildiren temel bir kavramdır.İnsanlar herhangi bir tanımlama olmaksızın zamanı sezgi yoluyla kavrarlar. Örneğin, bir öğrencinin günlük yaşantısına genel bir açıdan bakılırsa şöyle bir tablo görülür. Sabah saat yedide kalkılır. Sekiz sularında okul başlar. Her ders belli bir zaman sürer. Saat 12 ya da 13′de öğle yemeği yenir. Öğleden sonra yapılan bir çalışmadan sonra, akşam belli bir saatte akşam yemeği yenir, yatılır, vb. Böylece, her gün belirli bir zamanda belirli bir iş yapılıyor demektir. Öbür insanların da buna benzer bir yaşantıları vardır. Dünyanın bazı yörelerinde yaşayan insanlar, başka bir yöredeki insanların yattığı saatte uyanırlar. Bunun nedeni Dünyanın kendi ekseni çevresindeki dönüşüdür. Güneş yerküresinin bir yanını aydınlatırken, yerküresinin öbür yarısı karanlıkta kalmaktadır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: z
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Yumurta, yumurtlayan hayvanların dışarıya verdikleri üreme gözesidir. Uygun koşullar altında tutulan yumurta gelişerek vavruvu meydana getirir.Tüm kuşlar sert kabuklu yumurta yumurtlarlar. Kaplumbağa, yılan, timsah, kelebek ve sinekler de yumurtlayan hayvanlardandır. Insanlar da yaşama bir yumurta olarak başlarlar. ama bu annelerinin karnında olur. Hayvanların çoğu yaşama birer yumurta olarak başlarlar.Yumurta, dişi hayvanların oluşturduğu cinsel bir gözedir. Yumurtalar. dişllerin yumurtalık denilen özelorganlarında oluşurlar. Yeni bir canlının oluşabilmesi için dişi cinsel gözenin erkek cinsel göze ile karşılaşması ve birleşmesi gerekir. Bu birleşmeye döllenme denir. Döllenen yumurta bölünmeye başlar. Sonra küçük bir embriyon durumuna gelir, böylece yeni bir canlı varlığın oluşumu başlamış olur. Bu olaya, eşeyli üreme denir. Yumurta annenin yumurtalıklarında oluşurken içine besin depolanır. Embriyon bu besini kullanır. Yumurtada besin oranı ne kadar yüksek olursa ernbrivonun büyüme hızı da o kadar fazla olur. Kuş ve timsah gibi hayvanların yumurtalan çok besin içerir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: y
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Gökcisimleri arasında, Güneş gibi kendi başına ışık veren cisimlere yıldız denir. Öbür gökcisimleri arasında gezegenler (örneğin, Merih, Dünya, jüpiter), uydular (örneğin. Ay), göktaşları. kuyrukluyıldızlar ve nebulalar sayılabilir.Bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakıldığında görülen parlak noktalar, çok uzaklarda bulunan yıldızlardır. Bunlar sayılamayacak kadar çoktur. Oysa, görüldügünden çok daha fazla sayıda yıldız vardır. Gözle görülemeyen yıldızlar teleskop ve öbür bilimsel aygıtlarla gözlenirler. Ayrıca, bilimsel aygıtlarla bile görülemeyen ve belki de hiç gözlenemeyecek olan yıldızlar da vardır. Evrendeki toplam yıldız sayısı belli değildir. Yıldızlar Dünya atmosferi dışında ve çok uzaklarda bulunurlar. Dünyaya en yakın yıldız Güneştir. Güneş, Dünyadan 150 milyon kilometre uzaklıktadır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: y
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Dünyanın, yakınında bulunan bütün cisimleri kendi merkezine doğru çeken kuvvetine yerçekimi denir. Atmosferi, okyanusları ve yeryüzündeki öbür cisimleri tutan kuvvet bu yerçekimidir. Ay ve öteki yapma uyduların kendi yörüngelerinde dönmelerini sağlayan etkenyine yerçekimidir. Çekme kuvveti yalnız Dünyaya özgü değildir. Bir kütleve sahip her cisim, örneğin, dağ, kaya, toplu iğne, hatta bir atom, öbür maddeler üzerine çekim kuvveti uygular. Güneş, Dünyayı ve öbür gezegenleri yörüngelerinde tutmayı kendi çekim kuvveti ile başarmaktadır. Güneşin de ait bulunduğu, milyonlarca yıldız, gaz ve tozdan oluşan ve Galaksi denilen sistem de bu kütlelerin karşılıklı çekim kuvvetleriyle ayakta durur.Bir cismin çekim kuvveti, o cismin kütlesiyle artar. Kütle bir cismi oluşturan madde miktarıdır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: y
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Yeldeğirmeni, rüzgar enerjisini kullanarak, tahıl tanelerini öğüten, su pornpalavan. odun kesen, tohumlardan yağ çıkaran hatta elektrik üreten bir makinedir. Yeldeğirmenlerinde rüzgarı tutan bir dizi kanattan oluşan bir düzenek vardır. Kanatlar çoğunlukla kumaş ya da tahtadan yapılır ve bir şaft üzerine yerleştirilmiş tahta kollar üzerine gerilir. 1000 yıllarında Iran’da kullanılan ilk yeldeğirmenlerinin dingilleri dikeydi. Rüzgar estiği zaman,yeldeğirmeninin kollarını itivor. kollar da dingilin dönmesini sağlıyordu. Ancak bu ilk yeldeğirmenleri yatay bir daire çizerek dönmekteydiler. Bir ucundan öğütme taşlarına bağlı olan dingil döndükçe, taşların da dönmelerini sağlıyor, böylece taşlar arasındaki tahıl taneleri öğütülmüş oluyordu. Yatay yeldeğirmeni denilen bu tür yeldeğirmenleri Çin’de hala kullanılmaktadır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: y
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Yay, bir kuvvetin etkisiyle biçim değişikliğine uğrayan ve kuvvet kalktığında tekrar ilk durumuna dönebilen madenden yapılmış bir makine parçasıdır. Bir bisiklet selesinin altına bakılırsa burada bir ya da birkaç yay görülür. Bunlar, kalın maden telden yapılmış sarmal yaylardır. Yay, selenin altına, onu tutacak biçimde yerleştirilmiştir. Üzerine oturulduğunda sele aşağıya iner ve yayın boyu kısalır. Seleden kalkıldığında ise yay tekrar seleyi yukarı iter. Bu itme, yay ilk boyunu kazanınca durur. Bisikletle giderken yolda bir tümsek üzerinden geçildiğinde benzer bir durum ortaya çıkar. Bu kez türnsek, tekerlekleri ve bisikletin kadrosunu yukarı iter. Kadro sele altındaki yayın alt ucuna bağlıdır. Bu nedenle yayalt ucundan itilir ve boyca kısalır. Fakat yayın üst ucuna ve ona bağlı seleye doğrudan bir itme olmaz. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: y
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...277 278 279 İleri