«

»

 

Kıl

Kıl, memeli hayvanların derisinden çıkan ipliksi bir liftir. Memeli hayvanların çoğunun vücutları kıllarla kaplıdır. Fakat tabii bu kuralın dışında olan memeliler de vardır. Örneğin balinaların vü­cudunda kıl yoktur. Afrika’da yaşayan bir fare tü­rünün ve Doğu Hint adalarında yaşayan bir yara­sa türünün vücutlarında da yok denecek kadar az kıl vardır. Vücutları kılla kaplı olan başka hay­vanlar da vardır. Tüylü bir tırtıl çeşidi ve tarantu­la örümceği bunlara örnektir.Kılların hayvanlara çeşitli yararları vardır. Bu ya­rarlardan biri, özellikle tırtıllarda hayvanların ye­nilmesinin zevksiz bir duruma getirilmesidir. Bir­çok memeli hayvanın yüzlerinde dokunmaya ve titreşimiere özellikle duyarlı olan uzun bıyıkları vardır. Bunun en iyi örneği kedilerin bıyıklarıdır. Insanların derilerindeki kıllar bile, derinin doku n­maya ve hava akımlarına karşı duyarlığını arttırır. Kirpikler de duyarlı kıllardır. Kirpikiere bir şey de­ğince, bunları kapatırız.
Memelilerdeki kılların en önemli görevi, canlıyı soğuğa karşı korumaktır. Fok balıkları ve kutup ayılan. sıcaklığınsıfırın altında olduğu bölgeler­de yaşadıkları halde bütün etkinliklerini rahatlık­la sürdürürler. Sürekli olarak açık havada yaşa­yan at gibi hayvanların ise, kışın kılları çoğalarak vücudu korur. Kürkpaltolar, yün paltolara oranla daha iyi ısıtırlar. Kürk. kılların arasındaki aralıkIa­ra havayı hapseder. Bu hava, hayvanın vücu­dundan gelen ısı sayesinde ısınır. Hayvanın vücut sıcaklığı da ısı kaybını önleyen bir etkendir. Insan üşüvünce vücudundaki kıllar dimdik olur. Bu da, ısınmaya yardımcı olur. Kuşlar da ısınmak ama­cıvla tüylerini kabartırlar.
Bir çok hayvanın kıllarının rengi, bu hayvanların düşmanlarından saklanmalarında yardımçı olur. Kılın rengi çevredeki renklere çok iyi uyar ya da, Güneş varsa bir ormandaki ışık ve gölgelere ben­zeyen çizgiler veyabenekler oluşturur. Kutup til­kisi gibi bazı hayvanların kürklerinin renkleri mevsimlere göredeğişir.
Kıl ve kürk temelde aynı şeylerdir.
Kürk sözcüğü daha çok kısa ve ince kıllar için kullanılır. Koyun­ların olağanüstü yumuşak, ince kürküne yapağı adı verilir. Kürklü hayvanlarda, derilerini su ge­çirmez hale getiren uzun, kalın kıllar vardır. Bu kılların altında ise sıcaklığı tutan yumuşak, ince kıllardan oluşan bir tabaka yer alır. Bir hayvanın postundan kürk palto yapılırken bu uzun, kalın kıllar traş edilir.
İnsan saçları da birkaç gruba ayrılır. Moğollar, Çiniller ve Japonlar gibi Doğu insanlarının saçları düzdür. Bunların saç kıllarının kesiti yuvarlaktır. Çoğu Avrupa’da ve Yakın Doğuda yaşayan beyaz ırktan insanların saçları düz ya da dalgalıdır. Bu tür kılların kesiti ovaldir. Zencilerde görülen çok kıvırcık saçların kesiti ise oval veya böbrek biçimlidir. Kesiti oval olan saçlar, yuvarlak olanlardan daha kolay kıvrılır.
Bir insanın başındaki saç miktarı ve saç kıllarının kalınlığı kişiden kişiye değişir. Saç kılları tıpkı parmak izleri gibi birbirine hiç benzemez. Bir hayvanın türü ya da bir insanın kimliği tek bir kıla bakılarak saptanabilir.
Saç, dışderinin bir bölümüdür. Keratin adı verilen sert, lifsi bir maddeden yapılmıştır. Tır­nakları oluşturan da yine bu maddedir. Kılın göv­desinde bir özü, ya da iliği vardır. Bu özün içinde melanin adı verilen birboya maddesi vardır. Mela­nin aynı zamanda derinin de rengini veren mad­dedir. Kılın gövdesinin dışı pullarla kaplıdır
Her bir kıl,derinin yüzeyindeki folikül adı verilen bir bez içinden çıkar.Follkül, derinin daha aşağı­daki tabakalarına kadar iner. Kılın kendisi canlı olmamakla beraber falikül kanla beslenir. Ayrıca bir ya da daha fazla yağ bezciği, folikülün içine kılın yağlanmasını sağlayan bir madde salgılar. Foliküle bağlı küçük bir kas vardır. Kıl kökü kası adı verilen bu kas, korku ya da üşürne anında kılı dikleştitir. Bu dikleşme sırasında folikülün tümü derinin yüzeyine doğru çekilir. Bu da tüylerin ür­permesine neden olur.
İnsan derisinin büyük bir bölümü kıllarla kaplıdır.
Kıl bulunmayan yerler avuç içleri, ayak tabanlan. göbek bölgesi, dudaklar ve meme uçlarıdır. Ergenlik çağında kol ve bacakların bazı bölümlerinde, dış üreme organları bölgesinde, koltuk altlarında ve erkek çocukların yüzlerinde kıllar çıkar. Bu kıllar saç kıllarından daha koyu renkli ve daha serttir. Erkeklerdeki kıllar kadınlardakine oranla daha uzun ve daha incedir.
İnsan saçının her kılı bir ayda aşağı yukarı 1 santi­metre kadar uzar. Bir kil üç yıl süreyle uzadıktan sonra dökülür. Daha sonra aynı folikülün içinden yeni bir kıl çıkmaya başlar. Normal bir insanda bir günde40 ila 100 adet saç kılı dökülür. Bir kılın dökülmüş olduğu bir fol.ikülden yeni bir kılın çık­ması üç ay ya da daha fazla sürebilir. Bazen kıl­lardan bazıları bir süre için dinlenir ve uzamaz. Saçların kesilince daha çabuk uzadığı inancı doğ­ru değildir. Saçın gövdesi canlı olmayan bir mad­deden, keratinden oluştuğurta göre, saçı kesme­nin folikülün dibindeki canlı hücreler üzerinde hiç bir etkisi yoktur.
Saçların ağarması 30 yaşlarında başlayabilir. Bu yaşlarda renk maddelerinin yapılmasında bir azalma olur. Saç dökülmesi de aynı yaşlarda gö­rülür. Dökülme kadınlardan çok erkeklerde olur. Bugüne kadar saç dökülmesine bir çare buluna­mamıştır.
Bir insanın saçları bir gece içinde bevazlaşamaz. Ancak kırk yaşını aşmış bir kimsenin saçlarında bir miktar beyazlaşma zaten vardır. Bir korku ya da üzüntü sonucunda, bu insanın başından nor­malden daha fazla saç dökülür. Renkli saçlar beyaz saçlardan daha kolay döküldüğünden bu insanın saçları birkaç hafta içinde az ağarrnış bir görünümden bembeyaz bir görünüme dönüşe­bilir.
Vücudun herhangi bir bölümündeki bir hastalık, yetersiz bir beslenme biçimi ve üzüntü saçları et­kiler. Bu durumlarda saçlar canlılığını kaybeder ve normalden fazla dökülmeye başlarlar.

SVGY Benzer Konular
Etiketler:

Bir Cevap Yazın