«

»

 

Kemik

Kemikler, insanın ve omurgalı hayvanların çatısını meydana getiren çeşitli şekildeki katı organlardır. Müzelerde sergilenen insan ve hayvan iskeletlerini oluşturan kemikler katı ve beyaz renkli olup tamamen ölü görünümdedirler. Vücuttaki kemikler de katı ve bevazdırlar. ancak son derecede caniıdıriar. Kemik, içi kan damarı ve sinirlerle dolu canlı bir dokudur. Canlı hücreleri vardır. Bu hücreler vücudun bütün hücreleri gibi besin gereksinirler; ayrıca artık maddelerden kurtulmaları gerekir.Kemiğin canlı bir dokuolduğunu, kırılınca iyi leşmesi doğrular. Kol, ya da bacak kırılırsa doktor bu organı aleıva alır. Kemik, kırık uçları kavnayıneaya kadar alçı içinde hareketsiz durumda tutulur.Ayrıca kemikler büyürler de. Yeni doğan bebeğin boyu 50 santimetreyi pek geçmez, Oysa yirmi yaşlarına geldiğinde boyu 180 santimetreden fazla olabilir. Bunun nedeni vücudundaki kemiklerin uzam ış olmasıdır. Yirmi yaşından sonra boy uzaması genellikle azalır. Bununla birlikte iskeletteki kemiklerin etkinlikleri devam eder.
Kemikler sürekli olarak yapılır, yıkılır, yeniden vapılrrlar. Kemik çok katı bir dokudur. Bu, kemiği bütün öbür dokulardan ayıran özelliktir. Kemiğin önemli bir takım işlevleri vardır. Bunlardan biri vücudun esas biçim ve direncini vermesidir. Insan iskeletinde 200 dolayında kemik vardır. Bu kemiklerden bazıları vücudun nazik organlarını zedelenmelerden korurlar. Sözgelimi, kafatası kemikleri beyni, kaburgalar ise kalbi ve akciğerIeri korurlar. Öbür kemikler ise, devinimleri sağlar. Bu kemiklere bağlı kaslar bunları birer kaldıraç gibi çalıştırırlar.
Bazı kemiklerde kırmızı ilik adlı madde vardır.Kırmızı ilikte yeni kan hücreleri yapılır, kan sistemine salınır.
Kemiğin katılığını ve beyazlığını içinde üçte iki oranında bulunan mineral maddeler verir. Bu mineral maddeler çoğunlukla kireç ve fosfor tuzlarıdır. Kireç ve fosfor vücutta yaşam için zorunlu olan tepkimeler için gereklidir. Bu nedenle kemik, bir kireç ve fosfor deposu olarak iş görür. Kimyasal maddeler kemiklerin içine depo edilir ve vücut bunlara gerek duyduğu zaman kana salınabilirler.
Vücut gerektiği kadar devinim yapmazsa kireç kemiklerden uzaklaşır. Bu durum kemikleri zayıflatır. Uzun zaman yataktan çıkamayan hastaların kemikleri çoğu kez zayıflar.Kemik yapımı için gereksinilen kireç ve fosfor sütten ve peynir gibi süt ürünlerinden alınır. Kemiğin mineral olmayan bölümü kolajen adlı yumuşak, ama kuvvetli bir maddedir. Kolajen teller biçiminde düzenlenmiş olup, mineral madde telierin çevresine yerleşmiştir. Kemiğin direnci bu telierin dizilişinden ileri gelir.
Kemikte mineral madde ile kolajen gibi birbirinden farklı iki maddenin bulunduğu basit deneylerle gösterilebilir. Bir hayvan kemiği yakılırsa çok kısa zamanda iyice gevrek bir duruma gelir. Bunun nedeni, kolajenin harap olması ve yalnızca mineral maddenin arta kalmasıdır.Bir kemik, zayıf bir asidin içinde birkaç gün bırakılırsa mineraller çözülüp kemikten ayrılır ve kemik yalnızca kolajenin kalması nedeniyle iyice yumuşar. Bu deney uzun bir kemikle yapılmışsa, bu kemiğe düğüm atılacak kadar vumuşamış olduğu görülür.
Kemik, mikroskop altında incelenirse ince yapısı görülür. Her kemikte birbirinden ayrı üç bölüm vardır. Bunlar_dış tabaka, orta tabaka ve özdür. Dış tabaka ince olup telsidir. Buna kemik zarı tabakası denir. Kaslar kemik zarına yapışırlar; yeni kemik de bu tabakanın hücreleri tarafından oluşturulur. Alttakiikinci tabaka tıkız kemik adı verilen katı beyaz kemikten oluşan tabakadır. Kafatası gibi yassı kemiklerde iç tabakadaki kemik daha yumuşaktır. Bu kemik türüne çoğukez süngersi kemik adı verilir. Uzun kemiklerin gövdelerinin içi çoğukez boştur. Bu boşlukta sarı ilik adlı madde bulunur. Uzun kemiklerin uç bölümlerinde hem süngersi kemik, hem de kırmızı ilik bulunur.
Kemiğe direncini ve sertliğini veren katı kemik tabakasıdır. Sertlik, mineral madde ile kolajenin muntazam dizilmesinin sonucudur. Mineral madde ile kolajen, tabakalar halinde sıralanmıştır. Kemik hücreleri tabakalar arasındaki küçük boşlukları doldururlar. Tabakalar, Havers kanalları adı verilen çok küçük kanaleıkiarın çevresine dizilmiştir. Sert kemik tabakasının içinde bir uçtan öbürüne binlerce kanalcık vardır. Bunların içinden kan damarları ve sinirler geçer. Her kanalınçevresinde birkaç kemik doku tabakası sıralanmıştır. Bu nedenle tıkız kemikten alınan bir kesit güçlü bir mikroskop altında incelenince bir takım halkalar biçiminde olduğu görülür.

SVGY Benzer Konular
Etiketler:

Bir Cevap Yazın