Kasılarak vücudun devinimini sağlayan organlara kas (adale) adı verilir. Yumruk atan bir boksörün kol kaslarının çalıştığı görülür. Bir yarışın varış çizgisindeki atletlerin bacak kaslarının kasılmış olduğu kolayca fark edilir.
insanlar ve hayvanlar, vücutlarının her hareketinde kaslarını kullanırlar. Sözgeliini et yerken önce çatalı ve bıçağı tutmak için ellerinizdeki belirli kasları kullanırsınız. Kollarrruzdaki kaslar elinizi kaldırıp çatalın ağzıtuza doğru gitmesini sağlarlar. Ağzınızda bulunan bir başka kas grubu da, çatalınızdaki lokmayı alırken dudaklarınızın, dilinizin devinimlerini denetler. Çiğneme işini çene kasları yapar. Lokmayı yutmaya başladığınız zaman boğazınızdaki kaslan kullanırsınız. Ellerinizle tutmak, kolunuzu kaldırmak, ısırmak, çiğnemek ve yutmaya başlamak gibi devinimlerin hepsi de istemli,ya da bilinçli devinimlerdir. Yani devinimi yapıp yapmamaya bilinçli olarak karar verilmiştir. Bu bilinçli kararlar beyinde alınır.
Beyin kaslara sinirler aracılığıyla haber gönderir, kasları devinim yapmak için uyanır. Beyin ve omurilik, merkez sinir sistemini oluştururlar. Sinirlerini merkez sinir sisteminden alan ve bilinçli devinimleri yaptırtan kaslara istemli kaslar adı verilir.
Çünkü bunların hemen hemen hepsi iskeletteki kemiklere bağlıdır. Kaslar, kas kirişi adı verilen çok sağlam, ipe benzer şeritlerle iskelete bağlıdırlar. istemli kaslar vücut ağırlığının hemen hemen yarısını oluştururlar.
Bir lokmayı yutarken lokma bilinçli denetiminizden çıkar. Bununla birlikte kaslar besini sindirim sistemi içinde devindirmekte de rol ovnarlar. Mide ve bağırsak kasları, özel sinirlerden ‘uyarılar alırlar. Fakat bu kaslar genellikle beynin bilinçli denetimi altında bulunmazlar. Bu tür kaslara istemsiz kaslar denir.
insan vücudunda istemli ve istemsiz kasların yanısıra üçüncü bir tür kas daha vardır. Bu kas kalbin atışından sorumlu olan kalp kasıdır.Kalp kası beynin bilinçli denetimi olmadan kastldığı için, istemsiz kas türünden sayılabilir. Ancak kalp kası, öbür istemsiz kaslardan değişiktir. çünkü sinirler tarafından uyarılmadan da devinebilir.
Kalbe giden bir takım sinirler vardır, ama bu sinirler yalnızca kalp atışının hızı gibi bazı etkenleri denetlerler. Bu sinirler.kesilse de kalp atmaya devam eder. Kalp kasının düzenli aralarla uyarılmasını kasın kendisi sağlar.
Devinim yapan bir kas kısalır, yani kasılır. Kasıldığı zaman da kalınlaşır. Kasın etkin olan devinimi yalnızca kasılmadır. Bir kasetkin olarak kendi kendini gevşeternez. Ancak karşıt yönde çalışan bir başka kas tarafından önceki uzunluğuna getirilebilir.
Devinimler birbirine karşıt çiftkasların kasılmalarıyla gerçekleştirilir. Dirsek eklemi gibi oynar eklemleri kapayan kaslara bükücü kaslar denir. Bu eklemleri açan kastara ise açıcı kaslar denir.
Vücuttaki kasların çoğunlukla çift olması bundandır. Sözgelimi kol iki başlı kası. ön kolu kola değinceye kadar çekerek kolu dirsekten kapayan kalın bir istemli kastır. Üç başlı pazı kası ise, üst kolda iki başlı kasın karşıt yanındadır. Bu kas kolu doğrultur, bu şekilde de kasılmış bulunan iki başlı kası çekip uzatarak açar. Üç başlı kas kas ıidığı zaman iki başlı kas uzar.
Vücudun diz, topuk ve parmakların küçük eklemleri dahil, her ekleminde eklemleri kapayıp açmak için birbirlerine karşıt olarak çalışan bükücü ve açıcı kaslar vardır.
Kaslar makineye benzetilebilir. Güç tüketir, yük taşırlar, iş yaparlar.
Kasların iş görebilmeleri için enerjiye gereksemeleri vardır. Kaslarda kimyasal enerji, iş sırasında sarfedilen mekanik enerji haline dönüştürülür. Kimyasal enerji solunum sürecinden sağlanır. Solunum sürecinde besin ürünleri oksijenle yakılır, karbon dioksit, su ve enerji oluşur.
Kaslar kasıldıkları ve bu yüzden devinip iş yaptıkları zaman ısı halinde sağladıkları enernnın büyük bir kısmını yitirirler. Oysa ısı vücuda yararlıdır. insanlar sıcakkanlıdırlar. Yani vücut sıcaklığı, normal durumlarda çevre sıcaklığındandaha yüksek olan değişmez bir düzeydedir. Kas kasılması sırasında üretilen ısı, bu yüksek sıcaklığın korunmasına yardım eder. İnsan üşüyünce titrer. Titreme kasların ek ısı sağlamak için hızla kasılıp gevşemeleridir.
Belli bir dokunun hücreleri, belli görevler yaparlar. Bir dokunun vücuttaki işlevini anlamanın bir yolu da, o dokunun yapısını mikroskop altında incelemektir. Vücut dokuları tek tek hücrelerden oluşmuştur. Her hücrede normalolarak ortada bir çekirdek ve hücrenin içinde bulunan oluşumları çevreleyen bir hücre zarı vardır.
Kas dokusu da hücrelerden oluşur; fakat bu hücreler görünüşleri bakımından değişiktir. Kas hücreleri uzun dar telciklerden oluşur. Birbirinden değişik üç-kas türünün telcik yapıları oldukça değişiktir. istemli kaslar. uzun ,dar teller oluşturacak biçimde bir araya gelen hücrelerden yapılmıştır karşılık telcikler de daha küçük teleciklerden oluşurlar. Bu küçük telcikler aktin ve miyozin adlı iki farklı proteinden yapılmışlardır. Miyozin
telcikleri aktin tekiklerinden daha kahndır. Sarkolemma, kası saran özel zara verilen addır. Bu zarda, serbest kaldığı zaman kasın kasılmasına neden olan kalsiyum vardır. Kalsiyum telciklerarasına depo edilir. Bellibir miktara ulaşınca kas yeniden gevşer. Istemli kaslar herhangi bir uyarıya saniyenin birkaç yüzde biri
içinde tepki gösterir.
İstemli kas teleiklerinin çapları, santimetrenin binde birinden az olabilir; buna karşılık boyları birkaç santimetreyi bulabilir. Mikroskop altında incelendikleri zaman istemli kas teleiklerinin en belirgin özellikleri, bu teleikleri enine kesen çizgiler, ya da birbirine koşut çizgiler düzenidir. Istemli kasa çoğu kez bu özel görünüşünden dolayı çizgili kas denir.
Vücudun öbür kaslarının çoğunun tersine, her istemli kasın birçok çekirdeği vardır. Bunun nedeni bu kasların, bir teleiğin, her birinin kendine özgü çekirdekleri olan ayrı ayrı bir sürü hücreden oluşmasıdır. Dölüt annenin döl yatağında gelişirken bu hücreler uzun bir teleik oluşturacak biçimde birbirleriyle kavnaşrrlar ve bu hücreleri birbirinden ayıran hücre zarlan ortadan kalkar.
Her istemli kas telciğinin kendine özgü sinirleri vardır. Merkez sinir sistemindeki bir sinir hücresinin akson adı verilen bir kolu bu telciğe bağlanır. Akson yoluyla merkez sinir sisteminden bir sinir uyarısı geldiği zaman, kas telciğinde çok küçük bir elektrik akımı oluşur. Bu akım telciğin kasılmasına neden olur. Bir telecik sinir tarafından uyarılıp kasıldığı zaman kasılabileceği son sınıra kadar kasılır.
istemli kas teleiklerine paralelolarak kas iği adı verilen özel duygu organları uzanır. Bir kas kasıldığı zaman iğler, sinirler yoluyla beyne haber gönderir, kasılmanın derecesine ilişkin bilgi verirler. Bu geri itilim sisteminin yardımıyla beyin kasların en ince devinimleri üzerinde çok duyarlı bir denetim kurar.
Sinirler buyrukları kaslara elektrik uyarıları biçiminde taşırlar. Elektromiyelograf adı verilen özel aygıt, kasların elektriksel etkinliğini kaydeder. Dinlenme durumundaki bir kasta elektriksel etkinlik azdır, buna karşılık kas kasıldığında elektromiyelografta çok büyük elektriksel boşaImalar kaydedilir. Bu kayıtlar, bazı kas hastalıklarının saptanmasında yararlı olur.
Kasları çalıştırarak geliştirmek mümkündür. Çalışma ile kas telciklerinin sayısı artmaz; her telcik daha iri hale. gelir. Boksörlerin ve atletlerin kaslarındaki istemli kas teleiklerinin sayısı daha fazla değildir. Ancak daha kahn-ve güçlüdürler. Sinirlerden gelen uyaranıarı kaslar yanıtlayamadıkları, o yüzden de kasılamadıkları zaman yorgunluk ortaya çıkar. Yorgunluğa fazla çaba harcama, kötü kan dolaşımı. besin ve oksijen eksikliği, ya da hastalık neden olur. Kaslarda süt asidi adı verilen artık madde biriktikçe vücut ağrı duyar. Vücut, karbon dioksit ve suya dönüştürerek bu artık maddeden yavaş yavaş kurtulur. Bunun sonucu kaslar normala dönerler ve yorgunluk giderilmiş olur.
istemsiz kas telcikleri mikroskop altında istemli kaslardan bambaşka bir görünümdedirler. Bunlar nispeten kısa olup iğ biçimindedirler. Her telciğin tek çekirdeği vardır. İstemsiz kasta. gözle görülür çizgiler yoktur. Bu yüzden de bu kaslara çoğu kez düz, ya da çizgisiz kas adı verilir. istemsiz kaslara aynı zamanda iç organsal kaslar da denir, çünkü bu kaslar genellikle .mide ve öbür iç organlarda bulunur.
İstemsiz kaslar kan damarlarının çeperlerinde de bulunur. Bundan başka uyum yapan göz merceğinin devimini de bu kaslar denetlerler. istemsiz kaslar iskelete bağlı olmazlar.
Vücudun yemek borusu, ince bağusaklar ve kan damarları gibi kasılım yapan içi boş borularının çeperlerinde çoğu kez iki istemsiz kas tabakası bulunur. Bu tabakalardan birinde her kas telciği borunun çevresini bir halka gibi çevirir. Öbür tabakada ise her telcik boruya paralel olarak uzanır. Borunun çapını azaltmak için halka oluşturan telcikler kasturlar. Bu durum boruyu uzatıp daraltır. Borunun çapını genişletmek için de paralel telciklerden oluşan tabaka kasılır. Bu da boruyu kısaltıp genişletir ve kasılrnış halka telciklerini açar. İstemsiz kas tabakaları birbirinin ardından gelen bir kasılma ve gevşemeler dalgası oluşturarak besin maddelerinin boru içinde itilerek ilerlemelerini sağlarlar.
Kalp kası, mikroskop altında, istemli kaslardan ve istemsiz kaslardan ayırt edilebilir. Kalp kasının telcikleri nispeten daha kısa hücrelerden oluşan uzun sütunlar biçimindedir. Bu hücre şeritleri birbirlerine sayısız köprülerle bağlanmış durumdadır. Bu köprüler bütün kas telciklerini bir çeşit ağ biçiminde birbirine bağlar. Kalp kası olduğu gibi bir tek birim olarak kasılır Kalp kasında her kalp atışını başlatan elektriksel uyarının doğduğu bölgeye atış hızı düzenleyicisi adı verilir.
Hız düzenleyicisinden gelen haberler, telcikleri birleştiren köprü şebekesiyle kalp kasını dolaşır. Kalp kasının hücreleri istemli kas telcikleri gibi çizgilidir.
Cisimleri yüzbinlerce kez büyüten elektron mikroskoplarından yararlanan bilginler, kas telcikleri konusunda çok önemli buluşlar yapmışlardır. Her kas telciği, birçok küçük telciklerden yapılmıştır. Bunların hepsi telcik boyunca birbirlerine koşut bir ‘biçimde uzanırlar. Her küçük telcik de hepsi birbirine paralelolan milyonlarca minik telcikten oluşur. iki ayrı tür telcik vardır. Bunlardan her biri ayrı bir proteinden oluşur. ince telcikler aktin proteininden, kalın telcikler ise miyozin proteininden oluşur.
Aktin ile miyozin iplikçikleri üst üste binerler. Teleciklerin çizgili görünmesi bu y.üzdendir. Aktin ve miyozin telciklerini birleştiren çapraz köprüler vardır. Kas telciği kasıldığı zaman aktin ve mivozin telcikleri arasındaki köprüler kalkar. Telcikler birbirleri üzerinden kayarlar.

