Kabuklular sınıfından bir eklembacaklı türü olan karldesler. denizlerin, genellikle iyi korunmuş kayalık sularında yaşarlar. Doğal çevreleri içinde karidesleri görmek çok zordur; çünkü hemen he­men saydamdıriar. Pişirilince renk değiştirirler ve koyu pembe olurlar.
Karideslerin vücudu sert bir kabukla kaplıdır. Ka­buklular sınıfına yengeç, istakoz ve su piresi de girer. Kabukluların bazı tatlı su türleri olmakla beraber, çoğu denizde yaşar. Ayrıca karada, nemli yerlerde yaşayan bir iki kabuklu türü de vardır. Kara kabukluiarına örnek olarak çeşitli ka­ra yengeçleri ve tesbih böceği gösterilebilir.
Kabuklular omurgasız hayvanlardır. Vücutlarının içinde iskeletleri yoktur. Bunun yerine, değişikti­ğe uğramış bir deri tarafından oluşturulan sert bir dış iskeletleri vardır. Bu dış iskelet hem vücutlan­na destek olur, hem de dış etkenlere karşı koru­yucu görevi görür. Yengeçleriri ve istakozların düşmanlarına karşı korunmalarını sağlayan çok sert kabuksu bir deriden oluşan zırhları vardır. Karideslerin vücutları da sert dış kabuklar tarafın­dan korunur.
Karideslerin boyları çok çeşitlidir. Küçük türler genellikle tatlı su karidesleridir. Karidesleri yen­geçlerden ve ıstakozlardan ayırd etmek için boy­larına ve “kıskaçlarına bakılır. Karidesler daha küçüktür ve kıskaçları daha güçsüzdür. Ayrıca karideslerin bacakları vücutlarına oranla, yengeç ve ıstakozlarınkinden daha uzundur. Karideslerin pullu derileri de yengeç ve ıstakozlarınki kadar sert değildir. Karideslerin ortalama boyu 15 santi­metre kadardır. Yenilen türler ise yedi sekiz santi­metreden uzun değildir.
Bir karidesin vücudu’ üç ana bölümden oluşur. Bunlar baş, göğüs ve karın bölümleridir. Bu bö­lümlerden her biri de yine birkaç bölütten oluşur. Bir karidesin vücudunun bölütlere avnlışı. en iyi karın bölgesinde görülür. Burada her bir bölütün üzeri ayrı bir kabukla örtülüdür. Baş ve göğüs ise birer parça kabukla kaplıdır.
Bir karidesin vücudundaki bölütlerin hemen hemen her birinden bir çift bacak çıkar. Bu ba­caklara ve vücuda bağlı olan diğer parçalara uzantı adı verilir. Başrn ucundaki iki çift uzantı duyargalardır. Duyarga çiftlerinden biri çok uzundur. Bunlar genellikle karidesin vücudun­dan da uzundurlar. Duyargaların içinde dokun­ma ve bazen de koku ve tad alma duyularına du­yarlı olan organlar vardır.
Duyargaların arkasında altı çift baş uzantısı vardır. Bunlar karidesin ağız bölümünü oluşturur. Karidesin dişleri yoktur fakat ağız parçalarıyla yiyeceklerini öğütüp parçalayabilir. Kandes hem bitkisel hem hayvansal besinler yer. Gözleri başı­nın önünden çıkan ince sapların ucundadır. Yengeç ve istakoz gibi karidesiri de, göğüsün çe­şitli bölütlerinden çıkan beş çift bacağı vardır. Yengeç ve ıstakozlarda bu uzantıların ilk çifti değişime uğramış ve kıskaçları oluşturmuştur. Kari­desin de kıskaçları vardır fakat bunlar çok küçük­tür. Karidesin bacaklarının ilk üç çiftinin uçların­da kıskaçlar vardır. Hayvan bunları yiyeceklerini yakalamak amacıyla kullanır.
Karidesin de balık­lar gibi soluk almak için solungaçları vardır. Bu tüylü solungaçlar göğüs bölümündeki kabuğun altındadır.
Karın bölütlerinden çıkan uzantılara yüzgeç adı verilir. Yüzgeçler bir çift kısa, kürek biçiminde uzantılardır. isimlerinden de anlaşılacağı gibi bunlar daha çok yüzmek için kullanılır. Karın bölgesinin son bölütünden. geniş, yelpaze gibi bir kuyruk çıkar. Karidesin uzantılarından biri kopacak olursa bunun yerini bir yenisi alır.
Bütün kabuklular gibi karides de yaşamı boyunca birkaç kez deri değiştirir. Karidesin sert derisi ge­nişleyemediği için büyümesi de ancak evreler ha­linde olur. Böylece derisini döküp yeni bir deri çıkardıkça büyür. Karidesin derisi döküldükten sonra, alttaki yeni derinin sertleşmesi bir iki gün sürer. Bu süre içinde karides çok güçsüz ve savunmasız bir durumdadır; düşmanlarına karşı ko­runma olanağı yoktur.
Dişi karides erkekle çiftleştikten sonra yumurta­larını karın bölgesinin içindeki sert kılların arasın­da saklar. Yavrular yumurtadan çıktıkları zaman küçük bir karidese benzemezler.
Bunların olgun­laşrnalan için biçimlerinin değiştiği bir süreçten geçmeleri gerekir. Bu değişikliğe başkalaşma adı verilir. Karides yavruları, ya da kurtçukları tam olgunlaşmadan önce birkaç evreden geçerler. Her evrenin sonunda derilerini döker ve gittikçe tam gelişmiş bir karidese benzerler. Başkalaşma­nın ilk evrelerinde küçük kurtçuklar. denizdeki planktonun bir parçasını oluştururlar. Birçok ba­lık bunlarla beslenir.
Birkaç yüz karides çeşidi bilinmektedir. Bunların engariplerinden biri tabanca karidesi adı verilen türdür. Boyu iki buçuk santimetre olan bu hayvan kumun içinde oyuklarda yaşar.
Kıskaç, ateş etmeye hazır bir tabancanın tetiği gibi açık durur. Düşmanı yaklaşmaya başla­yınca tabanca karidesi kıskacını, kamçı şaklama­sına benzer bir sesle geri çeker. Bu ses, boyu 15 santimetreye kadar varan balıkları korkutup ka­çırır.Karides, insanlar tarafından yenir. Ayrıca birçok bafık türünün belli başlı besinini oluştururlar. Alabahğın pembe rengi, vediği karideslerden ileri gelir.


Yorumunuzu Bırakın

Yazan admin
Tarih: 20th Mart 2009
Kategori: k