«

»

 

Kaplumbağalar

kaplumbagalarKaplumbağalar, sürüngenler sınıfının bir takımı­dır. Timsah, kertenkele ve yılan da sürüngendir. Ama kaplumbağa bu sürüngenlerden farklıdır. Çünkü vücudunu örten kalın bir kabuğu vardır. Bu kabuk onu bir zırh gibi korur. Normal durum­larda, kısa bacakları başı ve kuyruğu kabuğun dışında durur. Ama bir tehlike baş gösterirse kap­lumbağa başını, kuyruğunu ve bacaklarını sert kabuğunun altına çeker. Kaplumbağa, hayvanla­rın en uzun yaşayanıdır.Yaklaşık olarak 250 tür kaplumbağa vardır. Bun­lar, tropikal bölgeler dahil, dünyanın birçok bölgesinde yaşarlar. Bazı türlerhayatlarının büyük bir bölümünü suda geçirir. Bazı türler ise sadece karada yaşar.
Kara kaplumbağalarının kabukları kubbelidir. Hareketleri yavaş ve hantaldır. Tatlı sudayaşa­yan kaplumbağalar ise daha küçük ve yassıdır. Bacaklarını kürek gibi kullanırlar. Deniz kapı um­bağalarının kabukları yassıdır. Ayaklarını kürek gibi kullanarak gayet hızlı yüzebilirler. Kaplumbağaların irilikleri son derece farklıdır.
Boyu birkaç santimetre olan türler olduğu gibi, üç metre boyunda olan türler de vardır. En iri kaplumbağanın ağırlığı 250 kg. kadardır. Kaplumbağanın da vücudu bütün sürüngenlerin vücudu gibi bir iskeletle desteklenmiştir. Sürün­gerrlerin ayakları, bacakları, başları, enseleri ve kuyrukları kuru ve pullu bir deri ile örtülüdür. Kaplumbağalar250 milyon yıldır yeryüzünde ya­şamaktadırlar. Bu süre boyunca pek az değişime uğramışlardır. Kabuğun biri sırtta, diğeri göğüste iki ayrı tabakası vardır. Üst tabaka bağa, alt taba­kaplastrorı adını alır; Bunlar yanlarda birbirine kerniklerle bağlanmıştır. Küçük yassı parçalardan meydana gelen kabuk, hayvanın belkemiğine, . kaburgalarına, omuzlarına ve kalçalarına bağlıdır.
Kabuğun parçaları ince pultarla kaplıdır. Bu pul­lar, boynuzsu maddeden yapılmıştır.
Elmas sırtlı su kaplumbağası, bu adı sırtındaki el­mas biçimi pullardan alır. Kaplumbağaya rengini veren bu pullardır. Kaplumbağalar genellikle si­yah, kahverengi.ve zeytin veşili gibi göz alıcı ol­mayan renklerde olurlar. Bu nedenle,kaplumba­ğa çevresi ile kaynaşır ve düşmanları tarafından kolayca farkedilmez.
Bazı kaplumbağaların parlak renkli benekleri var­dır. Kabuklarının kenarları kırmızı sarı ya da por­takal rengidir. Bunlara boyalı kaplumbağa.lar de­nir. Kaplumbağaların görme duyuları gelişmiştir. Renkleri birbirinden ayırdedebilirler. Özellikle kırmızıyı kolaylıkla seçerler.
Kaplumbağalar genellikle yavaş hareket ederler.
Küt bacakları hızlı harekete elverişli değildir. Kubbeli kabukları hareketlerini daha da vavaşla­tır. Ama tatlı su kaplumbağaları karada daha hızlı hareket edebilirler. Yumuşak kabuklu kaplumba­ğalar da süratlidirler. Bu türün sırtında sert bir ka­buk yerine, köse le gibi bir deri bulunur. Vücutları daha yassı, boyunları uzun, burunları sivri ve uzundur.
Deniz kaplumbağalan. karada yavaş olmalarına karşılık denizde hızlı hareket ederler. Yüzerken ayaklarını kürek gibi kullanırlar. Karada yaşayan türlere oranla, kabukları daha düzgün ve vücut­ları incedir.
Kaplumbağanın başı, bacaklan ve kuyruğu pul­larla örtülüdür. Ancak pullar kaplumbağayı düş­manlarından korumaya yetmez. Bu yüzden kaplumbağa tehlike sezince başını, ayaklarını ve kuyruğunu kabuğunun içine çeker.
Bazı kaplumbağalar. kendilerini savunmak için başka yollardan vararlamrlar. Çamur ve misk kaplumbağalan. kabuklarının içine çekilince ıslık sesi çıkarırlar ve kötü kokulu bir sıvı fırlatırlar. Bu koku saldırganın yaklaşmasını önler. Kaplumbağaların dişleri yoktur. Buna karşılık, boynuzsu gagaları ve çeneleri, güçlü dilleri var­dır. Sert besileriri kırılıp öğütülmesini bu organlar sağlar. Besi maddelerini koparmak için ön ayak­larında bulunan kıskaçları kullanırlar. Salyangoz, kurt, böcek ve bitki başlıca yiyecekleridir.Bütün öteki sürüngenler gibi kaplumbağalar da
hiç besi almadan uzun süreyaşayabilirler. Hafta­da bir ya da ayda bir kere beslenmek yetebilir. Yiyecek buldukları zaman, yiyebildikleri kadar yerler.
Sürüngenler, akciğerleri ile solurlar. Bazı kap­lumbağalar saatlerce yeten derin soluk alabilir­ler. Bazı türler ise hayatlarının çoğunu suyun al­tında geçirir. Bunların boğazlannda zar gibi ince bir doku vardır. Bu zan, balıkların solungaçları gibi kullanarak sudaki oksijeni alırlar. Ama bu oksijen yeterli olmadığından zaman zaman su yüzeyine çıkıp soluk alırlar.
Sürüngenlerde vücut sıcaklığını aynı düzeyde tu­tacak bir iç düzen yoktur; bunlar soğuk kanlı hayvanlardır. Vücut sıcaklığı çevrelerindeki sıcaklığa bağlıdır. Kaplumbağalar ısınmak için gü­neşte ya da sığ sularda yatarlar. Eğer fazla ısınır­larsa bir ağaç gölgesine ya da bir yaprak yığınına sığınırlar.

Birçok kaplumbağa türü soğuk aylarda kış uyku- . suna yatar. Kış uykusu, vücuttaki bütün yaşam süreçlerinin yavaşlaması demektir. Bu olay özel­likle soğukkanlı hayvanlarda görülür. Kış uykusu­na çekilmeden önce, kaplumbağalar. toprağı ya da yaprak yığınlarını kazarak kendilerine bir ko­vuk hazırlarlar.
Kaplumbağa yumurtlayarak ürer. Yumurtalarını karaya bırakır. Önce dişi kaplumbağa bir çukur kazar. Genellikle nemli ve sıcak bir yeri seçer. Sonra, bir ya da daha fazla sayıdaki ‘yumurtayı buraya bırakır. Bazı deniz kaplumbağaları bir ke­rede iki yüzden fazla yumurta bırakırlar. Dişi, yu­murtaların üstünü toprak ya da kum la örter. Yumurtalar kırılıp yavrular çıkınca; anaları onlara bakmaz. Kaplumbağa 10 yılda büyür; insandan daha fazla yaşar. Bir kaplumbağanın 138 yıl yaşa­dığı saptanmıştır.
Ancak işitme duyuları yoktur. Sadece yerdeki titreşimleri algılarlar; bu da bir çeşit işitme demek­tir. Ayrıca yönlerini bulabilirler. Deniz kaplum­bağaları yumurtlamak için 1600 km. yolculuk eder.

SVGY Benzer Konular
Etiketler:

Bir Cevap Yazın