«

»

 

Kaplan

Kaplan, kedigiller familyasından bir memeli türü­dür. Bir hayvanat bahçesinde, yüzlerce metre öteden bir kaplan seçilebilir; siyah çizgili turun­cu postu kafesinin duvarları önünde iyice. bel ir­gindir. Fakat yabanıl çevrede durum farklıdır. Or­manda, birkaç metre uzaktaki bir kaplan bile farkedilmeyebilir. Postu doğalortamda tam bir uyum içindedir.
Ormanda Güneş ışığı yapraklar ve dallar tarafın­dan kırılır. Yere, koyu gölgelerle kesilen parlak ışık şekilleri düşer. Bu ortamda bir kaplan, ışık ve gölge cürnbüşünün bir parçası gibi görülür. Hayvanat bahçelerinde ve sirklerde kaplan önemli bir yer tutar. Fakat yabanıl çevrede, kap­lanın soyu hızla tükenmektedir. Kaplanların bir zamanlar yaşadığı ormanlar. ağaçlardan yarar­lanmak için kesilmiştir. Kaplanların yediği hay­vanlar azalmıştır. Aynı zamanda insanlar da kap­lanları, postlarından halı ve palto yapmak için avlamışlardır.
Kaplan büyük kedilerin en bÜYÜğÜ ve en görkern­lisidir. Aslandan daha büyüktür. Bir erkek kaplan 3-6 metre uzunluğunda ve 250 kilo ağırlığında olabilir.
Kaplan yalnız Asya kıtasında bulunur. Birçok kimse kaplanın sadece Hindistan’da yaşadığını sanır. Oysa kaplan Asya’nın başka yerlerinde de bulunur. Çin’de ve Sibirya’da da yaşar. Kaplan Burma, Malaya ve Endonezya ormanıarında da bulunur. Iran’a kadar batıda da kaplana rastla­nır.
Şimdi yaşadığı ülkelere kaplanın ulaşması olduk­ça yakın zamanlarda gerçekleşmiştir. Bilim adamları kaplanın geçmişini Asya’nın çeşitli böl­gelerinde buldukları fosillerden ve kemiklerden izlemişlerdir. Bu verilere göre kaplanın kuzey Si­birya’da ortaya çıktrğı anlaşılmaktadır. Ilk kap­lanlar aşağı yukarı iki milyon yıl önce bu bölgede yaşamıştır.
Kuzey Sibirya’da sıcaklık hemen hemen bütün yıl sıfırın altında kalır. fakat iki milyon yıl önce iklim oldukça değişikti. Hava sıcaktı ve büyük or­manlar vardı. Ormanıarda kaplanın avlayabilece­ği birçok hayvan yaşıyordu.
Sibirya’da iklim ve koşullar Buzul Çağlarından biri sırasında önemli ölçüde değişti. Ormanlar buz tabakasıvla kaplandi. Bölgenin hayvanları­nın çoğu, daha iyi koşullar bulmak umuduyla gü­neye göç ettiler. Kaplan da bu hayvanlar arasın­daydı.
Sibirya’dan göç ettikten sonra bugünkü kaplanla­rın ataları yeni çevrelerine verleştiler. Değişik bölgelerde kaplanlar, birbirlerinden biraz farklı özellikler kazandılar.’ Bugün Asya’da sekiz deği­şik tür kaplan yaşamaktadır.
Bazı kaplanlar Güney Sibirya’dan uzağa gitmedi­ler. Soğuk koşullara uymayı başardılar. Sibirya’ nın karlı bölgelerinde hala az sayıda da olsa kap­lan bulunur. Sibirya kaplanları en büyük türdür. Kendilerini soğuktan koruyan uzun ve kalın postları vardır. Postları az çizgili ve soluk renklidir. Diğer yedi tür Moğolistan, Iran, Hindistan, Çin kaplanlarıyla Sumatra, (ava ve Bali adalarının kaplanlarıdır. En küçük tür Bali kaplanıdır. Bu tü­rün postundaki çizgiler çok çarpıcıdır.
Hindistan’ın bir bölgesinde ise beyaz kaplan bu­lunur. Bu kaplanların. üzeri gri ya da siyah çizgili beyaz postları vardır.
Kaplan yalnız yaşamayı seven bir hayvandır. As­lan gibi toplu olarak avlanmaz. Kaplanın başlıca besini tırnaklı memelilerdir. Geyik, ceylan ve ya­ban domuzları en sevdikleri avlardır. Kaplanlar balık, kurbağa. kertenkele ve çekirge gibi hay­vanları da yerler.
Kaplanlar insan yaşayan bölgelerde zararlı olabi­lirler. Inek, dana, domuz ve keçi gibi evcil hay­vanlara saldırırlar. Genel kanının aksine kaplan­ların insanlara saldırdıklan çok az görülür. Bir kaplan yaşlandığı ya da yaralandığı için avlana­maz duruma gelmişse insana saldırır.
Kaplan gece avlanır. Kokuyla avını bulur ve ses­sizce ona yaklaşır. Av birkaç metre yakına gelin­ce kaplan çalılar arasından hızla fırlar. Boğazın­dan bir kere ısırılınca av hemen ölür. Kaplan hemen avını yemeğe başlamaz. ilkin avını emin bir yere sürükler, küçük bir parça yer ve oradan ayrılır. Ertesi gece dönerek avın tümünü yer. Kaplan ırmaklardan ve su bulunan yerlerden uzaklaşmaz.
Çünkü düzenli olarak su içmesi ge­rekir; ayrıca serinlemek için suyun içinde yatar. Kaplan bir batında iki ile altı arasında yavrular. Sıcak tropikal bölgelerde yavrular yılın herhangi bir zamanında doğabilir. Daha soğuk bölgelerde kaplan yavruları yalnız ilkbaharda doğarlar.
Yav­rular çiftleşmeden dört ay sonra dünyaya gelir. Kaplan gibi büyük bir hayvan için bu, çok kısa bir gebelik dönemidir. Gebeliği boyunca anne kap­lan avlanmayı sürdürebilir.
Çoğunlukla, doğan yavrulardan ikiden fazlası ha­yatta kalmaz. Anne kaplanın zayıf olan yavru ları­nı yediği söylenir. Hayatta kalan yavrular kendi­lerini koruyabilecek güçtedirler. Bu yavrular iki yıl anneleriyle birlikte yaşarlar. Bu zaman boyun­ca anne onlara avlanmayı öğretir. Başlangıçta, anne kapları avlanırken yavrular onu seyrederler.
Daha sonra kendi başlarına avlanmaya çalışırlar. Kaplan yavruları kendilerini koruyacak duruma geldikleri zaman annelerinden ayrılırlar ve kendi başlarına yaşamaya başlarlar.
Aslan ve kaplan birbirleriyle akrabadırlar. Havva­nat bahçelerinde bu iki tür çiftleştirilip yavru alı­nır. Eğer yavrunun babası kaplansa tigon, aslansa liger adı verilir. (Bu adlar Ingilizcede kaplan (ti­ger) ve aslan (lion) kelimelerinin heceleri birleşti­rilerek elde edilmiştir). Atla eşeğin çiftleşmesin­den doğan katır gibi bu iki tür de kısırdır.

SVGY Benzer Konular
Etiketler:

Bir Cevap Yazın