Kalp hastalıkları ağrı, göğüs sıkı şması, çarpıntı, gaz şikayetleri. nefes darlığı, yorgunluk duygusu ve ender olarak ateş gibi çeşitli belirtilerle kendini belli ederler.
Bütün bu gibi şikayetler karşısında hemen bir kalp hastalığı endişesi belirir. Kalbin çalışma kapasitesindeki azalma derecesine göre kalp hastalıkları 4 sınıfa ayrılmaktadır. i. sınıftan olanlarda, bir kalp hastalığının varlığına karşılık kendilerinin hiçbir şikayetleri yoktur. II. sınıftan olanlarda günlük hareketler dışında fazla bir hareket veya çalışmadan sonra şikayetler başlar. III. sınıfta bulunan hastalar, günlük alışılmış hareketler sırasında bile nefes darlığı veya çarpıntı gibi şikayetlerde bulunurlar. IV. sınıf kalp hastaları ise yattıkları yerde bile rahat olmayan, çeşitli şikayetleri bulunan kimselerdir. Kalp hastalarında ağrı, mitral hastalığında, angina pektoriste, kalbin perikard denilen dışzarının iltihaplanınasında (perikardit) çok görülen bir belirtidir. Kalbin büyümesi (hipertrofi) veya genişlemesi (dilatasyon) kalbin bazı boşluklarına veya bütününe ait olabilir. Kalp kapaklarına ait bozukluklar (mitral sterıozu, triküspid stenozu), kalbin bir yük altında kaldığı hastalıklar (aort stenozu, aort koarktasyonu, hipertansiyon) veya kalp adalesinin iltihabi olmayan hastalıklarında (kardiyomiyopatiler) bu şekilde bir büyüme meydana gelebilir. Bazı sporcularda da kalp fizyolojik olarak büyüyebilir. Kalp büyümesi en iyi röntgen filminde ve kalp elektrosunda (EKG) tespit edilebilir. Bazı durumlarda apeks denilen kalbin uç kısmının göğüs duvarına vuruşu (choc endome) gözle bile görüle bilir.
Kalp vuruşlarının hasta tarafından rahatsızlık hissi ile beraber duyulmasına çarpıntı (palpitation) denir. Kalbin çalışmasında hızlanına (taşirkardi) veya azalma (bradikardi) kuvvetli çarpma veya ritm bozuklukları (aritmi) olabilir. Her çarpıntı hissi kalp hastalığının varlığını göstermez. Ateşli hastalıklarda, hipertircidi vak’alarında, korku, heyecan ve yorgunluklardan sonra da çarpıntı olabilir. Kahve, çay, tütün gibi içkiler ve bazı ilaçlar (adrenalin, arninofilin, efedrin, ksantin vb.) da çarpıntı yapabilir. Taşikardi denilen kalbin hızlı çarpma olayı nabız saymak veya kalp elektrosu ile incelenir. Nabzın yavaşlaması yani bradikardi ve vagotonik denilen kimselerde, şiddetli kolik ağrıları sırasında, bayılmalarda, miyokard enfarktüsünde ve bazı kalp bloklarında görülebilir. Nabzın düzensiz atması halinde yani aritmi bulunduğunda kalp elektrosu çekmek gereklidir. Ancak çocuklarda, gençlerde görülen sinusal aritmiler fizyolojik olabilir.
Ekstrasistol denen bir düzensiz vuruş şekli daha vardır ki heyecan anında, yorgunluklarda, fazla çay, kahve, alkol içenlerde. ilaç (dijital) alan kimselerde görülebilir. Ekstrasistolün bir mitral darlığına bağlı olup olmadığını anlamak için kalp elektrosu çektirmek yararlıdır. Boyun damarlarının dolgunluğu veya dışarıdan görünür şekilde atması yani pulsasyon görülmesi de bazı kalp hastalıklarının önemli bulgularındandır.
Kalbin stetoskop denilen aletle dinlenmesi veya fonokardiyografi denen aletle yazdırılmasının, doktorlara kalbin özellikle kapak darlıklarını veya yetmezliklerini teşhis etmede yardımı büyüktür. Kalp hastalıklarının, özellikle doğuştan yapı kusurlarının (konjenital defekt) anatomik teşhisinde damar içine kontrast madde verilerek çekilen röntgen filmleri yani anjiyokardiyogramların çok faydası vardır. Bu amaçla iyotlu kontrast madde damar içine sokulan kateter denilen çok ince borular aracılığıyla verilmektedir. Bu kateterler. muayenesi yapılmak istenen kalp boşluğuna kadar sokulmakta ve saniyede 12 film alan makinelerle filmler çekilebilmekte, kan örnekleri alınabilmekte, hastalığın değerlendirilmesi yapılabilmektedir.
Son senelerde gittikçe yayılan bu ileri yöntemlerin yardımıyla birçok kalp hastalığının teşhis ve tedavisi mümkün olmakta ve açık kalp ameliyatları yapılmaktadır.