Havasız bir boşluktan geçen ışığın çarpacağı bir şeyolmadığı için onu durduracak herhangi bir engel yoktur. Oysa, başka herhangi bir maddenin içinden geçerken rşık. içinden geçtiği maddeyi oluşturan moleküllere çarpar ve taşıdığı enerjinin bir kısmını çarptı ğı moleküle bırakır. Enerji, moleküller tarafından soğurulur. Taşıdığı bütün enerji moleküller tarafından soğurulursa ışık görünmez olur. Ancak, molekül ışığın bir kısmını yansıtırsa, enerjinin sadece bir kısmı soğurulmuş olur.
Hava veya cam gibi tamamen saydam cisimler bile içlerinden geçen ışığın enerjisinin bir kısmını soğururlar. iyice parlatılmış bir ayna da üzerine yansıyan ışığın enerjisini soğurur.
ışıktan soğurulan enerjinin miktarı üç öğeye bağlıdır. Bunlardan birincisi ışığın dalga uzunluğu, ikincisi çarptığı moleküllerin türü, üçüncüsü de moleküllerin yerleşme şeklidir.
Beyaz ışık bütün renklerin bir karışımıdır. Her rengin dalga uzunluğu farklıdır. Renkler dalga uzunluklarına göre sıralanırlarsa bir renk tayfı elde edilir. Tayfın bir ucunda kısa dalgalı mor ışınlar, diğer ucunda ise uzun dalgalı kırmızı ışınlar yer alır. Kırmızı ışın dalgalarının uzunluğundan fazla uzunluğu olan dalgalara kızılötesi dalgaları adı verilir. Bu dalgalara gözle görülmezler, ancak iSi olarak hissedilirler.
Renk tayfının diğer ucundaki mor ışın dalgalarından daha da kısa olan dalgalara morötesi ışınlar adı verilir. Az ölçüde morötesi ışrn vücudumuza yararlıdır. Deri tarafından alınır, vücutta D vitamini yapar, aynı zamanda derinin Güneş etkisiyle yanmış gibi yanmasını sağlarlar. Ancak, miktar arttığı zaman deride yaralar olmasına neden olarak deriye zarar verirler.
Güneş ışınlarında bol miktarda morötesi ışınlar bulunur. Ancak bu ışınlar kısa dalgalı olduğundan atmosferdeki ozon tarafından kolaylıkla soğurulurlar ve insanlara zarar vermezler. Bazı bilim adamları bu nedenle, Concorde gibi atmosferin üst katlarına çıkan uçakların kullanılmasına karşı çıkmaktadırlar. Çünkü bu uçakların atmosferdeki bütün ozonu yakarak yok etme olasılığı vardır.
Puslu bir havada Güneş olduğundan daha kırmızı görünür. Bunun nedeni bu durumda havadaki taneciklerin sayısının artmasıdır. Havadaki tanecikler daha kısa ve mavi dalgaların çoğunu soğururlar Daha kırmızı ve uzun dalgaların soğurulması ise bu kadar kolay değildir. Bu nedenle puslu havada Güneş açık havada olduğundan daha kırmızı görünür.
Güneş gözlükleri ışık enerjisini soğurarak gözümüze gelen Güneş ışığını azaltır. En iyi Güneş göz lüğü ile bile cisimlerin renkleri gerçekte olduklarından biraz farklı gorunur.
Ancak Güneş gözlükleri gözleri Güneşin morötesi ışınlarından korudukları için yararlıdır.
Uzayda veya Ayda yürüyen astronotlar Güneş ışığının aşırı sıcaklığını ve morötesi ışınları soğuracak atmosferden yoksun oldukları için, uzayda giydikleri özel giysiler, üstlerine düşen ışınları tamamen yansıtacak maddelerden yapılır. Kızılötesi ışınlar doktorlar tarafından romatizma tedavisinde kullanılmaktadır. Bu ışınlar aynı zamanda örneğin, yemek pişirmede de kullanılabilir.
Vücuttaki romatizmalı doku da pişirilen yemek de kızılötesi ışınlardan ısı enerjisi soğurur. Kızılötesi ışınlar gözle görülmedikleri halde fotoğrafçılıkta da kullanılırlar. Kızılötesi ışın yöntemi özellikle havadan yeryüzü şekillerinin resimleri çekilirken, normal ışıkta iyi görülmeyen yerlerin çekiminde yararlı olmaktadır. Özellikle arkeoloji çalışmaları bu yöntemden çok yararı anmaktadır.
Cisimleri renkli görmemizin nedeni, belirli dalga uzunluklarının belirli cisimler tarafından soğurulmamasıdır. Örneğin, yeşil bir kağıt parçasını yeşil görürüz, çünkü kağıdın molekülleri beyaz ışıkta bulunan renklerden yeşil dışında hepsini soğurmuşlardır. Kırmızı görünen bir camda bulunan
moleküller, kırmızı dışındaki bütün renklerin dalgalarını soğururlar. Bütün renk dalgalarını soğuran cisimler siyah, renk dalgalarından hiç birini soğurrnadan hepsini yansıtan cisimler beyazdır.
Cismin molekülleri çok yassı bir yüzey oluşturacak biçimde düzenlenmişse cisim ayna işlevi görür.
ışıktan alırup soğurulan enerji yok olmaz, başka bir şekil alır. Soğurulan enerji genellikle ısıya dönüşür. Bazen de değişik renkte bir ışık olarak dışarı verilir. Buna floresan ışık adı verilir. Soğurulan ışık enerjisi kimyasal tepkimelerin ortaya çıkmasına da yol açabilir. Bunun bir örneği fotosentez olayıdır. Yeşil bitkilerin Güneş enerjisini besine dönüştürme sürecine fotosentez adı verilir. Işık enerjisinin kimyasal tepkimelerinden biri de görmemizi sağlar. Gözün içine giren ışık, gözün ağtabakasının üzerine düşer. Burada ışığın soğurulan enerjisi kimyasal tepki me ler oluşturur. Bunların beyne gönderdiği haberler sayesinde beyin görülen şeyin görüntüsünü oluşturur.
Koyu renkli cisimlerin soğurduğu ışık ve ısı enerjisi açık renkli cisimlere oranla daha fazladır. Koyu renkli cisimler enerjiyi daha da çabuk dışarı verirler. Buna göre koyu renk damı olan bir ev, beyaz bir eve oranla yazın daha fazla ısınır. Sıcak ve güneşli yerlerdeki evlerin genellikle açık renklere boyanmasının nedeni de budur.
Moleküllerin ışığı soğurabilme yeteneği laboratuvarıarda maddeleri tanımlamak ve voğunluklanru ölçmek için kullanılır. Sıvı şekilde bulunan veya bir eriyik içine konan madde, saydam bir kabın içine dökülür ve ışıklı bir levhanın önüne tutulur. Işığın sıvının içinden geçerken sağurulan miktarı moleküllerin yoğunluğuna göre değişir. Molekülün türü ise ışığın ne kadarının soğurulacağıru ve ne kadarının maddenin içinden geçeceğini belirler.
Koyu renkli maddelerin ışığı, açık renkli maddelere oranla daha fazla soğurduğunu göstermek için basit bir deney yapılabilir. Güneşli bir havada bir termemetrenin dibindeki hazneye ilkin beyaz bir kumaş, sonra da siyah bir kumaş sarılıp ölçme yapılırsa, ikinci deneyde sıcaklığın daha fazla olduğu görülür. Bunun nedeni siyah kumaşın ışığı daha fazla soğurmasıdır.


Mart 27th, 2009 21:00
Bu konuyla ilgili hoca araştırmamızı söyledi inanın konuyu bulduğuma sevindim.Tşk ediyorum.Tebrik ederim güzel konulara yer vermişsiniz…Başarılarınızın devamını diliyorum…
Mart 29th, 2010 17:57
gercekten güzel bilgilere yer verilmiş … arastırmamı yapmamda çok yardımcı oldu…