Dışkının sulu ve sık olarak çıkmasına ishal veya diyare (diarrhea) denir. İshal durumu bir hastalık olmayıp, birçok hastalıklarda görülebilen bir belirtidir. Küçük çocukların ve süt çocuklarının özellikle yaz aylarında salgın gibi görülen ishallerinde bağırsaklarda yaşayan koli basillerinin, hastalığa sebep olduğu görülmüştür. İshalle beraber kusma, ateş, havale denilen konvülsiyonlar, çocuğun birden halsiz kalmasına neden olur. Dışkının yeşilolması önemli değildir. Karın ağrıları ile beraber kanlı ve müküslü bir ishal, dizanteri belirtisi olabilir. Süt çocuklarında ateşsiz ve sindirim bozukluklarına bağlı ishaller sık görülür. Kopüklü ve ekşi kokulu ishal, şeker sindirimi bozukluğuna bağlıdır. Dışkıda küçük ve katı beyaz parçacıkların bulunması kazein sindiriminin bozulduğunu, dış kının yapışkan ve yağlı olması yağ sindiriminin bozulduğunu gösterir. Kronik yağlı ishallere steatore denir ki pankreasın bozukluğunu veya bağırsakta bir çeşit parazit enfeksiyonunun (Giardiasis) bulunduğunu gösterir.
Büyüklerde en sık rastlanan ishaller gıda zehirlenmesi şeklinde yani salmonella ve shigella grubu bakterilere bulaşmış besinlerin yenmesi ile oluşur. Bazı kimseler alerjik oldukları besinleri (keçi eti, balık, çilek, çikolata, çiğ veya ham meyve vb.) yedikten sonra bile ishalolabilirler. Soğuk algınlığından sorıra veya heyecan, korku gibi sinirsel sebeplerle de ishal (spastik kolon) görülebilir.
İncebağırsak hastalıklarından tifoda, ikinci haftada bazen kanlı olabilen ishal vardır. lshalin en korkulu ve ağır seyredeni kolera hastalığında görülür. Dışkı, pirinç suyu yıkantısı şeklinde tarif edilen bir su gibi ve çok fazladır. Salgınlar şeklinde görülen bu hastalıkta vücudun susuz kalması ölüme bile sebep olmaktadır.
Yurdumuzda daha ziyade El Tor tipi kolera vibriyonlarının sebep olduğu parakolera şeklinde görülen hastalıkta kusma ve şiddetli ishal vardır.
Amipli ve basilli dizanterilerde de ishal vardır. Önce hafif ateş ve kusma ile başlayan dizanterilerde dışkıda kan ve müküs bulunur. Hasta günde 15-30 kere karın ağrısı, tenezm yani sık sık defekasyon hissi ile tuvale te taşınır.
Bir ishal karşısında asıl hastalık sebebini bulmak, incebağırsakların veya kalınbağırsakların hastalandığını anlamak güçtür. Ancak dışkının çok fazla sulu oluşu ve müküs bulunması, tenezm hissi, kalınbağırsakların yani kolonların hasta olduğunu gösterir. İncebağırsak ishallerinde ise dışkı hem daha az sulu hem de defekasyon daha az sayıdadır.
Bazı hazım bozukluklarında da fermantasyona bağlı ishal görülür. Besinlerdeki proteinler; bakteriler tarafından parçalandığından (pütrefaksiyon), toksik parçalanma ürünleri ishale neden olurlar. Karın ağrısı, gaz şikayetleri. koyu renkli ve pis kokulu bir dışkı vardır.
Bazı kronik hastalıklarda (tüberküloz, üremi vb.), pellegra, anemi, hipertiroidi, Crohn hastalığı, kolon kanseri ve mide ameliyatı geçirenlerde, vagotomi ameliyatı yapılanlarda da kronik ishaller vardır.
ÜIserli kolit denilen kalınbağırsak hastalığı zaman zaman ateş, kanlı ishal gibi belirtilerle seyreden, sebebi tam olarak açıklanamayan kronik bir hastalıktır. İshalin tedavisi, asıl hastalığın teşhisi ile başlar. İlk yapılacak şey, perhiz ve kaybedilen suyu organizmaya geri vermektir. Daha sonra ishali kesmek üzere bağırsak antibiyotikleri (Ampisilin, kloromisetin, sulfadiazin, sulfaguanidin, süksinil sulfatiazol, neomisin vb.) ve antidiareik denilen ilaçlar kullanılmaktadır. Astranjan denilen mukozayı büzücü bazı ilaçlar (Bizmut, tannin vb.) bağırsak hareketlerini azaItacak antispazmodik denen ilaçlar (Opium terıtürü, difenoksilat, loperamid vb.) doktorlar tarafından ishalli hastalara verilmektedir.