Goril »
Geyikler Avustralya, Antarktika ve Büyük Sahranın güney kısmı dışında, Dünyanın her yanına dağılmışlardır. Ormanlık bölgeleri tercih etmelerine karşın, açıklıkta yaşayan türleri de vardır. Örneğin, Amerikalıların karibu dedikleri bir geyik türü, kuzeyde, pampa geyikleri Arjantinin çayırlarında ve Güney Amerikanın bataklık geyikleri ise bataklıklarda yaşarlar. Geyikler iyi birer yüzücüdürler. çoğu türler için su, yaşamlarının doğal bir parçasını oluşturur. Memelilerin toynaklılar takımından olan gevikler, evcil sığırların ve zürafalarınuzaktan akrabaları olurlar. Uzun ve ince olan bacakları çok hızlı koşmalarına olanak sağlar. Baş düşmanları kurtlar, çakallar, vahşi kediler ve ayılardır. Süratleri başlıca savunma olanaklarından birini oluşturur.
Çok duyarlı bir duyu organı olan uzun ve ince kulakları sayesinde en ufak bir çıtırdıyı bile duyarlar. Çok iyi gelişmiş olan görme ve koku alma duyuları geyiklerin bir çeşit tehlikeyi haber veren sistemleridir. Geyiklerin postları genellikle tüvlü olur. Bu tüvler kış mevsiminde uzar, çoğalır ve hayvanı soğuktan koruyacak bir niteliğe girerler. Çevikler genellikle ya kahverengi ya da koyu sarımsı bir renkte olurlar. Boğazlarında ve göğüslerinde beyaz lekeler bulunur. Yavruların postları benekli olur, bazı küçük geyik türlerinde bu benekli post yaşam boyu kalır. Boynuzlu hayvanlar arasında, boynuzları dal dalolan tek hayvan geyiktir.
Ancak boynuz her türde yoktur. Boynuzlar, hayvanın ön kafa kemiklerinin üzerinde büyüyen bir çeşit katı kemikten oluşan çıkmalardır. Boynuz, geyiklerin en büyük silahıdır. Çoğu türlerde boynuz yalnız erkekte vardır. Bu kurala bir tek karibu uymaz. Karibunun hem erkeğinde hem de dişisinde boynuz bulunur. Boynuzlar her yıl düşer ve yerine yenileri çıkar. Bunlar, başlangıçta, yumuşak ve duyarlı bir deriyle kaplı olan küçücük yumrular halindedir. Yumrular içerdikleri damarlar aracılığıyle be’slenirler. Büyümeleri çok hızlıdır. Gelişimi tamamlanan bovnuzun dibinde oluşan kemikli bir birikinti damarların yolunu keser. Boynuz iyice sertleşir, üstünü örten deri ölür ve pul pul dökülür. Artık geyiğin tam anlamıyla olgunlaşmış, bir çift boynuzu vardır.
Birkaç ay sonra, boynuzun dibindeki kemikli madde kırılmaya başlar. Bu durumdan rahatsız olan hayvan boynuzlarını ağaçlara sürtmek suretiyle rahatlamaya çalışır. Sürtme işlemi, dibi iyice zayıflayan boynuzların kökünden kırılmasına neden olur; artık boynuzlar düşmüştür. Boynuzların biçimi ve dal sayısı türlere göre değişir. Örneğin musun boynuzları enli ve düz bir tabak görünümünde olup kenarları sivri sivridir. Karibunun boynuzlarıysa daha yuvarlakça ve dal daldır. Genellikle, hayvan ne kadar genç olursa boynuzlarının içerdiği dal sayısı da o kadar çoktur. Yaşlı geyiklerin boynuzları gençlere oranla daha küçük ve zayıftır.
Erkek geyikler üremek amacıyla, birden fazla dişi geyikle birlikte yaşarlar. Erkek geyiklerin bir dişi geyiği elde etmek amacıyla savaşmaları çok olağandır. Boynuzlarını, hasmını varalamak. ayaklarını da tekmelemek için kullanırlar. Savaşan iki geyiğin boynuzları biribirine, ayrılamıyacak kadar dolanırsa, her ikisi de açlıktan ölür.
Çoğu geyik türleri bir erkek geyik, birkaç dişi geyik ve yavru geyiklerden oluşan küçük aile toplulukları halinde yaşarlar.
Sıcak iklimde yaşayan geyikler her zaman çiftleşebilirler; ama soğuk iklimde yaşayanlar ancak sonbaharda ya da kışın çiftleşebilirler. Dişi geyik bir batında bir veya iki yavru doğurur; ancak bunun dışında kalan bazı türleri vardır. Bu geyikler bir batında altı hatta yedi yavruyu birden doğurabilirler.Geyiklerin ana besin maddeleri ot ve yapraktır. Kuzey ülkelerinde yaşayanlar, ağaçların kabuklarını, dallarını ve kurumuş bitkileri yerler. Dolaşan bütün hayvanlar gibi geyikler de sabahın erken saatlerinde ve akşamüstleri etkindirler; öğle üzerini ve gece saatlerini dinlenmekle geçirirler. Ceyiğin baş düşmanı insandır. Asya’da yaşayan misk geyikleri, avlana avlana soyları tükenecek kadar azalmıştır. Misk geyiğinin erkeği misk denen ve bölgesinin sınırlarını belirten bir sal gı salgılar. Misk, esans yapımında kullanılan çok değerli bir maddedir. Bir zamanlar Avrupa’nın bazı ormanlık bölgelerinde sayısız geyik sürüleri dolaşrnaktavdı. Insanlar, geyikleri eti için avlayıp içinde yaşadıkları ormanıarı da odun için kesin ce, bu geyiklerin yaşama olanaklari ortadan kalkmış oldu.
Avrupa’nın kuzey ülkelerinde, evcilleştirilmiş ren geyikleri sığırın yerini tutarlar. Etinden sütünden ve derisinden yararlanılır. Araba ve kızakları çekmede kullanıldıkları gibi üstlerine de binilebilir. Ren geviği bu ülkelerin insanları için yaşamlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Amerika kıtasının kuzey yörelerinde ve Grönland’da yaşayan karibu, Eskimoların yaşamında önemli bir rol ovnamıştır. Derisini giyim, etini yiyecek ve kemiklerini gereç ve silah olarak kullandıkları gibi, kaslarını kemiklerine bağlıyan ip gibi sinirler dikiş ipliği olarak kullarulırdı.
Eskimolar, karibuları gayet değişik yöntemlerle avlarlardı. Bir suyun kenarına taş yığar, sonra hayvanı bu yığınağa doğru sürerlerdi.
Taşları avcı sanan hayvan kaçmak amacıyla suya atlardı. Bunun üzerine avcılar avı kayıkla suda izlerdi. Karibu suda kolayca kendisini koruyamadığından çok geçmeden vakalanırdı. Şimdi, Eskimoların çok azı iç kısımlarda yaşamakta ve karibu avlamaktadır.Geyiklerin boyları değişiktir. En küçük türünü oluşturan pudu, küçük bir köpek büyüklüğündedir. En büyük geyik mustur.