Gebelik belirtilerinin bir bö­lümü, kadının kendisinin de anlayabileceği değişik­liklerdir. Bir bölümü ise ancak dok­torun muayenesi sonucu anlaşıla­bilir. Gebeliğin başlangıcında bu işaretler başka durumlarla da karış­tırılabilir, ama daha sonraları kuş­ku ortadan kalkar. Bazı belirtiler her gebede görülmez, bazıları ise bütün gebe kadınlarda ortaktır.
CİLTTEKİ DEĞİŞİKLİKLER:
Gebeliğin başlamasıyla vücudun belirli böl­gelerinde derinin koyulaştığı gö­rülür. Başlangıçta, pigmentasyon denilen koyuluk, meme başların­da ve karnın ortasında düz bir çiz­gi halinde ortaya çıkar. Bu durum, ikinci ayın sonunda gittikçe belir­ginleşir. Pigmentasyon elde, yüz­de veya vücudun başka kısımla­rında lekeler halinde oluşabilir. Yüzde oluştuğunda çoğunlukla gebelik maskesi diye adlandırılır. Bu pigmentasyon nerede oluşursa oluşsun geçicidir ve çocuğun doğumundan sonra yok olur.
Bazı gebelerde. ciltte çatlaklar, yani stria gravi­darum denilen çizgiler oluşur. Karında, göğüsler­de ve kalçalarda görülen bu pembe çizgiler ciltteki bağdokusu­nun ayrılması­na, yani cil­din çatla­masına bağlı olarak meydana gelmektedir. Yüzey­sel bir incelik ve deride kazıntı şeklinde görülür. Doğumdan son­ra bunlar zamanla beyaza dönü­şür ve pek fark edilmezler. Nadiren görülen başka bir durum da, ciltte tüylerin belirmesidir. Bu tüyler kısmen yüzde de oluşabilir. Doğum­dan sonra bunlar da yok olur.
VAJİNA VE RAHİMDEKİ DEĞİŞİKLİKLER:
çocuğun, içinden geçerek dünya­ya geldiği genital kanalın dış ağzı­na kadar uzanan dölyolunun yani vajinanın iç yüzü ve küçük dudak­lar, gebeliğin ilk dönemlerinde ka­rarmaya başlar.
Rahim büyümeye, kollum denilen rahim ağzında yumuşama görü­lür. Bu belirtileri saptayan doktor, hastasının anlattıkları ile birlikte gebeliğin mevcut olup olmadığını söyleyebilir.
GÖĞÜSTEKİ DEĞİŞİKLİKLER:
Doğa, annenin çocuğuna bakabilmesi için göğüslerde de değişikliklere neden olur. Anne, çocuğunu em­zirsin ya da başka bir yolla besle­sin bu değişiklikler meydana gelir. Göğüslerde kan dolaşımı artar ve kan damarları deriden görülebile­cek düzeye yaklaşır. Gebeliğin ilk ayından· sonra, göğüslerde iğne­lenme ve ağırlık hissedilebilir. Son birkaç aya doğru göğüslerde bir salgı meydana gelir. Bu salgı, ge­beliğin son günlerinde belirginle­şir ve göğüslerden akmaya başlar. Beyazımsı yoğun bir madde olan bu salgıya kolostrum denir. Ko­lostrumun göğüslerden salgılan­maya başlamasıyla annenin çocu­ğunu besleyebileceği belirlenir. Göğüslerde ikinci olumlu değişik­lik, gebeliğin sekizinci haftasında ortaya çıkar. Meme başlarında kü­çük guddecikler oluşur. Bunlar tümsekler halindedir ve Montgo­meri tepecikleri diye bilinir.
KARNIN BÜYÜMESİ:
Normal ölçü­lerde bir kadında, gebeliğin üçün­cü ya da dördüncü ayından başlayarak karnın alt bölgesinde bir büyüme meydana gelir ama bu durum tek başına bir gebelik be­lirtisi olamaz, çünkü bir ur da, aynı büyürneyi yapabilir.
RAHİMDE HAYAT BELİRTİSİNİN GÖRÜLMESİ:
Bebek, döllenmeden baş­layarak, artık canlı bir varlıktır. Fakat ilk hareketleri ancak seki­zinci haftanın sonuna doğru his­sedilir. Bu hareketlere canlanma adı verilir.
Fetüsün dışarıdan görünen ha­reketleri:
Gebeliğin beşinci ayı içinde fetüs adı verilen bebeğin hareketleri, doktor tarafından do­kunma ya da bakma ile anlaşılabi­lir. Karnın üstünde fetüsün değişik bölümleri, başı, kol ve bacakları hissedilebilir. Dış görünüş ve fetü­sün hareketleri, gebeliğin olumlu işaretlerinden biridir.
ÇOCUĞUN KALP ATIŞLARI:
Fetüs dört buçuk aylık olunca, kalp atışları doktor tarafından stetoskop ile dinlenebilir. Günümüzde minife­ton adı verilen ses büyüten alet­lerle daha ufak fetüslerin bile kalp sesleri işitile bilmektedir. Bunlar annenin kalp atışlarından farklı ve çok hızlıdır. tık zamanlar dakika­da 160′dır, sonraları ise biraz daha yavaşlar, 140 dolayında atmaya devam ederler. Kalp atışlarının dinlenebilrnesi, en olumlu bir ge­belik belirtisidir.


Yorumunuzu Bırakın

Yazan admin
Tarih: 22nd Aralık 2008
Kategori: Gebelik ve Bebek Bakımı