Gazlar »
Milyonlarca yıldızdan, bulutsudan ve gaz bulutlarından oluşan bağımsız uzay adalarına galaksi denilir. Yeryüzünün en güçlü teleskoplarıvla elde edilen fotoğrafların yardımıyla büvük uzay haritaları çizilebilir. Bu haritalara bakıldığında birçok yıldız görülür. Ayrıca, bu haritalarda gaz kümeleri de yer alır. Bu kümeler koyu ve açık renkli olabilirler. Haritada küçük sis lekelerini andıran nesneler de bulunur. Bunlar, havai fişeklere veya merceklere benzerler. Bazıları ise, belirli bir ‘biçime sahip olmayan kümelerdir. Bazen, bu kümelerin birçok yıldızdan meydana gelmiş oldukları görülür. Bu kümeler, galaksi denilen büyük yıldız sistemleridir.Her galakside milyarlarca yıldız vardır.
Günümüze dek fotoğrafları çekilebiimiş olan galaksilerin sayısı yüzlerce milyonu bulmuştur. Ancak bütün bunlara karşın,uzayda yerleri saptanan galaksilerin, bütün galaksilerin çok küçük bir bölümü olduğu söylenebilir. Dünyanın içinde bulunduğu galaksi: Dünyanın içinde bulunduğu galaksinin biçimini belirlemek güçtür. Çünkü bu galaksiye içinden bakılrnaktadır. Ancak bu galaksinin ortası şişkince olan yassı bir disk biçiminde olduğu bilinmektedir. Güneş ve gezegenleri, galaksinin bir kenarına doğru yerleşmişlerdir. Galaksinin kenarlarina doğru bakıldığında o kadar çok yıldız görülür ki, bunlar iç içe geçmiş gibi dururlar. Bu durumda gökyüzünde görülen tek şey, uzun ve soluk bir ışık şeritidir. Bu ışık şeritine Samanyolu denir. Samanyolunun bulunmadığı yönlerde, çok daha az sayıda yıldız vardır.
Samanyolunun, sonsuz sayıda soluk renkli yıldızdan oluştuğu, ancak teleskopların yapımından ve gökyüzünün teleskoplarta incelenmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Yıldız sistemini bir bütün olarak inceleyen ve biçimini belirleyen ilk bilim adamı, XViii. yüzyılda yaşamış olan Sir William Herschel’dir. Herschel, bu sistemin ötesinde yıldızların olup olmadığını açıklavamıvor. yalnız bu olasılık üzerinde duruyordu. Dünyanın içinde olduğu galaksiye Galaksi (büyük G harfi kullanılarak) denir. Galaksinin merkezi, Dünyadan görüldüğü şekliyle Yay takımyıldızı yönünde yer alır. Galaksinin merkezi, koyu renkligaz ve toz bulutları nedeniyle, teleskoplarla görülemez. Ancak radyo teleskoplarıyla izlenebilir. Sözü edilen gazın çoğu hidrojendir. Toz ise karbon parçacıklarından oluşur. Bu koyu renkli maddecikler kümesi, Galaksinin tüm kütlesinin bir bölümünü oluşturur.
Galaksilerle ilgili uzaklıklar o denli büyüktür ki, işık yılı denilen birirnlerle ölçülmeleri gerekir. Işık yılı, ışığın bir yılda aştığı uzaklıktır. Bu uzaklık bin kere 9,5 milyar kilometredir. En yakın yıldız olan Proxima Centauri, dört ışı’k yılını aşan bir uzaklıktadır. Oysa, Samanyolunu oluşturan yıldızların meydana getirdikleri küme 100 000 ışık yılı enindedir. Bu yıldız kümesinin kalınlığı ise, 16 000 ışık yılı kadardır. Güneşin Samanyoluna uzaklığı, 30000 ışık yılıdır. Samanyolu bir ışık kümesi gibi görünür. Bu küme, küre biçiminde bir araya gelmiş birçok yıldızdan oluşur. Kümeleri birarada tutan güç yerçekimidir. Her yıldız kümesi, yine yerçekiminin etkisiyle, Galaksinin merkezi etrafında döner. Yerçekimi, galaksileri bir arada tutan güçtür. Astronomi uzmanları, Samanyolundaki toz ve gaz bulutlarının, sarmal biçimde olduklarını saptamışlardır. Böylece, Dünyanın içinde oldugu yıldız sisteminin, birçok uzay fotoğrafında görülen sarmal galaksilerden biri oldugu ortaya çıkmıştır.
Galaksi türleri: Galaksiler biçim açısından üç ana türe ayrılırlar. Bunlar sarmal, elips biçimi ve düzensiz galaksilerdir. Sarmal galaksiler, aslında ortaları şişkince olan bir disk biçimindedirler. Ancak, diski çevreleyen koyu renkli gaz ve toz tabakaları, bu galaksilere sarmal bir biçim verir. Bu galaksilerde, çoğunlukla iki sarmal uzantı vardır. Bunların her biri galaksinin merkezi çevresinde bir buçuk kere dolanır. Bütün galaksiler gibi sarmal galaksiler de kendi çevrelerinde dönerler. Bu dönüş sırasında, merkez çevresindeki uzantılar, sürükleniyorlarmış gibi görünürler. Sarmal uzantılarda daha genç yıldızlar bulunur. Bu yıldızlar açık mavi renktedirier.Sarmal galaksilerin dış kesimleri, renkli fotoğraflarda açık mavi görünür.
Gaz ve toz bulutlarından yeni yıldızlar oluşur. Sarmal galaksilerin uzantılarında, hala yeni yıldızlar meydana gelmektedir. Galaksilerin merkezlerindeki gaz ve toz, uzun yıllar önce kullanılmıştır. Bu kesimlerde şimdi, yaşlı kırmızımsı yıldızlar yer alır. Elips biçimi galaksiler, mercek biçimindedirler. Bunlar, sarmal uzantılarını yitirmiş sarmal galaksileri andırırlar. Elips biçimi galaksilerde daha çok yaşlı yıldızlar yer alır ve bu galaksilerde, yeni yıldızların oluşebileceği gaz ve toz tabakası bulunmaz. Bu galaksilerin biçimleri, yuvarlak şekillerden, yassı şeklllere kadar çeşitlilik gösterir. Belli bir biçimi olmayan düzensiz galaksilerin yapıları da, sarmal galaksileri andırır. Bu galaksilerde de genç ve yaşlı yıldızlar, toz ve gaz tabakaları vardır. Ancak bu galaksilerin belli bir düzenleniş biçimi yoktur.
Galaksiler ne kadar uzaktadırlar? Astronomi uzmanları galaksilerin uzakhğını ölçmek için yöntemler geliştirmişlerdir. Yakın galaksilerde tek tek bazı yıldızlar ele alınır. Bu yıldızlar, pallaklıklarına göre sınıflandırılırlar. Böyle bir yıldız saptandıktan sonra, yıldızın gerçek parlaklığryla göziemeiye görünen parlakhğı karşılaştmlır. Sonuçta yıldızın ne uzaklıkta oldugu ortaya çıkar. Ancak, çoğu galaksiler, böyle bir örnek yıldızın saptanmasına elvermeyecek kadar uzaktırlar. Bu tür galaksilerirı uzaklığı. gerçek parlaklıkları ile ilgili yaklaşık bir değerin kabul edilip, bunun görünen parlaklıkla karşılaştırılmasiyle hesaplanır.
Bu ölçüm sonucunda, Dünyadan gözlenebilen . en uzak galaksilerin, birkaç milyar ışık yılı uzaklıkta oldukları ortaya çıkmıştır. Bu galaksilerin Dünyadan, birkaç milyar yıl önceki durumları gözlenmektedir. Çünkü sözü edilen galaksilerin ışıkları Dünyaya bu süre içinde ulaşmaktadır. Geçmişte, galaksilerin ortalama parlaklığının günümüzdekinden farklı olduğu da düşünülebilir. Bu görüşün doğru olması halinde galaksilerin uzaklığı ile ilgili tüm hesapları yeniden yapmak gerekecektir.
Samanyolu: Hemen hemen bütün galaksiler belli bir kümeye ait savılırlar. Samanyolunun ait olduğu küme küçük sayılır. Bu kümede 20 tane galaksi olduğu bilinmektedir. Komşu galaksilerin en yakın olanı, Macellan Bulutları adını taşır. Macellan Bulutları gökyüzünün güneyinde soluk lekeler halinde görülebilirler. Bu bulutlar, Samanyolunun bir parçası izlenimini uyandırırlar. Macellan Bulutları iki tane olup belli bir biçimleri yoktur. Bu galaksiler, Dünyanın içinde olduğu galaksiden aşağı yukarı, 180 000 ışık yılı uzaklıktadırlar.
Samanyolunda yer alan bir başka küme de, Andromeda takımyıldızındaki Büyük Nebuladır. Büyük Nebulanın. bir gaz bulutu olmayıp, galaksi olduğu ancak 1923 yılında anlaşılmıştır. Bu galaksi. Samanyolundan iki milyon ışık yılı uzaklıkta ve ondan oldukça büyüktür. Büyük Nebulanın yanında iki küçük galaksi daha vardır. Teleskopsuz izelenebilen galaksilerin sonuncusu, Güneyüçgeni takımyıldızı içinde yer alan küçük ve sarmal bir galaksidir. Ancak: gökyüzüne teleskopla bakıldığında birçok başka galaksi görülebilir.
Kaybolan galaksiler: Çoğu galaksi kümeleri. Samanyolundan daha fazla sayıda galaksi içerirler. Bu kümelerde binlerce galaksi bulunabilir. Her küme içindeki galaksiler, yerçekiminin etkisiyle hareket eder, birbirlerinin çevresinde dönerler. Ancak, her kümenin içinde meydana gelen bu hareketten başka, kümeler de bütün olarak hareket ederler. Her küme, ötekilerden uzaktaşma eylemi içindedir. Dünyadaki bir gözlemci, bütün kümelerin, hızla Samanyolundan uzaklaştığını sanır. Öteki galaksilerdeki bir gözlemci de bütün kümelerin kendisinden uzaklaştığını sanacaktır.
Bir küme ne kadar uzaksa, o kadar hızlı hareket eder. Dünyadan 100 milyon ışık yılı uzaklıkta olan bir galaksi, saniyede aşağı yukarı 2 500 kilometre hızla hareket eder. 500 milyon ışık yılı uzaklıkta olan-bir galaksi ise, saniyede 12000 kilometre hızla hareket eder. Galaksilerin hızları, öteki galaksilerin ışıklarına yaptıkları etkiden anlaşılır. Bazı astronomi uzmanları, galaksilerden gelen ışıkların kırmızımsı bir renk almasını, başka nedenlere bağlarrıaktadırlar. Ancak, tüm evrenin genişlemekte olduğu yolundaki düşünce, birçok ilginç uzay kuramlarının ortaya çıkmasına yol açmıştır. Günümüzde en çok desteklenen kurarn. evrenin, 10-12 milyar yıl önce, büyük bir patlama sonucu meydana gelmiş olduğunu ileri sürmektedir. Bugün gözlenen galaksiler, bu patlama sırasında fırlayan parçalardır.