Fil

Fil memeli hayvanlar sınıfının bir familyasıdır. Çağırruzda karada yaşayan en iri hayvan fildir. Afrika ve Hindistan fili olmak üzere iki çeşit fil vardır. Hindistan fili Asya kıtasının değişik bölgelerinde yaşar ve Afrika filine oranla biraz daha ufaktır. Afrika fillerinin sırt yüksekliği üç metreden daha fazla olabilir. Bir metreden daha geniş olan kulaklarının yüzeyi, sıcak havalarda vücut sıcaklığının azalmasına yarar. Kulaklarını sallayarak fil, ısı kaybını daha da hızlandırır. Hortumunun ucunda filin iki dudağı vardır. Arka ayaklarında sadece üç tırnak bulunur. Afrika filinin alnındaki çıkıntı, Hindistan filine oranla, daha küçük, ağız dişleri de farklıdır. Hem dişi hem erkek fillerin fildişleri vardır. Afrika’da Pigrie fili denen bir fil türü yaşar. Bu hayvana özellikle Kongo ormanıarında rastlanır. Kulakları küçük, boyu da iki metre kadardır.
Hindistan filinin kulakları Afrika filininkinden daha ufaktır. Hortumunda bir dudak ve arka ayaklarında dört tırnak vardır. Bu fillerin sadece erkeklerinde tildişi bulunur. Hindistan fili ormanda yaşar ve elinden geldiğince yakıcı güneşten kaçınır. Günün çoğunu bir nehirde kendine su fişkırtarak geçirir. Filin bilinen atası. 60 santimetre yüksekliğinde domuza benzeyen ve moeritherium denen bir havvandi. Bu hayvanın uzun bir burnu vardı; ama bu gerçek bir hortum değildi. Çağımız filine benzeyen ilk hayvan dev yapılı mastadondur. Mastadon Güney Amerika dahil, tarihöncesi dünyasında sürüler halinde dolaşrrdı. Bazıları 1 000 000 yıl önceki Buzul çağında da yaşamlarınısürdürdüler. Daha sonra soyları tükendi. Tarih öncesi insanlarının, yemek için mastadon avlarnış olmaları mümkündür.
Mastadonun en yakın akrabası mamuttur. Bu hayvanın kalıntılarına Avustralya, Antartika ve Güney Amerika hariç, dünyanın her yerinde rastlanır. Mamutun çok değişik çeşitleri vardı. Afrika ve Hindistan fillerinin soyu mamutun farklı iki türünden gelmektedir. Yünlü mamut Sibirya’da yaşamıştır. Donmuş Sibirya topraklarında birçok mamut kalıntısı bulunmuştur. Tarihöncesi mağara resimleri ve kabartmalarında da mamuta rastlanır. Mamutun kalın, iki katlı ve tüvlerle kaplı derisi ve derinin altındaki kalın yağ tabakası kışın onu soğuktan korurdu. Dişleri uzun ve yukarı doğru kıvrıktı. Kuzey Amerika’da yaşayan imparator mamutu daha da iriydi. Omuz yüksekliği dört metreyi buluyordu. Filler sürü halinde yaşarlar. Sürü büyüklüğü birkaç hayvanla, yüz hayvan arasında değişir. Sürü başı yaşlı bir dişidir. Onu izleyenıerin çoğu da dişidir Yaşlı erkek filler yalnız dolaşnlar. Fil ot, taze dal, yaprak, ağaç kabuğu ve meyve ile beslenir.
Yiyeceklerini hortumları ile koparır ve ağızlarına atarlar. Suyu önce hortumları ile emerler, sonra da ağızlarına fışkırtarak içerler. Hortumlarını bazen üzerlerine toz serpmek için kullanırlar. Eğer bir su kaynağı kurursa, hortumları ile yenisini kazabilirler. Bulundukları alanda, yiyecek tükenince ya da bir başka bölgede yeni meyveler olgunlaşınca filler yerlerini değiştirirler. Sürekli homurtu sesleri Çıkartarak topluca otlarlar. Eğer yaklaşan bir tehlike varsa, homurtuyu keserler. Ani sessizlik, öbür filler için yakın tehlikeyi bildiren bir uyarı olur. Fillerin görme ve işitme duyuları fazla gelişmiş değildir. Başka bir hayvanın yaklaştığını, çoğu kere ko ku alma duyuları ile anlarlar.
Filin her yarı çenesinde kullanılan tek bir diş vardır. Hemen onun ardında büyüyen bir başka diş bulunur. Öndeki diş tamamen aşınınca, büyüyen diş onunyerini alır. Bir filin ömrü boyunca her yarı çenede, yedi takım diş değişir. Eğer fil, yedi takım diş eskitecek kadar yaşarsa, artık yenidiş çıkm,az. Bu nedenle hayvan çiğnemekte güçlük çeker ve açlıktan ölebilir. Yavru fil doğmadan annesinin karnında 20-22 ay gelişir. Doğumdan sonra iki yıl anasının ön bacakları ardındaki memelerden süt emer. Iki günlükken sürüyle koşacak kadar güçlertir. Yirmi, yirmibeş yaşında erginleşir ve yetmiş yaşına kadar yaşar.
Bir sürüdeki filler birbirlerini gözetirler. Eğer biri yaralanır ya da tuzağa düşürülürse diğerleri ona yardım etmeye çalışır. Birçok hayvana karşı kendilerini savunabilirler. Ama çok yaşlı ya da genç filler, bazen aslanlara, kaplanlara yem olur. Filler saatte kırk kilometre hızla koşabilirler. Yüzyıllardır insanoğlu filleri tuzaklarla yakalayıp evcilleştirmektedir. Fil, özgür değilken nadiren yavrular. Bu nedenle fil gereksinmesi olduğunda insanlar filleri yakalamak zorunda olurlar. Bunun için orman içinde kaddah denen, etrafı çevrili bir alan kurulur. Bir fil sürüsü buraya sürülür. Sonra, özelolarak vetiştiritmiş filler bunların arasına katılır. Eğitilmiş filler, yabanıl fillerin sakinleşmesini sağlarlar. Fil tecrübeli bir eğitici tarafından evcilleştirilir ve hayatı boyunca onun tarafından yönetilir. Sert davrariılrrsa fil tehlikeli olabilir. Yumuşak huylu istenileni yaparlar. Insan taşırlar, yük çekerler ve orman açmakta kullanılırlar.
insanlar ve filler çok uzun süredir birlikte yaşamaktadırlar. Bu nedenle fil ve insan ilişkilerini anlatan masallar ve efsaneler bile doğmuştur. Hindular fil tanrısının engelleri vıkrnagücü olduğuna inanırlar. Eski Romalılar filleri bir savaş aracı olarak kullanmış ve onlar için özel zırhlar yapmışlardır. Filler, hayatları boyunca büyüyen nadir hayvanlardandır. Dişi ve erkek 20 yaşına kadar aşağı yukarı aynı hızla büvürler: daha sonra erkeğin boyu ve ağırlığı daha hızla artmaya başlar.


Yorumunuzu Bırakın

Yazan leyl
Tarih: 2nd Mart 2009
Kategori: f