Organizmanın her köşesine, damar ağacı gibi, bir de sinir ağacı uzanmaktadır. Özellikle hareketleri düzenleyen ve kaslara uzanan sinirlerde bir bozukluk veya kesilme olursa, o organın kasları hareketsizleşir, bu olaya felç ismi verilir. Özellikle insanların kol ve bacaklarına gelen felçler dikkati çeker. Yüzde, dilde olan felçler de konuşma bozukluğu ve ağız çarpıklığı ile hemen belli olur.
Önemli felçlerden biri de bağırsak felçleridir.
öldürücü bir hastalıktır. Her organın siniri bozulduğu vakit felç olayı ortaya çıkar. Örneğin göz felci, işitme felci vb.
Felçlerin meydana gelmesinde başlıca iki olay önemli roloynar. Bunlardan bir tanesi, organa veya kas içine giren sinirin ezilmesi ve kopmasıdır. Diğeri de merkezi sinir sistemi dediğimiz beyin, soğancık ve omurilik gibi yapılarda ortaya çıkan arıza ve hastalıklara bağlı olaylardır. Bu olaylar bir kanarna, bir tümör, bir iltihap, bir damar tıkanması olabilir. Bu tür felçlerin en sık rastlanan tipi yarım felçtir.
Yarım felçlere oldukça sık rastlanır. Beyin yarıkürelerinden birini orta bölümünde etkileyen, ister yüzeysel, ister derin bütün bozunlar (travmaya bağlı, darnarsal, yangısal, ursalyozlaştırıcı), bedenin karşı yanında bir yarım
felce yol açabilirler. Piramit demetin herhangi bir bölümünün ölümüne yol açabilecek bir damar yırtılması, orada oluşan “tromboz” ya da başka yerden gelen “amboli” pıhtılar, apse, ur, söz konusu olabilir.
Yarım Ielce genellikle, yaşlı, damarları bozulmuş kişilerde rastlanır. Çeperleri kireçlenen damarlar. kopabilir ya da tıkanabilir. bu yüzden beynin bazı bölgelerine yeterince kan gönderemezler.
Bu, genellikle, inme diye nitelenen durumdur ve çeşitli belirtilerle yansır. Hasta ölü gibidir, yüzü kanlı, solunumu gürültülüdür, dış uyarılara yanıt vermez, bazen sidik ve dış kı kaçırır. Sonra ko ma yerleşir; bedenin yarısında felç görülür; hasta yalnızca bedeninin bir yanını oynatabilir; yüzü artık bakışımlı değildir, gözler bir yanda yukarı bakar. Muayenede, refleksler değişmiş bulunur.
Yüzdeki bakışımsızlık, yüz felcinin merkezi sinir sistemi kökenli olduğunun belirtisidir. Hasta solurkerı, her soluk verişte felçli yanın yanağı kalkar. Gülümsemesi söylenirse, yalnızca yüzünün sağlam yanıyla başarabildiği gözlenir. Pelcin komayla olan bu ilk dönemi az ya da çok uzun bir süre devam eder. Genellikle birkaç saat ya da birkaç günde hasta, bilincini kazanır.
İLK YARDIM VE TEDAVİ:
Yarım felcin nedenleri çoktur. Öncelikle bu nedenlerin tedavisine girişilir. Neden, kan toplanmasıysa boşaltılır; bir kalp içzarı iltihabı ya da tifo ateşiyse, tedavi edilir; damar oluşum bozukluğuysa (anevrizma vb.) ameliyat edilir; ursa, ameliyatla çıkarılır.
Bununla birlikte, genelolarak uygulanabilecek bazı kurallar da vardır. Zamansız tedavilere girişmemek, felçliye bir şey içirmeye çalışmamak çünkü gırtlak felci varsa, akciğerlere kaçabilir. Kişi bilinçsizse, ko ma evresinde, üst solunum yollarının tıkanmasını engelleyecek biçimde yan yatırılmalıdır. Bu yatış biçimi, rahat soluk alıp vermesine yardımcı olur.’ Ayrıca, her 3 saatte bir dayanma yerlerinde yaralar açılmaması için, öteki yanına çevirmek gerekir. Darnar kökenli yarım felçlerin tedavisinde. yavaş yavaş artırarak yaptırılacak hareket çok önemli bir öğedir.