Bir cismin çekilerek, sıkıştırılarak veya katlanarak şekil değiştirdikten sonra tekrar eski şeklini alabilme özelliğine esneklik adı verilir.Birlastik.parçası ucundan çekildiği zaman esner, bırakılınca eski şekline döner. EI ilesıkıştırılan bir tenis topunun üzerinde ufak çukurcuklar oluşur. Ancak bu çukurcuklar karşı bir kuvvetin etkisiyle tekrar düzelmeve, yani eski şekillerini almaya çalıştığından tenis topuna çok kuvvetli bastırmak gerekir. Topun yere atılınca zıplamasının nedeni de ayni olaydır.Topun yere değdiği nokta bir an için düzleşir, eski şeklini aldığı anda ise top bu şekil değiştirmenin etkisiyle yukarı doğru zıplar.Yere düşürülen bir kitap ise zıplamaz; çünkü kitap esnek değildir. Zıplatılmadan yere düşürülen tenis topu tekrar yukarı çıktığı zaman ilk atılmış olduğu yüksekliğe erişmez. Bunun nedeni, topun yere değdiği anda bir miktar enerji kaybetmiş olmasıdır. Topun her zıplayışı bir önceki ne oranla daha alçaktır. Top her seferinde bir önceki yüksekliğine erişebilseydi topun yerle çarpışmasında tam esneklik olurdu.
Tenis topu tam esnek değildir. Oysa sentetik kauçuktan yapılan bazı toplar tam esnekliğe çok yakındır. Bir topun elde sıkılması esneklik ölçüsü hakkında belirli bir fikir verir. Yumuşak toplar fazla zıplamaz. Çok zıplayan bir top serttir ve parmaklarla sıkıştırıldığı zaman hemen eski şekline dönmeye çalışır. XVII. yüzyılda yaşamış büyük bilim adamlarından Robert Boyle, sesin havadan geçebilmesinin, havanın esnek oluşuna bağlı olduğunu bulmuştur.Bir mantar tabaneası patlatıldığı zaman molekül adı verilen küçük hava tanecikleri mantarın ani hareketiyle itilir, ancak diğer moleküllere çarparak geri gelirler.
Boyle, her molekülün yaylı bir cisim gibi hareket ettiğini öne sürmüştür.Birbirlerine çarpan moleküller geri dönerek başka moleküllerle çarpışırlar. Ancak moleküller tam esnek olmadıklarından her bir çarpışmada daha az geri giderler. Dışa doğru yayılan ve uzaklaştıkça hızını kaybeden hava moleküllerinin hareketi ses dalgalarını oluşturur. Bütün esnek cisimlerin bir esneklik sınırı vardır.
Cismin şekil değiştirmesine neden olan kuvvet bu sınırı aşarsa. cisim eski şekline dönemez. Örneğin, bir yayı çekmek için uygulanan kuvvet çok fazla ise yay esner, eski halinden daha uzun bir biçim alır ve esnekliğini kaybeder. Tahta da esnek bir cisimdir. Bir atlama tahtasının üzerinde zıplandığı zaman tahta yaylanır ve eski şeklini alır. Tahta aşağıya’ doğru kıvrıldıkça üst yüzeyi esner. alt yüzeyi ise sıkışır. Çok fazla kıvrılırsa kırılır.
Çelik kirişler de esneklikleri nedeniyle vaylanabilirler. Yüksek binalar kuvvetli rüzgarda vaylanabilen çelik ve betonarmeden yapılır. Bu maddelerin esnekliği olmasa çelik köprüler ve gökdelen gibi yapılar kolaylıkla parçalanırdı.
Mühendisler kullandıkları yapı malzemesinin esneklik derecesini bilmek zorundadırlar. Böylece malzemenin parçalanmadan yaylanabileceğinden emin olurlar. Bir kirişin dayanıklılığını denemenin yollarından biri, kirişi kırılana kadaryüklemektir. Böylece aynı maddeden yapılan aynı boy ve şekildeki diğer bütün kirişlerin kırılma noktası anlaşılmış olur.

