İnsanlar çeşitli giysiler giyerler. Giysilerin bazıları sıcak tutmak, bazıları ise serin tutmak için yapılmıştır. Yağmurdan korunmak için özel giysiler vardır. Bazı giysiler ise insanı güneşten korur. Ancak insan vücudunun, bütün bu işlevleri ve daha da fazlasını yerine getiren doğal bir örtüsü vardır. Işte bu örtü deridir.
Deri, soğuk havalarda insanı sıcak tutmak amacıyla kendini ayarlar. Vücut fazla ısındrğı zaman da ısı kaybetmesini sağlar. Deri, güneş ışınlarına karşı kendini korur. Ayrıca su geçirmez. Bundan başka, vücudu bakteri ve benzeri zararlı organ izmalara karşı da korur. Giysilerin tersine, deri canIıdır ve çeşitli duyu organları aracılığıyla çevredeki değişikliklere, göre kendini avarlavabilir. Dokunmaya, sicağa. soğuğa ve acıya duyarlıdır. Insan derisinin kalmhğı 0,3 cm. ile 0,1 cm. arasında değişir. En ince olduğu yer gözkapaklarınm üstü, en kalın olduğu yer de ayak tabanlarıdır. Deri, vücudun her yerinde iki ayrı kattan oluşur. Üst kata üstderi (epiderm) adı verilir. Üstderi, “dermis” adı verilen altderinin üzerini kaplar.
Deri, vücuttaki diger dokular gibi hücrelerden oluşur. Üstderinin yüzeyindeki hücreler sürekli olarak değişir. Dökülen hücrelerin yerini bir alt kattaki hücreler alır. Üstderi birkaç hücre katından oluşur. Her hücre yavaş yavaş bir üstteki kata geçer ve en üst kata geldiği zaman dökülür. Üstderinin en alt katına temel hücre katı adı verilir. Bu katdaki hücreler uzun sütunlar biçiminde olup, bir araya toplanmış durumdadır. Hücrelerin bölünerek yeni hücreler oluşturduğu kat burasıdır. Bu hücreler, yüzeyde dökülen hücrelerin yerine oluşmaktadır. Bununla, bir üzerindeki, “dikenli kat” adı verilen kata birlikte Malpighi katı adı da verilebilir. Dikenli kat ufacık diken ya da köprüler aracılığıyla birbirine bağlanmış degişik biçimlerdeki hücrelerden oluşur.
Üstderinin yüzey tabakasının bir altındaki kat ise, iki katı ayıran darbir çizgiden oluşur. Bu kat su ve diger maddelerin derinin içine geçmesini önleyen bir madde içerir.
Üstderinin yüzey katı çok yassı yirmi kadar hücre katından oluşur. Bu hücreler gerçekte ölü hücrelerdir. Üstderinin bu ölü hücreleri, keratin adındaki bir proteinden oluşan sert liflerdir. Keratin aynı zamanda saçları ve tırnakları oluşturan proteindir. Üstderinin, beslenmesini sağlayacak herhangi bir kan damarı yoktur. Üstderi hücreleri, altderiden süzülerek gelen maddeler aracılığıyla beslenir. Altderiden en uzakta olan hücreler yeterli besin alamadıkları için ölür.
Altderi. üstderinin tümünden daha kahndır. büyük bir bölümü liflerin ördüğü bir ağdarı oluşur. Bu lifler iki çeşittir. Bir bölümü kollagen adı verilen sert, bükülmez bir proteinden oluşur. Diğer bölümü ise uzavabilen, esnek liflerdir. Deri gerildiği zaman lifler onun eski haline gelmesini sağlar. Yaş ilerledikçe derinin esnekliği azalır.
Yaşlılarda deri krnşır ve sarkmaya başlar. Altderide çeşitli kan damarları vardır. Bunların bazıları yüzeye yakın, bazıları ise daha derindedir. Bu damarlar sadece derinin canlı bölümünü beslemekle kalmaz, aynı zamanda vücut sıcaklığının ayarlanmasında da önemli roloynar. Insan vücudu fazla ısmdığı zaman, örneğin yorucu bir egzersizden sonra, deri kızarır. Bunun nedeni yüzeye yakın olan kan damarlarının genişlernesidir. Bunun sonucunda kandaki iSi havaya geçer. Öte yandan, insan üşüdüğü zaman derinin yüzeyindeki damarlar. ısıyı dışarı vermemek amacıyla” büzülür. . Derideki sinir uçları, sinir sistemindeki duyu organlarının bir bölümüdür. Dokunmaya, ısıya, soğuğa ve acıya duyarlı olan çeşitli sinir uçları vardır. Derideki bu sinir uçları, omuriliğe ve beyne kadar giden uzun sinir liflerinin uçlarıdır. Bunlar, aldıkları algıları sinir lifleri aracrlığıvla beyne ulaştırır.
Altderiden kıllar çıkar. Kıl, ölü hücre sütunlarından oluşan ölü bir dokudur. Bu hücreleri üstderinin yüzey hücrelerinde de bulunan keratin adlı madde güçlendirir. Üstderinin diğer dokuları gibi kıllar da sürekli olarak dökülür ve yenilenir. insanda diğer canlılara oranla az kıl bulunduğu için, bunlar önemini yitirmiş durumdadır. Oysa başka memelilerde kıllar vücut sıcaklığını ayarlamakta roloynar. Bir memeli hayvan üşüdüğü zaman, kılların bağlı olduğu kaslar büzülür ve dolayısıyle kıllar dikleşir. Böylelikle kılların arasında kalan hava derinin üzerinde soğuğu geçirmeyen, ılık bir kat oluşturur.Bazen insan da, üşüvürıce tüyleri ürperir. Bu ürperme de kasların büzülüp kılların dikleşmesi sonucudur.
Her bir kılın dibindebir kıl keseciği ve buna bağlı bir de bez vardır. Sebum adında yağlı bir madde salgılayan bu beze yağ bezi denir. Bu salgı kılın yağlanmasını sağlar ve derinin yüzeyine vavılarak burada ince bir koruyucu kat oluşturur. Altderide. dağınık dururnda birçok ter bezi de vardır. Bunlar sıkıca birbirine dolanmış borular aracılığıyla yüzeye bağlanır. insan derisinde toplam olarak iki milyon terbezi vardır. Ter, derinin vücut sıcaklığını ayarlaması yönünden çok önemlidir. Vücudu çok ısındığı zaman insan terler. Bu ter, derinin yüzeyine çıkarak buharlaşır ve böylelikle ısı kaybı olur. Ter aynı zamanda bir takım erimiş tuzlar içerir. Böylece, terlemek suretiyle insan vücudundaki zararlı maddeleri de atmış olur.
Üstderiyle altderi arasında melanosit adı verilen bir hücre ağı vardır. Bu hücrelerde, Güneşin etkisiyle melanin adında bir renk maddesi oluşur. Güneşte yanınca derinin rengini değiştiren, işte bu maddedir. Derinin güneşte renk değiştirmesi gerçekte, kendini korumak için gösterdiği bir tep. kidir. Melanin adındaki renk maddesi altderinin, Güneşteki mor ötesi ışınlardan zarar görmesini önler:
Çeşitli deriler: Omurgalıların başka gruplarındaki hayvanların derileri, memelilerinkinden oldukça değişiktir. Yılan balığı gibi çenesiz balıkların pulsuz, düzgün derileri vardır.
Köpek balığı, vatoz gibi kıkırdaklı balıkların derileri çok sert ve pürüzlüdür. Üzerinde ufacık, diş gibi birçok pul vardır. Bu yüzden derilerinin yüzeyi zımpara kağıdı görünümündedir. Ton, alabalık. morina gibi kemikli balıkların ise derilerinin altında kemikli pullar vardır. Bunlar her yıl oluşan bir dizi halkadan ibarettir. Bir uzman balıkların yaşını bu halkalara bakarak saptavabilir.
Kurbağa gibi hem suda hem karada yaşayan hayvanların derileri ise nemlidir. Bu hayvanlarda deri, solunum organı işlevi görür. Havadaki oksijen, deri aracılığıyla kana geçer.
Yılan ve kertenkele gibisürüngenlerin kuru, kabuksu derileri vardır. Bunların altderilerinde genellikle kemikli levhalar bulunur.
Kuşların derisi ince, gevşek ve kurudur. Üstü tüvlerle kaplıdır. Bunların gaga ve tırnakları da deri yapısında olup tüyleri gibi dökülüp yenilenebilir. iç salgıbezlerinde oluşan bozukluklar deride önemli değişiklikler yaratırlar. Şeker hastalarında kaşıntı. mantar hastalığı, deri yangısı, kan damarları bozukluğu, ülser, kangren görülebilir. Aynı şekilde, hipofiz, kalkanbezi, paratiroit ve böbrek üstü bezlerinin bozukluğu deride değişiklikler yapar. Karaciğer hastalıkları ve beslenme yetersizlikleri de. deri anormalliklerine sebep olur. Ruh hastalıklarında da deri bozukluklarına rastlanır.

