Karşıt iki kuvvetin denk gelmesi haline denge denir. Bir halat çekme yarışması düşünelim. iki taraf da halatı bütün kuvvetiyle çekiyor, fakat hiç biri verinden kıpırdamıyor olsun. Bu durumda iki taraf “dengededir” denir. Birbirine karşıt yönde eşit kuvvetlerle çekiyorlar demektir.
Ağırlık ölçen teraziler de kuvvetlerin dengesi kuralına göre çalışır. iki taraftaki ağırlıklar eşitse. kefeler aynı hizada olur. Bir tarafa dengeyi bozacak bir ağırlık kovulursa. öbür tarafa da eşit ağıriık koyarak denge sağlanabilir. Her iki kefe yeniden aynı hizaya gelir.
Kararlı denge, kararsız denge ve tarafsız denge olmak üzere üç çeşit denge vardır. Tek bacağınız üstünde düşmeyecek şekilde durursanız. kararsız denge durumundasınız demektir. Kolayca düşebilirsiniz. Kararsız denge, kolayca bozulabilir denge demektir.
Bir şişe alt tarafı masanın üstünde olarak durursa, kararlı denge durumundadır. Fakat şişeyi baş aşağı durumda ve ağız kısmı masanın üstünde olarak koyarsak, kararsız denge durumundadır. Bir dokunmayla devrilebilir.
Bir şişe normal durumda, ağzı yukarıda olarak dururken, yana doğru çekilirse, ağırlık merkezi yükselir. Fakat ağırlık merkezi aşağı inmek istediğinden, bırakınca şişe normal durumunu alır. Kararlı denge durumuna geçer.
Şişe baş aşağı dururken yana doğru çekince, ağırlık merkezi aşağı iner. Bu yüzden hemen yana doğru devrilir. Devrilmeden önceki durumu kararsız dengedir.
iki ayak üstünde dururken vücudumuz tarafsız denge durumundadır. Küçük bir hareketle vücudumuz kararsız denge durumuna geçebilir: Bir cisim dengede denince, bu durumdaki denge, tarafsız veya kararsız dengedir.
insanın gözleri ve kulakları, dengede durmasına yardımcı olurlar. Kulağın bir bölümü, işitme için değil, denge içindir. Kulaktaki dengeleme sistemi içinde bir sıvı vardır. Bu sıvı, baş hareket ettikçe, hareket eder. Hareket, ince sinir telleriyle beyne bildirilir. Dengenin bozulması tehlikesine karşı bir refleks hareketi ile vücudun tekrar denge durumuna dönmesi sağlanmış olur. Bütün bunlar bilinçsiz olarak gerçekleşir. Sıvının hareketi baş dönmesine yol açar. Başın hareketi durdurulmazsa, kulaktaki sıvı hareketine devam eder. Giderek kişi dengesini kaybeder ve düşer.
Bir kaptaki su ısıtılınca, kaynayana kadar sıcaklığı yükselir. Sonra, 100°C’de sabit kalır. Su buhar olmaya başlayınca, ocaktan aldığı ısıyı kaybetmeye başlar. Ne kadar ısı almışsa, o kadar ısı kaybeder. Bu da fiziksel dengedir.
Etil alkol ve asetik asit karıştırılırsa, kimyasal tepkimeler sonunda etil asetat ve su ortaya çıkar. Fakat etil asetat suyla birleşerek alkol ve asetik asite dönüşür. Buna tersinir kimyasal tepkime denir. Etil asetat ve suyun yeniden, yapıldıkları maddelere dönüşmeleriyle denge sağlanmış olur. Buna da kimyasal denge denir.

