Cinsel Eğitim Doğumdan Itibaren Başlaması Gereken Bir Eğitim Her ne kadar yetişkinlerden farklı şekilde ve anlamda da olsa, çocuk ilk yaşlarda vücudu ve karşı cins hakkında merak duyar. Çocuk, üç dört yaşlarında kendisi ve nereden geldiği hakkındaki soruları korkmadan ve çekinmeden sormaya başlayacaktır. Bu sorular, onun merakını giderecek ve yeterli bilgiyi verecek şekilde, doğru olarak yanıtlanmalıdır. Bu ilk dönemlerde genellikle bir veya iki özetleyici açıklama yeterli olacaktır.
Cinsiyet, tabiatın devamlılığında temel unsuru meydana getirir.
Çocuğun bu konuda merak duyması çok doğaldır. Gelişiminin ilk beş veya altı yılında olan bir çocuğun cinsiyet yönünden davranışları, bazı psikologları, cinsiyetin, bütün hayatın biçimlenmesinde ve gelişiminde en önemli faktörlerden biri olduğu sonucuna götürmüştür. Bu davranış hayatın gelişimi ile şekillenmeye başlar, yaşadığı her olay çocukta kalıcı izler bırakır. Bunun için bazı otoriteler, cinsel eğitimin evde ve doğumdan itibaren başladığını kabul ederler.
Evcillk oynamak, büyüklerin hareketlerini taklit etmek Anne ve babalar cinsiyet hakkında nasıl davranırlarsa, onların birbirlerine karşı tavırları nasılsa, çocuğa da öyle yansır. Eğer anne, cinsiyetin tiksindirici, tehlikeli ve doğum yapmak için katlanılan bir külfet olduğu duygusu ile hareket ederse, belki de çocuğun geleceğindeki sıkıntılı problemleri? tohumlarını ekmiş olacaktır. Ome” ğin, karısını aşağılayan bir baba, cinsiyet konusunda, çocukta yıllarca süren gizli iç çatışmalara yol açabilecek bir davranışa neden olabilir.
Çocuk çok küçükten. kadın ve erkek arasındaki farkları seslerinden, görünüşlerinden, babasının sakalından, elbiselerinden, ana ve babanın ev içi işlevlerindeki farklılığından hisseder.
Doğruluk, sevgi ve samimiyetin olduğu bir evde, çocuk, bu farklılıklar ve cinsel konular hakkında sorular sormakta kendisini özgür hisseder. Eğer ana-baba utangaç ve bağnaz ise veya cinsiyetle ilgili konuları, dokunulmaz yani tabu olarak nitelemişse, çocuk da cinsiyeti ve cinsel organlarını utanılacak ve iğrenç organlar olarak tanıyabilir. Zamanla çocuk, cinsiyeti, hayatın devamının doğal bir seyri yerine “kirli” bir olayolarak düşünür, Ana-babaların, çocuklarının sorularını cevaplamada karşılaştıkları en önemli zorluklardan biri de, konuşurken kullanacakları doğru terimlerin eksikliğidir.
Çocuk genellikle diğer çocuklardan cinsiyet hakkında bir şeyler kaptığında, kelimeleri hoş olmayan kalıplarla karışmış bir biçimde öğrenir. Anne ve babalar bunu önlemek isterler, fakat genellikle doğru kelimeleri ve yaklaşımları bilmemeleri onları engeller. Doğru deyimlerin bilinmesi, ana ve babayı soruları anında, bir imaya ve de utanmaya yer vermeyen basitçe cevaplayabilir hale getirecektir. Cinsiyet, doğadaki her canlıda, bitkilerde, kuşlarda, hayvan hayatında vardır. Biyolojinin temelini kavramak, ana babalara sadece terimleri değil fakat konuya yaklaşım şeklini de öğretebilir.
Cinsel öğretirnde bilimsel dil kullanılabilir. Fakat bu, özellikle ilk yıllarda adeta bir sanattır. Çocuğa,o sorana kadar bu konularda bir şey anlatılmamalıdır, gerçi sorduğunda gerçek söylenmelidir ama hepsini bir seferde anlatmaya gerek yoktur. 4-5 yaşlarında bir çocuk genellikle ayrıntılı bir açıklamayı istemez ve ayrıntıları ka vrayamaz. Ona anlatılacak gerçek, onun anlayabileceği gibi olmalıdır. Böylece kendi vücudunun nasıl annesinin vücudunda (içinde) olduğunu soran 5 yaşında bir çocuğa babasının, annesini sevmesinin bunun nedeni olduğunu söylemek yeterli olacaktır.
Çocuğa ilk yıllardaki bir açıklamada (ergenlik çağında daha ayrıntılı) ne anlatılmalıdır?
Cinsiyet hayatın bir parçasıdır ve bunun öğretiminde zaten duyarlı olan çocuğa gereksiz vurgulamalar yapılmamalıdır. Eğer çocuğa ilk yıllarda basit ve gerçek cevaplar verilirse, çocuk ergenlik çağında karşılaşacağı problemlere daha iyi hazırlanmış olacaktır. Gelişen bir genç kız ve delikanlı kendilerinde meydana gelen değişimin doğurduğu telaş ve korkuya karşı önceden aydınlanmış olur. Böylece herkeste beliren ve soyun devamı için gerekli olan cinsiyet dürtüsünü anlamakta güçlük çekmez.
Böylelikle de çocuk, ergenlikteki değişimleri korkusuzca, utanmadan ve ürkmeden kabullenmeye hazırlanmış olur. Kızlar, erkeklerden daha erken gelişirler; adet kanamaları başlamadan önce, onları buna hazırlamak gerekecektir. Hazırlıklı olmayanlar için bu olay ürkütücü olabilir. Aynı şekilde erkek çocuklarda geceleri meni akıntısı başlaması da korkutucu ve iğrendirici olabilir. Başlangıçtan beri çocuğa bir cinsiyet eğitimi vermek isteyen anne ve babalar için bunun en uygun yolunun ne olduğu çözümlenmiş değildir. Bu konuda bazı kitaplar gösterilebilir ve örnekler verilebilir. Anne ve babanın cinsiyet hakkındaki davranışlarını uygun bir şekilde yerine getirmelerinin çocuğun gelişimi üzerinde çok önemli olduğu bilimsel açıdan da kabul edilmiş bir gerçektir.


Yorumunuzu Bırakın

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: Gebelik ve Bebek Bakımı