Sodyum kimyasal bir elementtir. Günlük yaşantıda kullanılan pek çok maddede bulunur. Sofra tuzu ya da sabun sodyum içeren maddelerdir. Boraks, kostik soda ve suyu köpürten maddelerde sodyum vardır. Ayrıca, kumdan cam yapımında da sodyum kullanılır. Sodyum metaller grubundandır. Yerkabuğunda en çok bulunan elementler arasında altıncı gelir. Yerkabuğunuri ve denizlerin vaklaşık olarak yüzde 3′ünüsodyum oluşturur. Insan vücudunun ise yüzde 0,15 kadarını oluşturur. Canlılar vücut yapılarında sodyuma gereksinirler.
Arı sodyum, gümüş beyazlığında bir metaldir. Metallerin ÇOğunun sert olmasına karşılık sodyum vurnuşaktır. Başka maddelerle çok kolay birleştiği ve etkidiği için doğada tek başına bulunmaz. Ancak başka kimyasal maddelerle oluşturduğu bileşiklerine rastlanır.En çok rastlanılan sodyum bileşiği sofra tuzu olarak bilinen sodyum klorürdür. Boraks. sodyum tetraboratın sulandırılmiş şeklidir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Sivrisinek, böcekler sınıfının ikikanatlılar takımından bir eklembacaklı türüdür. Sivrisinekler durgun suların olduğu yerlerde çok bulunur. Genellikle göl veya havuz kenarlarında sürüler halinde sivrisineğe rastlanır.
Toplam olarak 2 500 değişik sivrisinek türü vardır. Bu türler kutuplardan tropikal bölgelere dek dünyanın hemen hemen her yerinde bulunur. Sivrisineğin altı tane uzun bacağı, iki saydam kanadı ve ince bir vücudu vardır. Çok küçük olan duyargaları bölütlerden oluşur. Erkek sivrisineğin antenleri dişininkine oranla daha tüvlüdür. Sivrisineğin ağız bölümü avının derisini delip kanını emecek biçimdedir. içi boş uzun bir tüpten oluşan bu ağız bölümüne hortum adı da verilir. Horturn sivridir ve deriyi delecek kadar serttir. Sivrisinek de yaşamı süresince başkalaşım (metarnortoz) geçirir. Olgunlaşmamış biçimindeyken kurtçuk adını alır. Bu biçimi olgunlaşmış biçiminden çok farklıdır. Çiftleşmeden sonra dişi sivrisinek yumurtalarını suva yumurtlar. Bazı sivrisinek türlerinin yumurtaları küme halindedir. Bu kümeler suyun yüzeyinde yüzer. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Sinir sistemi, vücudun eylemlerini yönetir. Sinir sistemi beyin ve omurilikten oluşur.Beynin buyrukları omuriliğe geçer ve sinirler aracılığıyla vücut dokularına iletilir. Sözgelimi kaslar, beynin buyruklarını taşıyan sinirler tarafından uyarılınca hareket ederler. Beyin vücuttan haber alıp bu haberlerden yararlanır. Duyu organları beyne vücudun içinde ve dışında olup bitenlere ilişkin bilgiler verir. Bu organlar acıya, dokunmaya, kokuya, tada, sese, ısıya, ya da ışığa duyarlıdıriar. Bunların verdiği bilgilerin bir bölümü beyinde anılar biçiminde saklanır. Anılar çoğu kez, beynin daha sonra alacağı bilgilerevereceği cevapları etkiler. Beyin kendisini kuşatan kafatası kemikleri tarafından iyice korunmuş durumdadır. Beyinden sırtın alt yanına kadar uzanan omurilik de zedelenmelere karşı korunmuştur. Omurlar, omurgayı oluşturmak üzere birbirine geçmiş küçük kemiklerdir. Her omurun ortasında bir delik vardır. Bütün omurların delikleri aynı hizadadır. Bunlar omurganın merkez kanalını oluştururlar. Omurilik bu kanaldan geçer, etrafını çeviren kemikler tarafından korunur.
Beyin ve omurilikten çıkıp vücudun çeşitli kısımlarına giden sinirler. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 3rd Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

sinemaSinema XX. yüzyılda gelişen bir sanat dalıdır. Sinema salonunda sevredilen film toplu bir çalışmanın ürünüdür. Beyazperdede görülen oyuncuların dışında, perdede görünmeyen birçok sanatçının ve teknisyenin katkısı vardır filmi n ortaya çıkmasında. Sinemadaki koltuğunuzda arkanıza dönerseniz perdedeki görüntünün bir ışık demeti tarafından vansrtıldrğrru görürsünüz. Bu ışık ışını sinemanın arkasındaki küçük bir pencereden gelir. Pencerenin arkasında bir gösteri m odası ve bu odanın içinde bir gösterici vardır. Gösterici, filmi beyazper
Bir film göstericiden yansıtıldığı zaman iki görüntünün geçişi arasında saniyenin bir bölümü kadar bir süre geçer. Bu süre içinde beyazperdeye görüntü yansımaz. Demek ki, sinema filmi, beyazperdeye çok kısa aralıklarla yansıtılan bir dizi hareketsiz görüntüden oluşur. Fakat insan gözü bu hareketsiz görüntüler arasındaki boşluğu farkedemez.
Beyazperdeye yansıtılan görüntüler sürekli gibi görünür. Yani sinema gerçekte gözün bir çeşit aldaiımasıdır. Bir dizi hareketsiz resim, perdeve yansıtılınca hareket izlenimini verir.Film, makara adı verilen özel bir yuvarlağa sarılmış olarak saktanır. Tek bir makaraya birkaç yüz metrelik film sarılabilir. Film bir makaradan göstericive geçer, buradan çıkınca bir diğer makaraya sarılır. Göstericinin içinde çok güçlü bir ışık kaynağı vardır. Bu ışık,bir ayna ve bir mercekler sistemi aracılığıvla paralel bir ışık ışıru oluşturur. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 3rd Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Besinlerin, kana geçecek duruma gelebilmek için, ağızdan başlayarak bağırsaklara kadar uğradıkları fiziksel ve kimyasal değişrnelerin tümüne sindirim denilir. Bütün hayvanlar yaşayabilmek için besin’ almak zorundadırlar.Yılanlar daha küçük hayvanları olduğu gibi vutarlar. sivrisinekler kendilerinden daha büyük hayvanların kanlarını emerler. sığırlar ot yerler. Tabii insanlar da her türlü bitkisel ve hayvansal yiyecekleri yerler. Ama hangi hayvan, ne tür besin yerse yesin, hayvanın bu besinlerden yararlanabilmesi için bunların çözülmesi gerekir. Bu çözme olayı sindirimdir. Bunu, sindirim sistemi ya da sindirim aygıtı yerine getirir. Hayvanın vücudunun çalışır durumda kalması içinbesine gerek vardır. Vücut, hücrelerden yapılmıştır. Büyük bir hayvanda sayılamayacak kadar çok hücre vardır. Hayvanın vücudunun büvüyebilmesi, yıpranan bölümlerinin yenilenebilmesi, gerekli yeni hücrelerin yapılması için besin maddelerine gerek vardır. Besin, bir hücrenin işini yapabilmesi için gerekli enerjiyi sağlayacak yakıt olarak da gereklidir. Vücutlarında fazla hücre bulunmayan küçük hayvanlar büyük hayvanların besin maddelerini vücudun her yanına dağıtmakta karşılaştıkları sorunlarla karşılaşrnazlar. Sözgelimi, hidranın torbaya benzer bir vücut biçimi vardır. Midesi vücudunun ortasındaki boşluktan ibarettir. Bu canlı, suda yaşar. Besinini de yakalayıp içine aldığı daha küçük canlılar ve parçacıklar oluşturur. Besin, uygun bir biçimde sindirilince, bu maddeler sudan doğrudan doğruya vücut hücrelerine soğurulur. Bunların uzun bir yol alması gerekmez. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 3rd Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Silür dönemi aşağı yukarı 435 milyon yıl önce başlamış ve sadece 30 milyon yıl sürmüştür. Silür dönemi, yeryüzü tarihinde çok kısa bir süre olmasına karşın, oldukça olavlı bir dönemdi. Bu dönemle karada ilk bitkiler ortaya çıkmıştır. ilkel balık biçimleri gelişmiş ve bunlardan daha gelişmiş hayvanlar ortaya çıkmıştır. Silür dönemindeki hayatın nasıl olduğunu belirten çok sayıda fosil bulunmuştur. Fosiller ölmüş hayvan ve bitki organizmalarının kayalarda bozulmadan saklanan kalıntılardır.Fosiller üzerinde çalışan bilim adamlarına paleontolog denir. Paleontologlar, fosilleri inceleyerek eski yaşam biçimleriyle bugünkü yaşam biçimlerini karıştırmışlar.Silür döneminin başlangıcında karalarda hayat yoktu; sadece sularda hayat vardı. Sularda. midye ve salyangoz gibi yumuşakçaları içeren omurgasız hayvanlar yaşıyordu. Bazı yumuşakçalar denizlerdeki en büyük hayvanları oluşturuyordu. Bu dönemde yaşamış olan euripteridler günümüzdeki vengeçlerin atalarıydı. Bunlar büyük bir olasılıkla denizde değil, tatlısularda yaşıyorlardı. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 3rd Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Silisyum kimyasal bir elementtir. Simgesi Si ile gösterilir. Yerkabuğunda en çok bulunan elementler arasında ikinci gelir. Yerkabuğunun yüzde 25′ten fazlasını silisvurn oluşturur. Silisvurndan daha fazla bulunan tek elemerit oksijendir. Bütün kayalar, toprak ve kumlar silisyum içerir. Silisyum, ayrıca deniz, göl ve nehirsularında da bulunur. Atmosferdeki tozlarda da vardır. insan için çok önemli olan bu element pek çok bitki ve hayvanın yapısında da bulunur. Tuğla ve çimento silisyum içeren maddelerdir. Çömlekçilik ve porselen yapımında kullanılan çamur da silisvurn içerjr. Cam yapımında ise silisyum gene gerekli bir maddedir.Silisyum doğada arı halde bulunmaz. Sadece başka elementlerle oluşturduğu bileşiklerine rastlanır. Bileşikler ve elementler molekül adı verilen küçük yapıtaşlarını içerir. Her molekül ise küçük atomlardan oluşur.En çok rastlanılan silisvurn bileşiği silisyum dioksittir. Bu bileşiğin içerdiği her molekül bir silisyum atomu ile iki oksijen atomundan oluşur. Genellikle silika adıile tanınır ve çok değişik şekillerde bulunabilir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 3rd Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...6 7 8 9 10 ...67 68 69 İleri