Çocukluk bir büyüme dönemidir. Bu dönem sıra­sında insanların ağırlıkları yirmi kat kadar artar ve insan büyümüş olur. Ama büyümüş durumda olan şeyler de büyür. Örneğin tırnaklar ve saçlar durmadan büyür. Aynı nedenle erkeklerin çoğu her sabah tıraş olur.
gerek büyüme halinde, gerekse büyümüş durum­da olan canlılarda. tek tek hücreler sürekli olarak büyümekte, ölmekte yenileri meydana gelmekte­dir. Tüm canlının büyümesi, bu tek tek hücrele­rin doğmaları ve ölmeleri sonucudur.
Büyüyen çocukta yeni hücrelerin oluşma hızı, yaşlı hücrelerin ölme hızından fazladır. Sözgeli­mi, gelişen bir çocuğun vücudunun yüzeyi hızla artar. Derideki her hücre, başlangıç hücresinden daha küçük, birbirinin aynı iki hücreye bölünür. Bu yeni hücreler de bölünmeye, dört hücre haline gelecek duruma hazır oluncaya kadar büyü­meye devam ederler. Erginlerde yeni hücreler, derinin üst tabakasının alt yanında oluşur. Bunlar ancak, derinin dış yüzünde yitirilmekte olan hüc­releri karşılamaya yeterler.
Bir insanın tırnağı, bir koçun boynuzu ve bir sal­yangozun kabuğu birbirine eklenerek büyüme adı verilen bir süreçle büyür. Bunlar canlı değil­dir, ama canlı hücreler tarafından vücuda getiril­mektedir. Yeni madde meydana geldikçe bunlar ağır ağır ileri itilirler.Canlıların büyümeleri sırasında yalnız boyları ve ağırlıkları artmaz.Çoğunun biçimleri ve görünüş­leri de değişir. Bir tetari kurbağaya benzemez. Ama birkaç haftalık büyümeden sonra ön ve arka bacakları gelişir, kuyruğu kaybolur. Çok geçme­den, kurbağa olur. Aynı şekilde, rneşe palamudu meşe ağacına, tırtıl da kelebeğe dönüşür. Birbirinin tıpatıp aynı olan iki organizma yoktur. Her organizma değişik biçimlerde ve değişik hız­larda büyür ve gelişir. Kimi yavaş, kimi hızlı bü­yür.
Bazıları belirli bir mevsimde büyürler. Çoğu ağaçlar ilkbaharda hızla büyürler. Bu hızlı büyü­me dönemi, bazı ağaç türlerinin gövdelerindeki yıllık halka düzeninde görülebilir. Böcekler ve yengeçler gibi bazıları ise, aralıklı olarak büyür­ler. Bunlar katı dış iskeletlerini değiştirir, ya da atar ve çok hızlı bir şekilde büyürler. Bunun ar­dından yeni bir iskelet vücuda gelir, ikinci kez gömlek değiştirme zamanına kadar büyüme du­raklar.
Bazı canlılar, sözgelimi bitkiler, yaşamları bo­yunca büyümeye devam ederler. Köklerin ve sap­ların uç bölümlerinde sürekli olarak yeni hücreler oluşur. Bu yüzden bitkiler daima havaya ve top­rağın içine doğru büyüyüp dururlar. Daha başka organizmaların belli bir yaşa geldikleri zaman büyümeleri durur. Sözgelimi dünyadaki en bü­yük hayvan olan mavi balinanın on üç yaşına bastığı zaman gelişmesi durur. Bu sırada boyu 25 metreyi, ağırlığı ise 76 tonu aşmıştır.
Genellikle insanların yirmi yaş sıralarında boyla­rının uzaması durur. Bazı çocuklar diğerlerinden daha hızh büyüdükleri için bu yaş değişir; bunlar on yedi, on sekiz yaşlarında tam büyümüş duru­ma gelirler. Aynı şekilde kızlar genellikle oğlan­lardan daha hızlı büyürler.
Çocukluk, ya da ergenlik dönemlerinde büyüme­de ani bir atılım meydana gelir. Bu büyüme atılı­mına hemen her organ katılır. Kemikler uzar, boy’ ve en artar. Oğlan çocuklarının omuzları ve gö­ğüsleri genişler. Kızların ise kalçaları. vücudu çocuk yapmaya hazırlamak için genişler, bu sırada göğüsler gelişir. Erginleşme döneminin sonların doğru vücut tam şeklini almıştır. Bundan sonra yeni hücrelerin meydana gelmesi, vücutta yıpranan yaşlı dokuların onarılması ve aktarılması ilE ilgili olur.
Enerji besinlerden sağlanır. Yenen besinin türü, büyüme bakımından çok önemlidir. Sağlıklı bir beslenme için karbonhidratlara, proteinlere VE yağlara gerek vardır. Az miktarda madensel tuz­lar ve vitaminler de vücudun gelişmesi için ge­reklidir. Bütün bu maddeler, büyümenin ham­maddeleridir.
Hücreler kimya fabrikaları gibidir. Bunların için­de basit kimyasal bileşikler yeniden bileştirilir V6 yeni bileşikler meydana getirilir. Bu bileşikler ye­ni dokuların yapımında, eskilerin ise onarımında kullanılır. Büyüme için en önemli bileşikler pro­teinlerdir. Hücrelerde pek çok türde protein yapı­lır. Bu proteinler bir hayvanın kaslarının derisi­nin, kan damarlarının ve organlarının büyük bölümünü oluştururlar.
Büyüme için vitaminlere gerek vardır. Bunlar ka­talizör olarak iş görürler. Kataliz, vücuttaki kim­yasal tepkileşmelerin hızlandırılması demektir. Katalizörler. yeni bileşiklerin vücuda getirildiği montaj zincirinin daha hızlı hareket etmesini sağlarlar. Vitaminler olmasaydı büyüme çok ya­vaş olurdu. Sözgelimi. bir çocuğun aldığı besin­Ierde yeteri kadar D vitamini bulunmazsa kemik­leri iyi gelişemez.
Organizmanın nasıl gelişeceğini ve büyüyeceğini denetleyen genlerdir. Genler, gözün ve derinin rengini, vücut ağırlığını, vücudun genel biçimini, vb. belirleyen bilgilerdir. Her organizma anne VE babasından soyaçekimsel bir taslak kalıtlar. Bu taslağa uygun olarak gelişir.
Böyle olmakla birlikte, gelişmeyi ve büyümeyi, genlerin yanı sıra denetleyen daha başka etkenler de vardır. Hormonlar, yani vücuttaki bazı salgı­bezlerinin ürettikleri kimyasal maddeler ve orga­nizmanın içinde yaşadığı çevre de çok önem ta­şır.
Çoğu hayvanlarda beyindeki hipofiz bezi bü­yümeyi denetleyen bir hormon üretir. Bu hormon çok fazla üretilince devlik meydana gelir. Buna karşılık bu hormon vücutta yeteri kadar oluşmaz­sa cücelik ortaya çıkar. Bir hayvanın vücudunun büyümesi çoğu kez içinde yaşadığı çevrenin etkisi altında kalır. Sözgelimi çöl tilkilerinin kulakları, soğuk kutup böl­gelerindeki tilkilerinkine oranla çok iridir. Çöl til­kilerinin kulakları hayvan çok ısındığı zaman ısı­nın yitirileceği geniş bir yüzeyi oluşturur. Kutup tilkisinin ufak kulaklarından ise az ısı yitirilir.
Besinin. ya da gerekli besin türlerinin yetersizliği çocukların büyümesini etkiler. Dünyanın yoksul halkları, zengin halklarından daha yavaş büyür ve bunlar erginliklerinde daha kısa boylara ve ağırlıklara erişirler. Nitekim gelişmiş ülkelere gel­miş göçmenlerin sağlıklı ve iyi beslenmiş çocuk­ları, anayurtlarında olasılıkla yoksulluk içinde ya­şamış olan nine ve dedelerinden ortalama olarak daha uzun boylu ve daha ağırdırlar.


Yorumunuzu Bırakın

Yazan admin
Tarih: 30th Ocak 2009
Kategori: b