Yaptığımız her iş için enerji tüketilir. Yolda yürür­ken, bahçe kazarken. çiçek kopartırken enerji harcarsınız. Bu enerji besinlerden sağlanır. Besin, vücudun yakarak enerji sağladığı bir tür ya­kıttır.
Tarihin eski dönemlerinde insanlar bütün işlerini yalnız kendi kaslarını ve enerjilerini kullanarak yaparlardı. Daha sonra at, eşek ve öküz gibi hay­ hay­vanları evcilleştirerek yük taşıma ve benzeri işler­de çalıştırdılar. Zamanla da, işlerini. yaptırmak için makineler geliştirdiler.
Motorlar cisimleri hareket ettirmek için kullanı­lan makinelerdir. Buhar makinesi bunu yapmak için gerekli enerjiyi buhardan alır. Buhar çok sıcaktır. Isı enerjinin bir biçimidir. Buhar makinesi, cisimleri hareket ettirmek için buharın ısı enerji­sini kullanır.
Buhar makineleri ilk otomobillerde ve lokomotif­Ierde kullanılmıştır. Dizel lokomotifieriyle elek­trikli lokomotifierin bulunmasından önceki tek lokomotif türü buharh lokomotifdi.
Güney Amesika’da başlıca buğday vetiştiricisi ül­ke Arjantin’dir. Avrupa’da en çok buğdayı Fransa üretir. Ama dünyada en çok buğday üreten ülke Sovyetler Birliğidir. Sovyetler Birliği dünyadaki toplam buğday üretiminin dörtte birini karşılar. Bu ürünün büyük bir bölümü Ukrayna’nın zengin ovalarından elde edilir. Buhar, sudan daha fazla yer kaplar. Su buhar bi­çimine dönüşünce genleşir. Su, buhar olurken 1 700 kat genleşir. Örneğin, bir çavdanlıktaki su kaynarken, buhar çaydanlığın ağzından dışarı püskürür. Aynı zamanda çaydanlığın kapağını da iter ve kapağın kena.rından fışkıracak biçimde ka­pağı kaldırabilir. Aıuharın genleşmesi, çavdanlı­ğın kapağını kaldırart bir basınç yaratır. Buharda­ki iSi enerjisi, çaydanlık kapağını hareket ettiren enerjiye dönüşmüştür. Hareket enerjisine meka­nik enerji adı verilir. IBuhar makinesinin çalışması ısı enerjisinin mekanik enerjiye dönüşmesi ile olur.

Bir buhar makinesinde gerıleşen buharın basıncı, silindir adı verilen içi boş bir tüp içinde hareket eden pistonu ileriye ve geriye doğru itmek için kullanılır. Piston, silinıdir içine iyice yerleşen bir metal parçasıdır. Pistonun ucu piston kolu adı verilen ve silindirin üst kısmına kadar giren bir kola bağlıdır. Piston kolu da piston ile birlikte ile­ri ve geriye doğru harek et eder. Pistonun ileriye ve geriye doğru hareketi, makineyi hareket ettirmek için kullanılabilecek daire­sel bir harekete dönüştürülür. Bu da, bağlantı ko­lu adı verilen uzun bir kol ile sağlanır. Bağlantı kolunun bir ucu piston koluna. öbür ucu ise vo­lan adı verilen bir tekerleğe bağlıdır. Daha önce de belirtildiği gibi piston kolu ileriye ve geriye doğru hareket eder. Piston kolunun hareketi bağ­lantı kolunun bir ucunu da harekete geçirir. Bu ise, bağlantı kolunun diğer ucunun volana bağlı olduğu nokta çevresinde salınmasına yol açar. Bu salınma sırasında bağlantı kolu volanı çevirir. Piston kolunun silindirin bir ucunu. gitmesi ile bağlanltı kolu, volanı biryarım daire boyunca çe­virir. Daha sonra, piston kolu silindir içinde geri geldiğiınde daire tamamlanmış olur. Böylece pis­ton kollunun her ileriye ve geriye doğru hareke tinde, bağlantı kolu volanı bir tam daire boyunca çevirmiş olur. Buharlı lokomotifte bağlantı kolu, tekerleğe bağlanmıştır.
Piston her zaman aynı hızda hareket etmez. Her ileri ve geri gidiş sonunda hareketsiz kalır. Yön değiştirirkeri bir an durur. Yolunun ortasındayken hızı daha fazladır. Pistonun hareketleri bağlantı koluna geçer.
Bir buharlı makinede volan çok önemli bir parça­dır. Yolan, bağlantı kolunun hareketlerini düzel­tir. Yolan bağlantı kolu hareketsiz iken ve üzeri­ne bir etki yapmazken de dönmeye devam eder. Yolan tıpkı bazı oyuncak otomobiller gibi çalışır. Oyuncak otomobilin tekerleklerini yere sürterek itince içindeki bir dişli dönmeye başlar. Dişli, otomobil bırakılınca da dönmeye devam ederek otomobilin tekerleklerini hareket ettirir ve bir sü­re yol almasını sağlar. Aynı biçimde, buharlı ma­kinenin volanı. piston ve bağlantı kolu hareket­sizken de dönmeye devam eder.
Buhar makinesinde kullanılan buhar, makinenin dışındaki bir kazandan elde edilir. Bu nedenle buhar makinesine dıştan yanmalı motor adı verilir. Otomobil motoru ise içten yanmalı motor ya da patlarlı motordur. Yakıt motorun içinde ya­nar.

Buharlı makineler için iki kazan türü vardır. Bun­lar, alev borulu kazanlar ve su borulu kazanlardır. Alev borulu kazanlar. elektrikli çaydanlıklar gibi çalışır. Elektrikli çaydanlıkta ısıtıcı çubuk veya eleman, suyun içindedir. Elemana yakın olan su ısınır. Böylelikle suhareketetrneve başlar. Bir sü­re sonra suyun tamamı ısınır ve kaynamaya baş­lar.
Alev borulu kazanlarda kömür veya mazot kulla­nılır. Yanmakta olan yakıttan çıkan sıcak gazlar boruların içine girer. Borular bir su tankı içinde­dir. Borunun çevresindeki su ısınır. Borunun çev­resindeki su kaynayıp buhar biçimine dönüşünceye kadar hareket eder.

Alev borulu kazanların bazı olumsuz yönleri var­dır. Kaynama, suyun hareketine bağlı olduğun­dan geç gerçekleşir. Öte yandan alev borulu ka­zanlar çok yer kaplar. Alev borulu kazanlar, gü­.nümüzde lokomotifierde ve az ölçüde buhar har­cayan buhar makinelerinde kullanılmaktadır.
Su borulu kazanlar, yüksek basınçta büyük ölçü­de buhar üretirler. Bu tür kazanlarda su, borular içinden geçer. içinde su bulunan borular, yakıtın yakıldığı odalardan geçer. Az ölçüde su ısıtıldığı için su çabucak kaynayarak buhara dönüşür. Kazandan geçen buhar, makinenin silindirlerine girmeden önce bir buhar odasında biriktirilir. Bu­har makinesinin en önemli parçalarından biri de buharın buhar odasından silindire geçmesini sağ­layan supaptır. Bu supapa sürgülü supap adı veri­lir. Sürgülü supap hareket edebilir. Belli bir du­rumda, buharın silindirin alt kısmından pistonun altına geçmesini sağlar. Silindirin içine dolan bu­har pistonu yukarı doğru iter. Aynı anda sürgülü supapın üzerindeki bir başka delik, pistonun üst kısmından buharın dışarı çıkmasını sağlar. Böyle­ce piston serbestçe yukarı doğru hareket eder. Piston, silindirin üst kısmına doğru itildiğinde sürgülü supap yeni bir konuma geçer. Supabın hareketi, pistonun silindirin üst kısmına girmesini sağlar. Bu durumda buharın çıktığı delik kapanır. Ancak bir başka çıkış deliği buharın silindirin alt tarafından dışarı çıkmasını sağlar. Piston silindi­rin üst kısmındayken, buhar pistonun üst tarafın­dan boşluğa dolmaya başlar. Bundan sonra bu­har, pistonu silindirin alt kısmına doğru geri iter. Silindirin alt kısmında bulunan buhar dışarı çıkartabildiği için pistonun aşağıya doğru hareketi engellenmez. Piston silindirin alt kısmına ulaşma­dan sürgülü supap ilk konumuna geri döner. Böylece pistonun yukarıya ve aşağıya doğru hareketi yeniden başlar.
Hız denetimi: Bazı buhar makinelerinin düzgün bir hızda çalışmaları gerekir. Bunun için hız bir ayarlayıcı ile denetlenir. Ayarlayıcı. silindir içine giren buharın miktarını ayarlar. Makine çok hızlı çalışıyorsa, silindire giren buharın bir kısmını ke­ser. Makine çok yavaş çalışıyorsa, silindire daha fazla buhar girmesini sağlar.
Bir milin ucuna bağlı iki top basit bir ayarlayıcı oluşturur. Mil, makinenin volanı ile aynı hızda döner. Mil döndükçe iki ucundaki toplar da dön­meye başlar. Bir ipin ucuna bağlı bir topu başınızın üstünde çevirirseniz top, ip yere paralel olun­caya kadar yukarıya ve dışarıya doğru gider. Aynı durum ayarlayıcının iki topu için de söz konusu­dur. Ne kadar hızlı dönerlerse o kadar yukarıya doğru hareket ederler. Toplar belli bir yüksekliğe ulaştıklarında buharın geçtiği supap i belli bir öl­çüde kapatırlar. Böylece silindirin içine daha az buhar girer ve makine daha yavaş çalışır. Makine çok yavaş çalışırsa toplar hızlı dönmez. Bu du­rumda supabın altında kalırlar. Bu durum supap­tan silindirin içine daha çok buhar girmesine yol açar ve makine hızlanır.
Buharla çalışan bir başka makine türü de buhar türbinidir. Türbin. çevresinde kanatlar olan bü­yük bir tekerlektir. Buhar su borulu kazanlarda üretilir. Kazandan gelen buhar dar bir meme için­den geçirilir. Buhar memenin ucundan güçlü bir biçimde fışkırır. Hızla fışkıran buhar türbinin ka­natlarına çarpınca kanatlar türbini döndürür. Bu­harlı döner türbin gemilerin pervanelerinin dön­dürülmesinde kullanılır. Buharlı türbinler. elek­trik üretmede de kullanılırlar.
Buhar makinesinin önemi günümüzde azalmıştır. Oysa buhar makinesi bir zamanlar büyük bir dev­rim meydana getirmişti. iIk buhar makineleri XVIII. yüzyılın başlarında yapıldı. 100 yıl içinde buhar gücü birçok işlerde kas gücünün yerini al­dı. Bir buhar makinesi birçok beygirin yaptığı işi yapabiliyordu. Bu nedenle buhar makinesinin gücü, yerini aldığı beygir sayısı ile ölçüldü. Buna da makinenin beygir gücü adı verildi. Bu güç watt adı verilen birimle de ölçülebilir.
ilk buhar makineleri, ingiltere’deki kömür ocak­larında kullanıldı. Ocaklar çok derin olduğu için çevredeki sular içeriye doluyordu. Bu su atlar ta­rafından çalıştırılan pompalarla dışarı veriliyor­du. Ancak atların bakımı pahalıydı. Bu nedenle yeni bir pompa gerekiyordu.
Buhar makinesinin gelişmesi: Ilk buharlı makine­lerden biri 1712 yılında Thomas Newcomen adın­da bir ingiliz tarafından yapıldı. Newcomen’in makinesi maden ocağı içindeki bir pompayı ça­lıştıran bir ağaç kirişi hareket ettiriyordu. Kiriş or­tasından tespit edilmişti; bir aşağı bir yukarı salı­nıyordu. Kirişin bir ucu makinenin pistonuna bağlanmıştı.
Newcomen’in makinesinde piston, buhar basın­cı ile hareket ettirilmiyordu. Bunun verine buha­rın bir başka özelliği uygulanıyordu. Buhar soğu­yunca yeniden su biçimine dönüşür yani yoğun­laşır. Su, buhardan çok daha az yer kaplar. Buhar kapalı bir yerde yoğunlaşırsa büyük bir boşluk or­taya çıkar.
Newcomen’in silindirinin üst kısmı açıktı. Maki­ne çalışırken piston silindirin üst kısmında duru­yordu. Bunu kirişin öbür ucundaki bir ağırlık sağ­lıyordu.
Buhar silindirin alt kısmından içeri veriliyordu. Bu durumda piston silindirin üst kısmında duru­yordu. Bundan sonra silindirin içine su püskürtülüyordu.Su buharı soğutuyordu. Böylelikle bu­har yoğunlaşarak çok daha az yer kaplayan suya dönüşüyordu. Sonuç olarak silindir içindeki basınç azalıyordu. Piston da dışardakl havanın ba­sıncı ile aşağıya doğru itiliyordu. Pistonun aşağı doğru hareketi kirişi kaldırıyordu.
Pistonu bırakmak için silindir içine daha fazla buhar veriliyordu. Bu durumda kirişin öbür ucun­daki ağırlık pistonu yukarı çekiyordu.
iskoçyalı bilim adamı James Watt, Newcomen’in makinesi üzerinde çok önemli gelişmeler yaptı. Watt, Newcomen’in makinesinin ısı israf ettiğini gördü. Her çalışmadan sonra silindirin ısıtılması gerekiyordu, daha sonra yeniden soğutuluyor­du.
Watt, buharın yoğunlaştırıldığı ayrı bir oda geliş tirdi. Böylelikle silindir her zaman sıcak kalıyor ve daha az ısı ziyan oluyordu.
Watt’ın yaptığı bir başka buluş da sürgülü supap­tır. Newcomen’in makinesinde piston yalnız aşa­ğıya doğru harekette buhar tarafından çalıştırılı­yordu. Sürgülü supap ile piston hem yukarı hem de aşağıya doğru harekette çalıştırılabilecekti. Watt’ın buhar makinesinde sağladığı gelişmeler, bu makinenin daha birçok alanlara uygulanabil­mesini sağladı. xıx. yüzyılın ilk yarısında fabrika­lardaki makinelerin, lokomotifIerin ve gemilerin çalıştırılmasında buhar makinesinden yararlanılıyordu.


Yorumunuzu Bırakın

Yazan admin
Tarih: 30th Ocak 2009
Kategori: b