Bilim adamları hayvanları çoğu kez. besin yeme alışkılarına göre sınıflandırırlırlar. Et yiyen hayvan­lara etoburlar denir. Bitki yiyen hayvanlara otçul hayvanlar denir. Böcek yiyen hayvanlara da böcekçiller denir.
Böcek yiyerek beslenen birbirinden farklı birçok tür hayvan vardır. Sinekkapan ve ağaçkakan gibi birkaç kuş türü, tümüyle böceklerlegeçinirler. Genel olarak bu kuşların böcekçil olduğunu söylemek, ya da bunlara böcekçil kuşlar demek yan­lış olmaz. Ancak sınıflandırma amacıyla kendile­rine böcekçil adı verilmiş hayvan grubu bir me­meliler takımıdır. Böcekçiller takımının üyeleri köstebekleri, soreksieri ve kirpileri içine alır.
Bi­lim adamları böcekçillerden söz ederken, bütün böcek yiyen hayvanlara değil, işte bu memeliler takımına değinirler. Böcekçiller,.memelilerin en küçükleri ve en can­lılar arasına girer. Bunların çoğu gececidir. Yani bu hayvanlar geceleri etkinlik gösterirler. Kırsal bir bölgede binlerce böcekçil yaşar. Ancak bu bölgede yaşayan insanlar genellikle bu hayvanla­rı görmezler. Çünkü bu hayvanlar gündüzleri at­ların arasına ve topraktaki deliklere gizlenirler. Böcekçiller Avrupa’nın her yerinde, Kuzey Ame­rika’da, Asya’da ve Afrika’da yaygın olarak bulu­nurlar.
Ama Güney Amerika’da yalnızca bir tip böcekçil vardır; Avustralya’da ise hiç yoktur. Bir böcekçil en iyi şekilde uzun, sivri burnuyla ayırt edilir. Böcekçiller uzun burunlarını otlarrn ve yaprakların aralarını besin bulmak için eşele­mekte kullanırlar. Adlarına karşın, böcekçiller yalnızca böceklerle beslenmezler. Solucan yılan ve sıçan gibi daha başka küçük hayvanları da yerler.
En küçük böcekçil cüce sorekstir. Bu hayvan Güney Avrupa’da yaşar. Ağırlığı beş-on gram ka­dardır. Vücudu dört santimetreden kısadır. Ame­rikan cüce kır faresinin boyu biraz daha büyük­tür.
En iri böcekçil Borneo’nun tüylü kirpisidir. Bu hayvanın boyu 40santimetreyi bulur. Köstebekler, en çok rastlanan böcekçiller arasın­dadır. Köstebekler yaşamlarının çoğunu yerin al­tında geçirirler. Güçlü ve sivri tırnaklı ön ayakla­rıyla tüneller kazarlar toprağı arkalarına yığarlar. Köstebeklerin artlarında bıraktıkları toprak kü­melerine köstebek öbekleri denir. Bu öbekler çi­menliklerin ve çiçek tarhlarının görünüşünü boz­duğu için, bahçıvanlar köstebekleri zararlı sayar­lar. Oysa köstebekler yararlı hayvanlardır. Çünkü topraktaki zararlı böcekleri yerler. Aynı zaman­da, derinlerdeki toprağı durmadan üste aktar­makla toprağı iyileştirirler. Köstebeğin açtığı tü­nellerden hava toprağın içine girer. Bu, toprak için çok yararlı bir olaydır.
Köstebekler karanlık tünellerde yollarını bulmak için keskin koku ve dokunma duyularından yarar­lanırlar. Çoğu kez solucanlardan ve böceklerden oluşan besinlerini de kokuyla bulurlar, Köstebek­lerin çok küçük gözleri vardır. Bazı türler ise büs­bütün kördür. Yeraltı yaşamında gözlerden pek az yararlanırlar.
Köstebeklerin kadife adı verilen yumuşak, kısa tüylü bir kürkleri vardır. Bu kürk, tünelleri içinde köstebek ilerlerken kaymasını ve sürtünmenin azalmasını sağlar.
Bir köstebek türü olan kır faresi. yalnızca yedi santimetre boyundadır. Yıldız burunlu köstebek kendine özgü görünüşü olan bir hayvandır. Burnu­nun ucunu 22 tane etli dokunaç çevreler. Bu do­kunaçlar son derece duvarlıdır: köstebeğin besi­nini ve yolunu bulmasına yararlar.
Kır soreksi ısırığı zehirli olan tek memelidir.Ze­hir hayvanın tükürüğünde bulunur. Kır soreksi kendisinden iri olan fareler ve küçük kuşlar gibi hayvanları öldürebilir. Kır soreksinin kurbanları zehirli felce uğrar.

Zırhlı kır soreksi. Kongo havzasında yaşar; boyu 13 santimetredir. Omurgası, öbür böcekçillerin hemen hemen iki katı kadar omurdan oluşur. Bu omurga, üzerine basan bir insanın ağırlığını çeke­bilecek kadar güçlüdür. Bu dayanıklılık, daha ağır hayvanlar tarafından çiğnenme olasılığının çok olduğu bir bölgede yaşayan bu hayvan için büyük yarar sağlar.

Kır soreksleri son derece etkin hayvanlardır; olağanüstü hızla enerji sarfederler. Dakikada hemen hemen sekiz yüz kez solunum yaparlar. Yürekleri de aynı hızla çarpar. Bu denli bir enerjiyi sağla­mak için kır soreksi. yirmi dört saatte hemen he­men vücut ağırlığına eşit besin yemek zorunda­dır. Kır soreksi yarım günden fazla aç kalırsa ölür.
Kır soreksleri nadiren yer altına yuva yaparlar. Bunlar otlar ve yapraklar arasında yaşarlar ve yu­valarını kütükleri n ya da yaprakların altındaki ko­runaklı yerlere yaparlar. Kır soreksinin baykuş. şahin, tilki ve gelincik gibi birçok düşmanı vardır. Bu hayvanların yediği kır sorekslerini karşılamak için yılda üç kez yavrularlar. Her keresinde çok sayıda yavru doğar.
Kirpinin de bir sürü düşmanı vardır. Ama kirpinin düşmanlarına karşı çok iyi bir korunma yolu var dır. Sırtında ve yanlarında keskin dikenlerden oluşan bir zırhı vardır. Korktuğu zaman tortop olur. Bu şekilde dikenleri her yanda dikili duruma gelmiş olur.
Kirpiler, toprağın içindeki ve ağaç kütüklerinin altındaki inlerde yaşarlar. çoğu böcekçiller gibi gündüzleri uyuyup geceleri dolaşırlar. Kirpiler böcekler, sümüklüböcekler ve salyangozlarla beslenirler. Kışı inlerinde kış uykusuna yatarak geçirirler.
Batı Hint adalarında sorekse benzeyen soleno­don adlı, iri bir böcekçil yaşar. Potamogale adlı bir Afrika böcekçili ise yaşamının çoğunu suda geçirir. Kalın, yassılaşmış kuyruğundan yüzerken yararlanır. Bir böcekçil grubu olan tanrekler, yal­nızca Afrika’nın doğu kıyılarının açığındaki Ma­dagaskar adasında yaşarlar.


Yorumunuzu Bırakın

Yazan admin
Tarih: 28th Ocak 2009
Kategori: b