Uygarlık hastalıklarının çoğalmasında günümüzün beslenme tarzının önemli bir rolü olduğu artık biliniyor. Daha önce de belirttiğimiz gibi uygar ülkelerde insanlar pahalı ve ağız tadını doyurucu şeyler yiyip içerler ancak yeterli beslendikleri söylenemez. Çünkü pahalı ve ağız tadımıza hitap eden şeylerle beslenme k iyi beslenmek anlamına gelmez.
Uygar insan karbonhidrat, nişasta, şeker ve aşırı yağ tüketimine dayalı bir beslenme biçimine sahiptir.
Afrika insanı mısır unu, bakla, muz ve patates gibi besinleri tüketir.
Afrika ve Batı uygarlıklarının beslenme kültürleri karşılaştırıldığında aralarında bazı önemli farklılıklar olduğu saptanır.
Afrikah bir insan bir günde ortalama 450 gram dışkı bırakır. Batılı insan 100 gram.
Afrika ‘nın dışkısı nitelik olarak kokusuz, yumuşak ve yapışkan değildir.
Batılı insanın dışkısı kötü kokulu, sert ve yapışkandır. Afrikalı, yediklerini bir gün içinde vücudundan çıkarır ve bağırsaklarında hiç dış kı kalmaz.
Batılı insan ise yediklerinin vücuduna yaramayan kısmını vücudundan atma işlemini üç günde tamamlar.
Afrikalı’nın yediği posa ve selülozlu maddeler bağırsaklarının temizlenmesini sağlar.
Batılı insanın yedikleri ise bağırsaklarırıı temizlemekten uzaktır. Sonuç: Batı uygarlığının getirdiği beslenme türü sonunda insanları yanlış beslenmeye bağlı hastalıklarla yüzyüze getirir.
Afrikalı insanın tanımadığı, Batılı insanın çektiği bazı hastalıklar;
- Kalp damar hastalıkları
- Basur
- Damar Tıkanıklıkları
- Şişmanlık olarak sıralanabilir.
Avrupalı tipinde beslenen Afrikalılarda da bu hastalıklar ortaya çıkmaya başlamıştır.

