İçki az içilirse zevkli olabilir. Akşam yemeğinden önce içilecek bir iki kadeh içki insanın gevşeyip rahatlamasını sağlar. Buna karşılık, yemekten sonra içilen bir içki de genellikle sindirime yardım eder. Doktorların çoğu, belirli bir miktar alkolün zarar vermeyeceğini kabul etmektedirler. Fazla içki ise, zararlıdır. İnsan kendisi için koymuş olduğu sınırı da aşabilir. Yüzdeki şişlik, yüz kızarması, dil dolaşması, beceriksiz hareketler vücuda alkol girince görülen tepkilerdir. Alkol çabucak kana karışır.
Hemen kan damarlarını genişletir. İşte bu yüzden doktorlar dolaşım bozukluğu olan kimselere bazen az miktarlarda alkollü içki verirler. İçilen içkinin % 50′si birkaç dakika içinde kana karışır, oradan da karaciğere gider.
Karaciğer saatte ancak yirmi gram kadar alkolü eritecek güçtedir. Bu zaman içinde karaciğerin eritebileceğinden daha çok içmişseniz sizde sarhoşluk belirtileri görülecektir. Karaciğerin başa çıkabileceğinden daha fazla içerseniz, kalan alkol kana karışarak vücutta dolaşmaya başlar, karaciğer de sıranın kendisine gelmesini bekler. Alkol, bu sırada başa gider ve anestezi maddesi (uyuşturucu) gibi bir etki yapar. Önce beynin en yüksek merkezini, yani insanın hareketlerini denetleyen merkezi etkiler. Kural olarak, pek içki içmeyen insanda daha çabuk, daha sert etki görülür. Daima içenlerde, alkolün kana karışmasında nedeni tıpça izah edilemeyen bir ağırlık görülür.
Bazı günler, insan daha çok alkole dayanabilir. Yorgunluk, gerilimler, hislerin alt-üst olması, depresyon, öfke, alkolün anestezi gibi etki yapmasını hızlandırır. Buna karşılık, az dozlarda alkol gerilimleri yok eder. Bir insanın alkole olan direnci aşağıyukarı midesinin dolu olmasıyla doğru orantılıdır. Bu yüzden de akşam içki sofrasına oturmadan önce kremalı, yağlı şeyler yiyenler hatta süt içenler vardır. Bu gibi şeyler alkolü emmezse de kana karışma hızını ağırlaştırır.
Alkollü içkilerin içinde en az zararlısı şaraptır. içinde yemeğin kimyasal değişimini sağlayan enzimler olduğu, dolayısıyla da sindirime yardım ettiği söylenir. Şarapta B2, B6, niyasin, pantotenik asit, az miktarda Bl, Bl2, folik asit vardır. Yine şarapta madenler de bulunur. Sek kırmızı şarap iyi bir demir kaynağıdır. Şaraplar karbonhidrat grubundandır; bir şarap ne kadar tatlı, ya da ağır olursa içindeki şeker de o kadar fazladır.
Likörlerde de bütün öbür sert içkilerdeki gibi fazla alkol vardır. Bu tür içkiler vücuttaki vitaminleri yok ederler, çünkü bütün şeker karbonhidratları gibi bunların da B Kompleks vitaminlerine ihtiyaçları vardır. Viski, beyaz rom, votka, cin gibi sek içkilerde şeri, porto şarabı, vermut, tatlı likörlerden daha az şeker vardır.

