Tebeşir dönemi, ikinci jeolojik zamanın son dönemidir. Bundan 130 milyon yıl ile 70 milyon yıl öncesi arasında yer alan dönemlerden biridir. Bu dönemde Dünyada çok fazla tebeşir oluştuğundan döneme bU ad verilmiştir.
Tebeşir dönemi çok büyük değişikliklerin yer aldığı bir dönemdir. Bu dönemde ovalık araziler çökmüş ve kara parçalarının büyük bölümlerini deniz suları basmıştır. Dönem ilerledikçe verkabuğunun hareketi gittikçe artmıştır. Dönemin sonuna doğru volkanik etkinlikler fazlalaşmış ve dağların oluştuğu bir çağ başlamıştır. Tebeşir dönemi sırasında kara parçalarında en fazla görülen bitki örtüsü çiçekli bitkiler olmuştur.
Tebeşir döneminin başlamasıyla birlikte sürüngenlerin Dünyadaki üstünlükleri de sona ermiştir. Bundan önce milyonlarca yıl boyunca dinozorlar karalata egemen olmuşlardı. Dinozor sözcüğü “korkunç kertenkele” anlamına gelir. Bu hayvanların en korkuncu Tyrannosaurusdu. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: t
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

tayfAyrı ayrı dalga boylarına ayrılmış bir ışık demetine tayf adı verilir. Tayf bir cam prizmanın yardımı ile elde edilebilir. Bir prizmadan geçirilen beyaz ışık gökkuşağında olduğu gibi, yedi temel renge ayrılır. Farklı renklerin insan gözünde bıraktığı izlenim, onların belirli dalga boyu sınırlarında oluşundandır.
Çevredeki cisimlere prizmanın içinden bakılacak olursa, bu elsimler renkli çizgilerle çevrelerımiş görünürler. Çizgiler, cisimlerden yansıyan ışığın prizmadan geçerek renklerine ayrılmaları sonucu oluşurlar.
Beyaz ışık. çok sayıda farklı renklerdeki ışıkların bir karışımıdır. Işık, örneğin cam gibi bir madde içinden geçtiği zaman, hareket yönü değişebilir. Işığın bu sapmasına. kırılma adı verilir. ışıktaki bazı renkler öbürlerine göre daha çok kırılırlar. Böylece, beyaz ışık bir prizmadan geçtiğinde farklı renkler birbirlerinden ayrılarak çeşitli yönlere hareket ederler. Sonra, bu tayf renkleri, üzerine ışık düşen bir yüzey üzerinde gökkuşağını andıran bir şerit meydana getirirler.
Elmas gibi, sert maddeler de ışığı kırarlar. Bu maddeler prizmalar gibi özellik gösterirler. Eimas, ışığ: öbür saydam cisimlere göre daha çok kırdığından kendine özgü göz kamaştırıcı bir renk verir.
Değerli taşlar, kuyumcular tarafından yontulduklarından mümkün olabilen en parlak şekilde ışık saçarlar. Cam kadeh ve tabaklarda. ayna köşelerinde, kırılmış camlarda rastlantı sonucu meydana gelmiş, parlayıp sönen tayflar görülür. Gökkuşağında su damlalarının oluşturduğu’ bir tavf görülür. Su damlaları uzaklarda yağan bir yağmurdan oluşabilirler. Bu damlalar Güneş ışığını renklerine parçalayarak yansıtırlar. Güneşli bir günde çoğu kez bir çeşme ya da fıskiyeden fışkıran sularda gökkuşağınınkine benzer bir renk demeti görülür. Güneş parladığı zaman bir çağlayanın etrafa saçtığı su damlacıklarında da gökkuşağı ortaya çıkar. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: t
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Buluttan buluta veya buluttan yere elektrik boşanırken meydana gelen, kırık çizgi biçimindeki çakıma şimşek adı verilir. Yıldırım düşmesinin bir ağaca ya da bir binaya yaptığı hasar, şimşekli fırtına sırasında etkiyen kuvvetlerinne denli güçlü olduğunu gösterir.Şimşek çakması bir buluttan diğerine, ya da buluttan yeryüzüne elektrik geçmesi ile olur. Ancak şimşek çakması sırasında oluşan voltaj, evlerdeki voltaja oranla çok daha yüksektir. Hava genellikle iyi bir yalıtkandır ve elektriğin geçişini önleyen yüksek bir dirence sahiptir. Bir kıvılcımın, kuru havada bir santimetre yüksekliğe ulaşabilmesi için 10000 voltluk bir kaynağa gereksinilir.
Ancak nemli havanın elektriğe karşı direnci çok daha düşüktür. Şimşek çakması bazen kilometrelerce uzaklıktan izlenebilir. Bir kıvılcımın bu kadar uzağa sıçrayabilmesi için gereksinilen elektrik basıncı bir milyon volttan daha fazladır. Evlerdeki elektrik sistemlerinde olduğu gibi şimşek çakması sırasında meydana gelen elektrik akımı, elektronların bir yerden bir başka yere hareketi ile oluşur. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori:
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Şekerler, kristal yapılı tatlı maddeler olup suda ve sulu alkolde çözünen karbonhidrat sınıfından bileşiklerdir. Şekerler, basit şekerler (monosakaritler) ve bileşik şekerler (oligosakaritler) olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Bileşiminde karbon, hidrojen ve oksijen bulunan şeker moleküllerinin en büyüğünde 24 karbon atomu vardır.
Şeker vücuda meyveler, sebzeler, süt.bal gibi besinlerle alınır. Ayrıca bazı besinlere örneğin çaya, kahveye şeker katılır. Şeker, sakaritler denilen geniş bir kimyasal madde grubunun içinde yer alır. Bütün sakaritler 1:2:1 oranında karbon, hidrojen ve oksijen içerirler. Olgun meyvelerde, yapraklarda, köklerde, özsuvunda. balda önemli miktarda şeker bulunur. Hayvanların kanında bulunan şeker glikozdur (C6 H12Ü6 ).Kimyasal formül, bir moleküldeki her elementin atomlarının sayılarını gösterir, fakat atomların diziliş sıralarını göstermez. Glikoz karbon, oksijen, hidrojen atomlarının sıralaruşından meydana gelir. Bu atomların çeşitli düzenlenme olanakları vardır ve her sıralatuş glikoza benzer başka şekerler verir. Bu yolla meydana gelen iki önemli şeker de fruktoz ve galaktozdur. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori:
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Birbirine değen iki cisimden birinin, ötekinin hareketine karşı gösterdiği dirence sürtünme denir. Örneğin büyük bir sandık yerde itilmek istenirse, büyük bir dirençle karşılaşılır. Hareket eden ve birbirinedeğen cisimlerde her zaman sürtünme ortaya çıkar.Sürtünmenin iki şekli vardır. Yuvarlanan bir cisme karşı oluşan sürtünmeye yuvarlanma sürtünmesi denir. Bir otomobillastiği ile yol arasındaki sürtünme, bu cinstendir. Bir kitabın sıra üzerinde kayması gibi iki elsim, birbiri üzerinde kayıyorsa, buna da kayma sürtünmesiadı verilir.
Düşünürsek. yaptığımız her işte sürtünme olduğunu anlarız. Yürürken sürtünme ayakkabılarımızın yerde kaymasını önler. Buzda sürtünme az olduğundan. buz üzerinde yürümek zordur. Sürtünme’ aracılığıyla, trenin tekerlekleri raylar üzerinde ilerliyebilir, bir bantlı iletici, tanburlarla döndürülebilir. Sürtünme olmasaydı, çivi ve vidalar işe yaramaz, otomobillerdeki kavrama ve fren düzenleri çalışmazdı. Otomobil lastikleri nde, kavmavı önleyici ve yolu kavrayıcı girintiler vardır. Lastikler düz olsaydı, otomobiller kayardı ve kontrol edilemezdi. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori:
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

surgulu-hesap-cetveliSayılar ve hasaplarla çok uğraşan kimseler sık sık sürgülü hesap cetveli kullanırlar. Bu portatif kompüterler. normal cetvellere benzerler. Fakat uzunlukölçmekte kullanılmazlar; hesap yapmak için kullanılırlar. Bir hesap makinesi kadar kesin hesap yapamamakla birlikte, çok çabuk hesap yapılmasını sağlarlar.
Hesap cetvelleri 30 cm. veya daha fazla uzunlukta olurlar. Cepte taşınabilecek şekilde küçük olanları da vardır. Hesap yapılırken, ortadaki hareketlikısım (dil) ileri geri kaydırılır. Cetvelin üstünde birçok sıralar şeklinde diziimiş sayılar vardır. iki sayının arası, ondalıklar şeklinde bölünmüştür. Cetvelin üstünde, plastik veya camdan, hareketli bir parça (sürgü) bulunur. Sürgü üstünde düşey bir çizgi çizilmiştir. Buna görterge çizgisi denir. Önce, gösterge çizgisinin nasıl kullanıldığını görelim. Resimde gösterilen modern hesap cetvellerinde, cetvelin kenarına yakın ve çok kere A ve B olarak adlandırılan iki sayı sırasıvardır. B sırası, dilin üstündedir, A sırası ise hareketsiz kısımdadır. A ve B’deki sayıların dizilişi. birbirinin aynıdır.Hasap cetvelinin alt kenarında da, C ve D sayı sıraları vardır. Bunlar da birbirinin aynıdır; fakat A ve B’den farklı diziliştedir. C sırası dilde, D sırası hareketsiz kısımdadır.
Hesap cetvelinin gösterge çizgisiyle yapabileceğirniz en kolay hesap, bir sayının kendisiyle çarpımı demek olan, karesini bulmaktır. Bunu bulmak için, ikisi de cetvelin hareketsiz kısımlarında olan A ve D sayı sıralarını kullanırız. Dolayısıyla, diii hareket ettirmek gerekmez. 2,5 ile 2,5′u çarpmak isitvorsak. gösterge çizgisini. D sırasındaki 2,5 sayısı üzerine tam olarak getiririz. Göstergenin bu durumda, A dizisinde gösterdiği sayı, 6,2 ile 6,3 arasındadır. Gerçek değerin kaç olduğunu, tahmin ederiz. Bunu tam tahmin edebilmek için, hesap cetveliyle çok hesap yapıp, alışkanlık kazanmak gerekir. Gerçek değer 6,25′tir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori:
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...14 15 16 İleri