Birbirine değen iki cisimden birinin, ötekinin hareketine karşı gösterdiği dirence sürtünme denir. Örneğin büyük bir sandık yerde itilmek istenirse, büyük bir dirençle karşılaşılır. Hareket eden ve birbirinedeğen cisimlerde her zaman sürtünme ortaya çıkar.Sürtünmenin iki şekli vardır. Yuvarlanan bir cisme karşı oluşan sürtünmeye yuvarlanma sürtünmesi denir. Bir otomobillastiği ile yol arasındaki sürtünme, bu cinstendir. Bir kitabın sıra üzerinde kayması gibi iki elsim, birbiri üzerinde kayıyorsa, buna da kayma sürtünmesiadı verilir.
Düşünürsek. yaptığımız her işte sürtünme olduğunu anlarız. Yürürken sürtünme ayakkabılarımızın yerde kaymasını önler. Buzda sürtünme az olduğundan. buz üzerinde yürümek zordur. Sürtünme’ aracılığıyla, trenin tekerlekleri raylar üzerinde ilerliyebilir, bir bantlı iletici, tanburlarla döndürülebilir. Sürtünme olmasaydı, çivi ve vidalar işe yaramaz, otomobillerdeki kavrama ve fren düzenleri çalışmazdı. Otomobil lastikleri nde, kavmavı önleyici ve yolu kavrayıcı girintiler vardır. Lastikler düz olsaydı, otomobiller kayardı ve kontrol edilemezdi. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

surgulu-hesap-cetveliSayılar ve hasaplarla çok uğraşan kimseler sık sık sürgülü hesap cetveli kullanırlar. Bu portatif kompüterler. normal cetvellere benzerler. Fakat uzunlukölçmekte kullanılmazlar; hesap yapmak için kullanılırlar. Bir hesap makinesi kadar kesin hesap yapamamakla birlikte, çok çabuk hesap yapılmasını sağlarlar.
Hesap cetvelleri 30 cm. veya daha fazla uzunlukta olurlar. Cepte taşınabilecek şekilde küçük olanları da vardır. Hesap yapılırken, ortadaki hareketlikısım (dil) ileri geri kaydırılır. Cetvelin üstünde birçok sıralar şeklinde diziimiş sayılar vardır. iki sayının arası, ondalıklar şeklinde bölünmüştür. Cetvelin üstünde, plastik veya camdan, hareketli bir parça (sürgü) bulunur. Sürgü üstünde düşey bir çizgi çizilmiştir. Buna görterge çizgisi denir. Önce, gösterge çizgisinin nasıl kullanıldığını görelim. Resimde gösterilen modern hesap cetvellerinde, cetvelin kenarına yakın ve çok kere A ve B olarak adlandırılan iki sayı sırasıvardır. B sırası, dilin üstündedir, A sırası ise hareketsiz kısımdadır. A ve B’deki sayıların dizilişi. birbirinin aynıdır.Hasap cetvelinin alt kenarında da, C ve D sayı sıraları vardır. Bunlar da birbirinin aynıdır; fakat A ve B’den farklı diziliştedir. C sırası dilde, D sırası hareketsiz kısımdadır.
Hesap cetvelinin gösterge çizgisiyle yapabileceğirniz en kolay hesap, bir sayının kendisiyle çarpımı demek olan, karesini bulmaktır. Bunu bulmak için, ikisi de cetvelin hareketsiz kısımlarında olan A ve D sayı sıralarını kullanırız. Dolayısıyla, diii hareket ettirmek gerekmez. 2,5 ile 2,5′u çarpmak isitvorsak. gösterge çizgisini. D sırasındaki 2,5 sayısı üzerine tam olarak getiririz. Göstergenin bu durumda, A dizisinde gösterdiği sayı, 6,2 ile 6,3 arasındadır. Gerçek değerin kaç olduğunu, tahmin ederiz. Bunu tam tahmin edebilmek için, hesap cetveliyle çok hesap yapıp, alışkanlık kazanmak gerekir. Gerçek değer 6,25′tir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

sungerlerSüngerler, çoğunlukla denizlerde yaşayan basit, çokhücreli hayvanlardır. 5 000 sünger türü bilinmektedir. Bunların büyüklükleri, bir santimetreyle bir metre arasında değişir. Süngerler uzun bir süre bitki sanılmışlardır. Çünkü yaprağa benzeyen uzantıları ve dal gibi saplarıyla bitkileri andırırlar. Ayrıca, erişkin süngerler hareket etmezler. Bir süngere dokunulduğu zaman hiç bir tepki elde edilmez. Dıştan bakıldığında gözler, kulaklar, dokunaçlar ve hatta ağız bile görülemez. Süngerler,ortadan ikiye bölündükleri zaman, delikli yapışkan bir madde görünür. Süngerierin beyinleri, sinir sistemleri, sindirim sistemleri, duyu organları, kalpleri ve kasları yoktur. Bu hayvanların hayvansal nitelikleri ancak 1765 yılında açıkIanabilmiştir.
1765 yılında süngerdeki deliklerin hareket edebildikieri ‘ görülmüştür. Küçük deniz bitkilerini ve hayvanlarını içeren deniz suyu, süngerin vücuduna bu delikler yardımıyla alınır. Bu beslenme biçimi, süngeri hayvan yapan tek özelliktir. Süngerler. çokhücreli hayvanların en ilkel türlerinden birini oluştururlar. Hayvanlar aleminin porifera filumu içinde yer alırlar. Bu sözcük Latincede”delikli” anlamına gelir.
Süngerierin 150 tür içeren bir familyası tatlısularda, geri kalan türleri n tümü denizlerde yaşarlar. Süngerierin ince karnçıva benzeyen iplikçikleri suyun vücut içine girip çıkmasını sağlar. Bu iplikçiklere kamçı dertir. Kamçıların hareketleri sonucu, besin ve oksijen içeren su, süngerierin vücuduna girer ve çıkar.
Süngerierin neyle beslendikleri kesin olarak bilinmemektedir. Çoğu süngerler. kirli liman sularında bile yaşayabilmektedirler. Kanalizasyonlarla denize dökülen dışkılar çeşitli bakteriler içerirler. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Bilinen en kuvvetli su çekici mineral asitlerinden biri olan sülfürik asit kükürt (S), hidrojen (H) ve oksijenden (O) meydana gelir. Her bir sülfürik asit molekülünde iki hidrojen atomu bir kükürt ve dört oksijen atomu ile birleşmiş durumdadır. Bu yüzden sülfürik asitin kimyasal formülü H2 S04 olarak yazılır.
Bir kağıt parçası üzerine biraz saf sülfürik asit damlatılacak olursa, kağıdın yandığı görülür. Kağıt, tıpkı vavaşça alevde yakıldığı zamanki gibi kararır ya da körnürleşir. Eğer deri üzerine sülfürik asit dökülecek olursa, yanık meydana gelir. Renksiz ve yağımsı bir sıvı olan sülfürik asit kuvvetli bir asittir. Sülfürik asitle çalışırken çok dikkatli olmak gerekir.
Sülfürik asitin yakıcı etkisi maddelerin suyunu çekmesinden ileri gelir. Sülfürik asit havadaki suyu bile çeker. Bazı maddelerin önemli bir kısmını oluşturan suyu kendine bağlar. Su, hidrojen ve oksijenden meydana gelmiştir. Kağıdın içinde hidrojen ve oksijen le birleşmiş olarak karbon bulunur. Sülfürik asit kağıdın bileşiminde bulunan hidrojen ile oksijeni alarak kağıdı yakar. Geriye siyah renkli saf karbon kalır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Yeryüzündeki besin maddeleri gittikçe azalmaktadır. Bununla birlikte denizlerdeki bitkisel ve hayvansal besinlerden çok az oranda yararlanılmaktadır. Su altı araştırmalarının büyük bir bölümü denizlerde yaşayan canlı varlıklara yönelikir. Ayrıca denizlerdeki yaşamın insanların besin orunlarına ne şekilde yardımcı olabileceği araşırılmaktadır. Yeryüzünde petrol ve gaz gibi bazı mineraller yeerince bulunmamaktadır. Ancak, son yıllarda bilim adamları denizlerde önemli mineral yatakları ulmuşlardır. Bunların arasında değerli metaller de vardır. Örneğin su altı araştırmaları sonucunda deniz altında bol miktarda manganez bulunmuştur.
Su altı araştırmacıları bazı sorunlarla karşılaştrlar. Öncelikle su altında solunum için gerekli hava. bulunmadığından, uzun süreli su altı çalışmalarında araştırmacının beraberinde hava bulundurması gerekir.
ikinci sorun su basıncıdır. Kara üzerinde atmosferin insan vücuduna belirli bir basıncı vardır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Su, iki molekül hidrojen ve bir molekül oksijenden oluşan saydam bir maddedir.Su, yeryüzünde en çok yararlanılan maddedir. Pek çok canlı organizmanın vücudundaki ana madde sudur. Suyun olmadığı bir ortamda canlılık da olmaz. Günlük yaşantıda kullanılan pek çok ürünün yapımında sudan yararlanılır.Su, aynı zamanda yeryüzünde en çok bulunan maddedir. Denizler. göl ve nehirler, dağlardaki kar, kutuplardaki buz hep sudan oluşmaktadır. Bu alanlar yeryüzünün dörtte üçünü kaplamaktadır. Dünyada toplam olarak 1 250 milyonkm. küp su bulunmaktadır. Ayrıca havada veverkabuğunun altında da su vardır.Çok ve kolay bulunan bir madde olduğu için su basit bir madde olarak düşünülebilir: Ancak suyun kendine özgü pek çok özelliği vardır. Örneğin normaloda sıcaklığında su sıvı olarak bulunur. Bu nedenle içme maddesi olmasının yanı sıra çamaşırların yıkanmasında ya da serinlemek için yüzmede de sudan yararlanılır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

stereoskopStereoskop, içine konulup bakılan fotoğraflan. üç boyutlu gibi gösteren bir optik aygıtıdır. Fotograf. normalolarak iki boyutludur. Fotoğrafın boyu ve eni bulunmasına karşılık derinliği yoktur. Stereoskopla bakıldığı zaman fotoğraflar üç boyutlu olurlar. Fotoğraflardaki nesneler, çevrelerinden ayrılıp ön plana çıkarlar.
Stereoskopların nasıl çalıştıklarını incelemeden önce gözün yapısı üzerinde durmak gerekir. Çevredeki nesneler neden üç boyutlu görünürler? Yakındaki nesneler neden bulundukları çevreye göre ön plana çıkarlar? Bu soruların yanıtı insanların, aralarında 6 santimetre kadar açıklık bulunan iki göze sahip olmalarıdır. Bu açıklık nedeniyle her gözün ayrı bir görüş açısı vardır. Bu görüş açıları arasında çok küçük bir farklılık bulunur.
Gözlerden biri kapatılıp, yüz hizasındaki bir parmağa bakıldığı zaman parmak belli bir noktada görülür. Bu göz kapatılıp öteki göz açıldığı zaman parmakyer değiştirmiş. başka noktaya geçmiş gibi olur. Bunun nedeni, iki gözün bakış açısının farklı olmasıdır.
Parmağa, iki göz de açık olarak bakıldığında parmak, önceki iki noktanın ortasında yer alır. Ayrıca, çevresine göre ön plana çıkmış olur. Iki göz. de açık olduğu zaman, her göz parmağı kendi bakış açısına göre görür. Ancak, beyin bu verileri birlikte değerlendirir ve parrnağın gerçek yerini saptar.
Stereoskopik bir resim elde etmek için iki fotoğraf çekilir. Bu ikifotoğraf aynı sırada, fakat iki ayrı noktadan çekilir. Böylece insan gözlerinin elde ettiği görüntülere benzer görüntüler elde edilir. Stereoskopik fotoğraf çeken fotoğraf makinelerinde iki ayrı mercek bulunur. Bu mercekler arasındaki açıklık, iki göz arasındaki açıklık kadardır.
Stereoskopa bakıldığı zaman, iki ayrı resim izlenir. Her göz ayrı bir görüntü görür. Beyin bu iki görüntüyü tıpkı gerçek bir nesneye bakma durumunda olduğu gibi birleştitir. Böylece iki fotoğraf, üç boyutlu bir resim gibi görünür. Nesneler çevrelerinden ayrılmış, ön plana çıkmışlardır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 4th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...12 13 14 İleri