Birbirine değen iki cisimden birinin, ötekinin hareketine karşı gösterdiği dirence sürtünme denir. Örneğin büyük bir sandık yerde itilmek istenirse, büyük bir dirençle karşılaşılır. Hareket eden ve birbirinedeğen cisimlerde her zaman sürtünme ortaya çıkar.Sürtünmenin iki şekli vardır. Yuvarlanan bir cisme karşı oluşan sürtünmeye yuvarlanma sürtünmesi denir. Bir otomobillastiği ile yol arasındaki sürtünme, bu cinstendir. Bir kitabın sıra üzerinde kayması gibi iki elsim, birbiri üzerinde kayıyorsa, buna da kayma sürtünmesiadı verilir.
Düşünürsek. yaptığımız her işte sürtünme olduğunu anlarız. Yürürken sürtünme ayakkabılarımızın yerde kaymasını önler. Buzda sürtünme az olduğundan. buz üzerinde yürümek zordur. Sürtünme’ aracılığıyla, trenin tekerlekleri raylar üzerinde ilerliyebilir, bir bantlı iletici, tanburlarla döndürülebilir. Sürtünme olmasaydı, çivi ve vidalar işe yaramaz, otomobillerdeki kavrama ve fren düzenleri çalışmazdı. Otomobil lastikleri nde, kavmavı önleyici ve yolu kavrayıcı girintiler vardır. Lastikler düz olsaydı, otomobiller kayardı ve kontrol edilemezdi. Devamını Oku »
Sayılar ve hasaplarla çok uğraşan kimseler sık sık sürgülü hesap cetveli kullanırlar. Bu portatif kompüterler. normal cetvellere benzerler. Fakat uzunlukölçmekte kullanılmazlar; hesap yapmak için kullanılırlar. Bir hesap makinesi kadar kesin hesap yapamamakla birlikte, çok çabuk hesap yapılmasını sağlarlar.
Süngerler, çoğunlukla denizlerde yaşayan basit, çokhücreli hayvanlardır. 5 000 sünger türü bilinmektedir. Bunların büyüklükleri, bir santimetreyle bir metre arasında değişir. Süngerler uzun bir süre bitki sanılmışlardır. Çünkü yaprağa benzeyen uzantıları ve dal gibi saplarıyla bitkileri andırırlar. Ayrıca, erişkin süngerler hareket etmezler. Bir süngere dokunulduğu zaman hiç bir tepki elde edilmez. Dıştan bakıldığında gözler, kulaklar, dokunaçlar ve hatta ağız bile görülemez. Süngerler,ortadan ikiye bölündükleri zaman, delikli yapışkan bir madde görünür. Süngerierin beyinleri, sinir sistemleri, sindirim sistemleri, duyu organları, kalpleri ve kasları yoktur. Bu hayvanların hayvansal nitelikleri ancak 1765 yılında açıkIanabilmiştir.
Stereoskop, içine konulup bakılan fotoğraflan. üç boyutlu gibi gösteren bir optik aygıtıdır. Fotograf. normalolarak iki boyutludur. Fotoğrafın boyu ve eni bulunmasına karşılık derinliği yoktur. Stereoskopla bakıldığı zaman fotoğraflar üç boyutlu olurlar. Fotoğraflardaki nesneler, çevrelerinden ayrılıp ön plana çıkarlar.
