İki katı cismi birbirleri üzerinde hareket ettirirken meydana gelen sürtünmeyi gidermek için yapılan işleme yağlama denir. Bir tuğlayı katı bir yüzey üzerinde hareket ettirebilmek için çok çaba harcamak gerekir. Yüzeyler birbirlerinin ileri doğru hareket etmesine karşı direnir. Bu dirence sürtünme denir. Ancak, katı yüzeyin üzerine biraz yağ dökülürse, tuğla çok daha kolay hareket eder. Yağ, sürtünmeyi azaltan bir ara madde görevini görür.Herhangi bir cisim üzerinde en kaygan bir madde bile kaysa, belli bir ölçüde sürtünme meydana gelir. Sürtünmeye yol açmayacak bir yüzey yoktur. Örneğin, çok iyi cilalanmış bir çelik makine parçası mikroskop altında incelendiği zaman, yüzeyinin çeşitli girinti ve çıkıntılarla kaplı oldugu görülür. Bu durum, en düz görünen yüzeylerde bile sürtünme meydana gelmesinin nedenini açıklar. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Vida, döndürülerek bir yere sokulan burmalı çivilere denir. Vidalara günlük yaşamda kullanılan çeşitli eşyalarda sık sık rastlanabilir. Iki cismin birbirine tutturulması çoğu kez vidalarla sağtanır.Çeşitli boy ve biçimde vidalar vardır.Vidalardaki sarmal biçimli çıkıntılara diş adı verilir. Iki diş arasındaki uzaklığa ise vida adımı denir. Vidanın bir ağaç parçasına döndürülerek sokulması sırasında, tam bir dönme yapmasıyla vidanın ağaç içinde alacağı yol vida adımına eşittir. Çoğu vida türleri kılavuz çekilmiş bir delikten geçirilir. Kılavuz çekilmiş delik, çeperine diş açılmış delik demektir. Vida, çevrildikçe deliğe girer. Vidadaki dişler deliğin çeperinde açılmış olan diş yuvalarına sıkıca geçer. Bu tür vidalar çoğunlukla madensel parçaları birbirine bağlamakta kullanıIır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Venüs, Güneş sisteminde Merkür’den sonra Güneşe en yakın olan gezegendir. Venüs, yeryüzüne de en yakın gezegendir. Adını Eski Romalıların güzellik tanrıçasından alan bu gezep,en bazen gündüz bile görülebilecek kadar parlaktır.Venüs, Güneşin çevresinde daireye benzer bir yörünge çizerek dolaşır. Venüs’ün yörüngesi Dünya ile Güneş arasından geçer. Dünyadan değişik zamanlarda değişik biçimlerde görülür. Dünyadan en uzak noktada olduğu zaman, disk biçimindedir. Bu sırada, Dünyaya dönük yüzü tümüyle Güneş tarafından aydınlatılır. Dünyaya yaklaşırken, Güneş, Venüs’ün Dünyadan uzak olan yüzünü aydınlatır. Bu nedenle Venüs Dünyaya en yakın olduğu zaman ince, parlak bir hilal biçimindedir. Venüs’ün Güneş çevresindeki yörüngesi Dünyanınkinden kısadır. Venüs Güneş çevresindeki turunu 224,7 günde tamamlar. Bu nedenle bir Venüs yılı, 365 gün süren Dünya yılından daha kısadır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

İçinde pek az madde bulunan ya da hiç bulunmayan bir ortama vakum adı verilir. Başka bir deyişle vakum, uzayın madde ile dolu olmayan bir bölümüdür. yani boşluktur.Çevrede görülen tüm elsimler maddeden meydana gelmiştir. Madde katı, sıvı ve gaz durumunda olabilir.Örneğin,taş katı, su sıvı, hava ise gaz durumundadır. Her madde uzavda. ölçülebilen bir yer ya da hacim kaplar. Fakat bu, uzavın her bölümünün madde ile dolu olduğunu göstermez. Eğer bir ortamda bulunan madde, oradan bütünüyle uzaklaştırılacak olursa, bu ortam tam bir vakum meydana getirir. Oysa içinde hiç madde olmayan tam bir vakum hiç bir zaman gerçekleşmemiştir. Ancak, içinde çok az madde bulunan kısmı bir vakum meydana getirilmiştir. Kısmı vakumdan bilim ve teknolojideyararlanılır.Doğadada kısmı vakuma rastlanır.Vakumun çok yararlı etkileri vardır. Örneğin. kamışla bir sıvı emildiğinde kamışın içindeki hava dışarı çekilmiş olur. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Üçüncü zaman, günümüzde de devam etmekte olan Dördüncü zamandan bir önceki jeolojik dönemdir. Bu dönem, 70 milyon yıl önce başlamış ve iki milyon yıl önce sona ermiştir. Üçüncü zamanın sonlarına doğru yaşayan birçok hayvan, günümüz hayvanlarına çok benzerler. O dönemde de tıpkı bugünkü gibi çiçekler ve meyveler vardı. Kurbağalar. karakurbağasıgiller, kertenkeleler, yılanlar, kaplanlar ve geyikler yaşıyorlardı.Dünya iklimi, bugün oldugundan daha sıcaktı. Dünyanın geniş bir kesiminde tropikal iklim görülüyordu. Günümüzde, yalnız ekvatora yakın bölgeler tropikal iklimin etkisi altındadır. Üçüncü zamanda, bugün kara olan birçok alan denizlerle kaplıydı. Ancak, dönemin sonuna doğru, karalar deniz düzeyinden yükselerek, günümüz kıtalarını oluşturmaya başladılar.
Üçüncü zamanda, geniş dağlık bölgeler meydana geldi. Bu kesimler, yerkabuğu içinden gelen itişlerin etkisiyle yükseldi. Alpler ve Himalayalar bu sırada oluştular. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Uzayar aştırmaları, uzayın insanların yararına değerlendirilebilmesi için yapılan incelemelerdir. insanların uzaya olan ilgileri çok eski tarihlere dayanır.İlk insanlar uzaydaki cisimleri şaşkınlıkla gözlemişler. hatta onları Tanrı olarak kutsamışlardır. Bir süre sonra gökcisimlerinin Dünyadan çok uzakta olduğunu saptayan insanlar bunların bulundukları yöreleri, önce gözleriyle, sonra da yaptıkları basit aygıtlarla incelemeye başlamışlardır. Son zamanlarda gerçekleştirilen uzay gezileri de insanların uzayla ilgili meraklarını gidermek için yapılan araştırmaların bir bölümüdür. Bütün bu araştırmalar, insanlığı yeni birçok buluşlara götürmüştür. Ayrıca geçmişte ileri sürülen çeşitli kuramların da yanlış oldukları ortaya çıkarılmıştır.İnsanoğlu uzayaraştırmaları yoluyla sürekli olarak bilgisini genişletmiştir. Matematiğin ve fizik biliminin gelişmesiyle de, uzay hakkında elde edilen bilgiler astronomi bilimi çerçevesi içinde daha iyi değerlendirilmeye başlanmıştır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Uydu, bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegenlere verilen addır. Herhangi bir gezegenin çevresindeki bir yörüngeye yeryüzünden fırlatılarak yerleştirilmiş aygıtlara da yapma uydu denir. Insanlar çok eskiden beri Dünyadan ayrılıp uzayda seyahat etmek istemiştir. Yirminci yüzyılda bilim adamları uzaya çeşitli araçlar göndermeye başlamışlardır. Bu araçlar uzayda kalarak birtakım araştırmalar yapmakta, örneğin, Güneşten gelen ışınımla ilgili bilgiler edinmektedir. Insanlarm bu konudaki düşleri son yıllarda gerçekleşmeye başlamıştır. Dünyadaki ilk yapma uydu olan Sputnik 1, 4 Ekim 1957 tarihinde Sovyetler Birliğinden uzaya fırlatılmış ve böylece uzay çağı da başlamıştır.İlk yapma uydunun fırlatılışından sonra uzava daha birçok uydu gönderilmiştir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 6th Nisan 2009
Kategori: BİLİMLER SÖZLÜĞÜ
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...12 13 14 İleri