Radyo bir haberleşme sistemidir. Aydaki bir uzay adamı yeryüzündekilerle konuşabilir. Binlerce kilometre öteden yapılan bir konuşmayı ya da çalınan müziği dinleyebiliriz. Milyonlarca kilometre uzaktaki uzayaraçlarına bilgi ve komut gönderilebilir. Bütün bunlar radyo ilesağlarur. Evimizdeki radyo bir alıcı aygıttır. Görülmeyen radyo dalgalarını alır. Bu dalgalar, çevremizde her zaman vardır. Fakat ancak bir radyo alıcısı bu dalgaları, duvabileceğimiz sesler şekline çevirebilir. Bu dalgalar, verici denilen düzenlerden gönderilir.Radyonun nasıl çahştrğıru anlamak için bir radyo dalgasının vericiden alıcıya kadar yolunu izlemek gerekir. Radyo istasyonunda spikerin haberleri okuduğunu düşünelim. Spiker haberleri bir mikrofona okur. Sesi, havada ses dalgaları oluşturur; bunlar da mikrofona girerek, elektrik akımı meydana getirirler. Bu akım ileri geri hareket eder; yani dalgalı (alternatif) akımdır. Kuvveti ve doğrultusu, ses dalgalarıyla bağımlı olarak değişir. Böylece, mikrofon, insan sesini elektrik akımına çevirmiş olur. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Radar, radyo dalgaları aracılığıyla uzaktaki cisimlerin yerini bulan bir aygıttır. Yoğun bir sis tabakası içinde uçan bir uçağın pilotuna gözlerinden daha güvenli bir araç gereklidir. Pilot siste fazla uzağı göremez. işte radar, pilotun, örneğin çevresinde başka uçak varsa, görmesini sağlayan bir sistemdir. insan gözü, hızları doğru olarak ölçemez. Radar, pilota, diğer uçakların hızı hakkında da bilgi verir.Radarla ilgili temel ilke çok basittir. Bir mağarada veya büyük bir salonda bağıran bir insanın sesi yankılanır. Yankı, sesin duvarlara çarpıp yansımasından doğan bir sestir. Ağızdan çıkan ses dalgaları, mağaranın ya da salonun duvarlarına kadar gider. Duvarlara çarpıp yeniden kulağa gelirler. Bu gidiş ve dönüş sırasında bir süre geçer. Bu yüzden, bağıran insanın yankıyı duyması için bir zaman aralığı gerekir. Duvarlar ne kadar uzaktaysa, bu zaman da o kadar fazladır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Pusula, yön gösteren bir alettir. Denizcilerin yollarını bulmak için kullandıkları birçok yöntem vardır. Belirli noktalara ya da yıldızlara bakarak yollarını bulabilirler. Fakat bu noktaları ve. yıldızları göremed’ikleri zamanlar pusula adı verilen aleti kullanırlar. En basit biçimiyle pusula, serbestçe hareket eden mıknatıslı bir iğneden oluşur. Mıknatıslı iğne her zaman aşağı yukarı kuzey-güney doğrultusunu gösterir. Iğnenin kuzeyi gösteren ucuna bir işaret konularak yönlerin kolayca anlaşılması sağlanır, Mıknatıs taşı, doğalolarak ınıknatıslı olan bir demir cevheridir. Bu taş eski Yunanlılar ve Cinliler tarafından bilinirdi ve pusula yapmakta ku lIanıhrdı. Vikingler M.S. 1000 yıllarında Kuzey denizine ve Kuzey Amerika’ya yaptıkları yolculuklarda büyük bir olasılıkla yollarını pusu la yardımıyla bulmuşlardır. 1000 yılı civarında Akdeniz’de pusula kullanarak dolaşan denizcilere ait kayıtlar bulunmuştur. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: p
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Pulkanatlılar (kelebekler) böcekler sınıfının bir takımıdır. Pulkanatlılar iki büyük gruba ayrılır. Bunlar gündüz kelebekleri ve gece kelebek leridir. Pulkanatlılar takımının 9 üstfamilyasından B’i gece kelebekleri grubundadır.
Gündüz kelebekleri ile gece kelebekleri Dünyanın hemen hemen bütün bölgelerinde bulunur. Bunların 150 OOO’in üzerinde değişik türleri vardır.Gündüz kelebekleri ile gece kelebekleri birbirlerine çok benzemekle birlikte aralarında bazı farklar da vardır. Örneğin, gündüz kelebeklerinin renkleri genellikle daha parlaktır. Ama gündüz kelebekleri kadar canlı renkleri olan bazı gece kelebekleri de vardır. Bunların kanatiarındaki parlak renk ve şekiller pullardan oluşur. Gündüz kelebekleri genellikle gündüz, çoğu gece kelebekleri ise gece uçarlar.
Gece kelebeklerinin vücutları genellikle gündüz kelebeklerinin vücutlarına oranla daha ağır ve daha tüvlüdür. Gece kelebekleri dinlenme sırasında kanatlarını arkaya doğru katlarlar. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: p
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Proteinler, canlılarda bulunançok önemli kimyasal maddelerdir. Bunlar azot, karbon, oksijen, hidrojen ve çok kez de kükürt gibi öbür elementlerden oluşan karmaşık bileşiklerdir. Bütün canlı varlıklar, büyümek ve varlıklarını sürdürebilmek için proteinleri gereksinirler. Proteinler, vücut bölümlerini ve vücudun düzenli çalışması için gerekli birçok maddeyi oluştururlar. Hayvan büyür, ya da çoğalırken, bilgiyi hücreden hücreye aktaran kimyasal maddeler, protein (nükleoprotein) içerirler.Proteinler, öbür kimyasal maddelere oranla bü yük olan moleküllerden yapılmıştır. Bir maddenin rrıolekül ağırlığı, bir molekülünün ortalama ağırlığıdır. Bir proteinin molekül ağırlığı birkaç bin olal)ilir. Suyun molekül ağırlığı ise yalnızca 18′dir. Kındaki proteinler vücuttaki birçok zarlardan geçemeyecek kadar büyüktürler. Bununla birlikte, kan, dokular ve hücreler arasında yer alan sıvı ve besleyici maddeler alışverişinde önemli yer tutarlar. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: p
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Potasyum kimyasal elementlerden biri olup, bir metaldir.Gümüşe benzeyen beyazlıkta, parlayan bir maddedir. Potasyum, doğada bololarak bulunan birelement olmakla beraber, saf potasyum ancak kimya laboratuvarıarında görülebilir. Bunun nedeni potasyumun en etkin metallerden biri olmasıdır. Bileşik meydana getirmek için başka maddelerle kolayca etkir. Güvenlik bakımından hava ile temasının önlenmesi için potasyum laboratuvarda petrol içinde korunur.Potasyum ilk olarak, yakılan bitkisel maddelerin küllerinden elde edilmiştir. Bütün bitki ve hayvanlar potasyum ve sodyum içerir. Bu elementlerin atomları canlı organizmayı oluşturan karbon içerikli moleküllerin çoğunda bulunur. Kömür ya da odun gibi bitkisel maddeler yakıldığı zaman bir gaz olan karbon dioksitin büyük kısmı havaya geçer.Yakılan maddenin küllerinde potasyum ve sodyum kalır. Bu iki element karbonat adı verilen bileşiklerde karbon ve oksijen ile birleşmiş olarak bulunurlar. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: p
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...8 9 10 11 12 13 14 15 16 İleri