Günümüzde yapılabilen en güçlü motorlar roketlerdedir. Raketler, Güneş sistemimizdeki gezegenleri araştırmalarını sağlayan araçlardır. Aslında roket motorları, en bash tipte motorlardır. Satürn uzayaraçları da bir grup raketten oluşmaktadır. Bunlar ateşleneri füzelerle aynı ilkeye göre çalışırlar.Geceleri atılan hava fişeklerinin geride bıraktığı, sıcak gazlardan oluşim çizgiler gibi büyük roketler de sıcak gazlar fışkırtır.Bu gazlar, ro ket içinde yanan yakıttan elde edilir. Gaz, sıcak olduğu için genleşir ve daha çok yer kaplar. Bulunduğu yere sığmadığı için de, arkadaki bir delikten büyük bir hızla çıkar. Çıkışı fışkırma şeklinde olur. Bu gaz çıkışt. roketi ileri doğru iten bir tepki doğurur.İçinden yüksek basınçlı su geçen itfaiye hortumları, su geçerken bükülür vekıvrılarak hareket ederler. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Robot, insan davranışlarının birkısmını taklit edebilme ya da uygulayabilme yeteneğinde olan ve otomatik olarak çalışan bir makinedir. Başka makinelerden farklı olarak robotlar kendi kendilerini yönetebilirler. Bazı robotlar yürüyebilir ya da engellere tırmanabilirler. Bazıları masaları temizler, bazı robotlar ise bir ormanda yollarını bulabilirler.Robot sözcüğü ilk kullanıldığı sırada, insan davranışiarını yerine getirmenin yanı Sira görünüşü de insana benzeyen bir makine düşünülrnüştü. Robot sözcüğü ilk olarak Çek yazan Karel Çapek tarafından, 1920 yılında yazdığı RUR adlı tiyatro oyununda kullanılmıştır. Robot sözcüğü Çek dilinde çalışmak anlamına gelir. Çapek’in bu tiyatro oyununda içinde robot işçilerin çalıştığı düşsel bir fabrika anlatılır, robot işçiler ayaklanarak yöneticileri olan insanları başlarından atarlar. Amerikalı bir mühendis ve mimar olan Buckminster Fuller bir zamanlar insan vücudunu bir makine olarak tanımlamış ve insan vücudunu bağlanma noktaları, pompalar, bataryalar ve benzeri terimlerle açıklamıştı. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Reçineler hidrokarbonların yükseltgenme ürünleri olup sıcakta kolayca yumuşayarak uçucu ve kokulu maddeler açığa çıkaran organik maddelerdir.Bir ağaç yarıldığında dışarı bir sıvı akar. Buna özsuyu denir. Bu sıvı buharlaşınca geriye yapışkan bir sıvı kalır. Buna reçine adı verilir. Reçine ağaçta meydana gelmiş olan yarığı doldurur. çoğunlukla reçineler havada sertleşirler.Reçinelerin, sıvı halden katı hale geçme özellikleri nedeniyle çeşitli kullanılma alanları vardır. Reçine, lake yapımında, vernik eldesinde, cilalarnada ve eşyaları kaplamada kullanılır. Reçine, keçeleri sertleştirmede de kullanılır. Örneğin, reçineler sertleştirici özellikleri nedeniyle fötr şapkaların biçimlerini korurlar.Her tür ağaç kendine özgü bir reçine üretir. Her reçine çeşitli kimyasal maddelerin bir karışımıdır.Sadece çok az ağacın ürettiği reçinelerden ticarette yararlanılabilir. Kimyacılar doğal reçinenin nasıl meydana geldiğini araştırarak doğal reçinelerden daha sert yapay reçine yapmayı başarrnışlardır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Radyum, kimyasal bir elementtir. Atom numarası 88′dir. Bu sayı her bir radyum atomu ya da taneciğinin çekirdeğindeki protonların sayısıdır. Radyumun çeşitli tipleri vardır. Bunlara radyum izotopları adı verilir. Radyum izotopları, çekirdeklerinde farklı sayıda nötron, yani elektrikçe yüksüz tanecikler içerdiklerinden, ağırlıklan birbirlerinden biraz farklıdır.En çok kullanılan radyum, radvurn 226/dır. Bütün radyum izotoplarının çekirdeklerinde 88 proton bulunur. Radyum 226/nın çekirdeğinde 138 nötron vardır; böylece çekirdeğin kütlesi 226 olur (88 + 138 = 226) Saf radyum, parlak, beyaz bir metaldir. Radyum doğal olarak bazı elementlerle oluşturduğu tuzlar halinde bulunur. Radyum en çok Kanada ve Kongo’da peşbilent mineralinden serbest olarak elde edilir.
Sadece bir gram saf radyum, binlerce lira değerindedir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Radyoastronomi, uzaydaki cisimlerin yaydığı radyo dalgalarını inceleyen bilim dalıdır. Insan gözü radyo sinyallerini görebilseydi, yeryüzünün görünümü çok başka olurdu. Bir radyo istasyonunun anteni göze parlak bir ateş olarak görünür, Güneş ise şimdikinden çok daha az parlak izlenimi verirdi. Yıldızlar hemen hemen görünmez olur, buna karşılık gökyüzünde pek çok yeni yabancı cisim ortaya çıkardı. Bu yeni cisimler gece ve gündüz, ayrıca bulutlu havalarda bile görünmeye devam ederdi.Ancak insan gözü radyo dalgalarını seçemez; sadece gün ışığını görebilir. Astronotlar gökyüzünü incelerken yıldızlardan, başka gezegenlerden ve cisimlerden gelen ışıktan yararlanırlar. Avrıca gözden daha büyük olduğu için daha fazla ışık toplayan optik teleskoplar kullanırlar. Ancak uzayda bulunan cisimler de radyo dalgaları yayarlar. Bu dalgalar radyoteleskopları ile toplanır ve radyoastronomi adı verilen bilim dalı tarafından incelenirler. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Bazı kimyasal elementlerin, çeşitli ışınımlar yayarak kendiliğinden başka elementlere dönüşmelerine radyoaktivite adi verilir.Atomlarmaddeyi oluşturanküçük taneciklerdir. Her atomun merkezinde çekirdek adı verilen çok daha küçük bir yapı bulunur. Çekirdek, proton ve nötron adı verilen çok küçük tanecikleri içerir. Radyoaktif bir atom çekirdeği bu küçük tanecikIerden bir ya da birkaçını serbest bırakabilir. Böyle bir çekirdek parçalanmaya ya da bozunmaya uğrar. Bozunma yolundan atom değişerek başka bir atom oluşturur. Olayın anlaşılabilmesi için atom yapısının daha yakından incelenmesi gerekir. 100′den fazla atom çeşidi vardır. Her bir atom belli bir kimyasal elernentin yapısında bulunur.Farklı atomların çekirdeklerinde bulunan proton ve nötron sayısı da değişik olur. Örneğin, oksijen atomunda sekiz proton, sekiz nötron vardır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 1st Nisan 2009
Kategori: r
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...8 9 10 11 12 13 14 15 16 İleri