Tarih öncesi insanı kendisine sürekli oturacak bir evaramaya başladığında, ilk seçimi bir mağara olmuştu. Kayaların içinde oluşan odalara ve tünellere mağara denir. Bunlar genellikle hayvanlar tarafından kullanılırlar. Doğada bazen uzunluğu 1 km’ye yaklaşan büyük mağaralar görülür. Mağaralar dünyanınher yanınca bulunurlar. Bunlar ya volkanik bir püskürme sonucu, ya da rüzgar ve suyun kayaları aşmdırrnasıvla oluşmuşlardır.
Patlayan volkandan akan lavların ve erimiş kaya parçalarının yüzeyi hava ile temas sonucu sertleşir; ancak erimiş lavlar bu sert tabakanın altından yoluna devam eder. Böylece lavlannvüzevi soğuvup kuruduğurıda. bu sertleşmiş tabakanın altında bir tünel oluşur. Bazı mağaralar bu yoldan meydana gelirler.
Bazı volkanik mağaralar ise, kaya tabakalarının yer değiştirmesi sonucu boşlukların ortaya çıkmasıyla oluşur.
Rüzgar ve suyun aşmdırmasıvla ortaya çıkan mağaralar iki şekilde oluşurlar. Birinci tür, deniz dalgalarının kayalara devamlı çarpması sonucunda, yumuşak kayaların aşınmasıyla meydana gelir. Bu rnağaralar arasında derinliğifazla olanlara da rastlanmakla birlikte genellikle, derinlikleri genişlikleri kadardır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 25th Mart 2009
Kategori: m
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Magnezyum gümüş parlaklrğında beyaz bir metaldir. Başka kimyasal maddelerin türetilmesinde kullanılan ana kimyasal elementlerden biridir. Yerkabuğunda en çok rastlanılan elementlerin sekizincisidir.
Magnezyum doğada saf metal halde bulunmaz. Başka elementlerle oluşturduğu madensel tuzlarda bulunur. Saf magnezyum elde etmeyi ilk olarak 1808 yılında Ingiliz kimyager Humphry Davy başarmıştır.
Magnezyum içeren 60′dan fazla değişik maden filizi vardır. En önemlileri dolomit ve magnezittir. Bunlar esas olarak magnezyum karbonat içerir. Saf magnezyum elde edebilmek için bu bileşikler demir ve silikonla birlikte ısıtılır. Silikonun,bileşiğin oksijen kısmı ile etkimesi ile meydana gelen ayrışmadan saf halde magnezyum elde edilir. Sofra tuzunu oluşturan sodyum ve klordan sonra deniz suyunda erimiş olarak bulunan üçüncü element magnezyumdur. Magnezyum, deniz suyundan da elde edilebilmektedir. Bu yöntemde deniz suyu ve kalsiyum hidroksit büyük havuzlar içinde karıştırılır. Deniz suyunun içerdiği magnezyum kireç ile etkiverek, katı magnezyum hidroksit oluşturur. Magnezyum hidroksit karıştırma kabından alınır ve üzerine hidroklorik asit eklenir. Sonuç olarak magnezyum klorür ve su oluşur. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 25th Mart 2009
Kategori: m
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

İnsanoğlu binlerce yıldır, toprağın içinden maden cevheri çıkarmaktadır. Bu rnaden cevherlerinin çağdaş yaşamda çok önemli bir yeri vardır. Örneğin rnaden ocaklarından çıkarılan kömür birçok ülkede, elektrik üretiminin en önemli kaynağıdır. Bina ve yol yapımında kullanılan çimento ve taşın çoğu da yeraltından çıkarılır. Bir madeneilik ürünü olan elrnas ve altın hem sanayide hem de kuvumculukta kullanılır. Bu arada otomobilden konserve kutusu yapımına kadar her yerde kullanılan demir cevherinin ve cam üretimi için kullanılan cevherlerin de maden ocak larından elde edildiğini belirtmek gerekir.Mineral denilen bu maddeler toprakta doğal olarak bulunurlar. Mineral rezervleri genellikle toprağın yüzeyi altında bulunurlar. Yerlerini saptamak için özel yöntemler kullanılır.
Minerallerin yerini saptamanın bir yolu, jeolojik analizdir. eoglar önce, bilinen bir maden yatağının çevresindeki araziyi inceler. çevredeki kaya türlerini ve kaya katmanlarını araştırırlar. Bundan sonra hava fotoğrafları ve haritalarının yardımi ile benzer bir arazi aramaya başlarlar. Çünkü benzer arazide aynı cevherden bulunması olasılığı yüksektir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 25th Mart 2009
Kategori: m
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Uzayda yer dolduran varlıklara madde adı verilir. Her gün yemek yediğimiz bıçak, çatal ve kaşığın tamamı veya bir kısmı çeliktendir. Farklı nesneler olmakla birlikte, aynı çeşit çelikten vapılrmşlardır. Burada sözü edilen çelik, bir madde çeşididir. Ayakkabı derisi de bir başka madde çeşididir. Birçok çift ayakkabı aynı maddeden yapılabilir. Her ayakkabıda ayrıca lastik ve bağların geçtiği delikIerin çevresinde metal bulunur.
Madde, cisimlerin yapıldığı şeylerdir. Bir maddeden çok sayıda değişik şeyler yapılabilir. Ayrıca bazı cisimler de birçok maddeden oluşabilir.Çok çeşitli maddeler olmakla birlikte, maddeler üç grupta toplanabilirler. Katı maddeler birinci grubu oluşturur. Bunların değişik boyutları ve şekilleri vardır. Serttirler ve şekilleri kolayca değiştirilemez. Cam da katı bir maddedir. ikinci grup maddeler sıvı maddelerdir. Bunların belirli bir şekilleri yoktur.içine kondukları kabın şeklini alırlar. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 25th Mart 2009
Kategori: m
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

lokomotifLokomotif, trenleri çeken, tekerlekli, büyük bir buhar makinesidir. 150 yıl önce, ilk lokomotif yapıldığtnda, insanların vaşamına büyük etki yapmıştır. Ülkeler arasındak! ulaşım kolaylaşmış ve her yere ulaşılabilir olmuştur. Nehirler ve ovalar üzerinde köprüler, dağlann içinden geçen tüneller yapılmış, böylece trenin doğalengelleri aşması sağlanmıştır.
XIX. yüzyılda, yolculuk süreleri’ kısalmış ve dünya sanki küçülmüştür. Lokomotifin bulunuşundan önce, insanlar atlı arabalarla yolculuk yapıyorlardı. Demiryolları döşenince, çok sayıda insan, uzak yerlere daha çabuk gidebilir duruma geldi.
Ticaret de gelişti. Çünkü hammaddelerin sanayi kentlerine ve üretilen maddelerin de ülkelerin her yerine trenlerle taşınması sağlanmıştı. Birçok yük, tek bir lokomotifle çekilebiliyordu. Kentler, demiryolu istasyonları çevresine doğru gelişti. Çünkü insanlar buralardan gerekli maddeleri daha kolay sağlayabilivorlardı.
Modern trenler, çok daha hızlıdır. Yolculuk daha’ rahat olmaktadır. Çünkü raylar daha uzundur ve ek yerleri daha azalmıştır gidiş-gelişler elektronik sistemlerledüzenlenmekte, böylece daha çok tren, aynı yolları kullanabilmektedir.
Lokomotif, çelik bir gövde, demir tekerlekler ve bir motordan oluşur. Motor, buharla veya elektrikle çalışır. Buharlı lokomotifte su, petrolle ısıtıhp buhar sağlanır. Elektrikli lokomotifte elektrik, bir dizel motorundan sağlanır. Gaz türbinleriyle çalışan lokomotifler de olmakla birlikte sayısı azdır. Buharlı, dizel veya gaz türbinli lokomotiflerin hepsi de yakıtlarını birlikte taşırlar. Bu nedenle, kendi kendilerine yeter araçlardır. fakat dördüncü bir tür olan elektrikli lokomotifler için elektrik akımı, bir elektrik santralından tellerle u gelir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 25th Mart 2009
Kategori: m
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

likenlerLikenler, kutuplardaki soğuk iklim koşullarında bile yaşayabilen küçük bitkilerdir. Çokyavaş büyürler. Yeryüzünün hemen her yerinde yetişebilirler. Öteki bitkilerden yalnız dirençli olmaları nedeniyle değil, yapıları nedeniyle de ayrılırlar. Likenlerde iki bitki bir araya gelerek bir bitkikümesi oluşturmuştur, Bu bitkilerden biri suvosunu, öteki ise mantardır. Suyasunu çok basit yapıda bit bitkidir. Klorofil denilen yeşil madde içerir. Bütün yeşil bitkiler gibi, hava içindeki karbon dioksitle, sudan yararlanarak, kendi besin maddelerini üretebilir. Mantar da basit bir bitkidir. Ancak, klorofil içermez ve bu nedenle kendi besinini yapamaz. Yiyeceğini çevresi nden sağlar.Likenlerin içindeki suyasuniarı ile mantarların, yaşamlarını sürdürebilmek için birbirlerine ihtiyaçları vardır. Su yosunları besinleri üretirler ve bu besinlerin bir bölümü de mantarlar tarafından kullanılır. Buna karşılık, mantarlar suyasuniarına korunma ve nemlilik sağlarlar. Ayrıca, suvosunIarına besin yapımında gerekli olan mineralleri de sağlarlar. İki canlının birbirlerinden yarar sağlayarak birlikte yaşadıkları bu yaşam biçimine ortak yaşama (sembiyoz) denir.
Ancak, likenlerdeki mantarlar. suyasuniarını egemenlikleri altına almış gibidirler. Çünkü su yosunlarından aldıkları besin karşılığında bir şey vermezler. Bu durumda, mantarların asalak oldukları ileri sürülebilir.
Mantarlar, suyasuniarı olmaksızın yaşamlarını sürdürernezler. Oysa, suyosunları, mantarlar olmasa da yaşayabilirler. Likenlerin üç türü: Likenler, görünüş bakımından çok farklıdıriar. Bazıları birkaç santimetre yüksek liğinde olabilir. Bunların, pannaklara benzer dalları vardır. Bu tür likenlere fidan (frutikoz) likenler denir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 25th Mart 2009
Kategori: l
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...7 8 9 10 11 ...35 36 37 İleri