Gübre, bitki ve ekinlerin verimini arttırmak için toprağa katılan maddedir. Bitki ve ekinlerde de insanlardakine benzeyen gereksinmeler görülür. Insan sağlıklı dişlere ve kemiklere sahip olabilmek için günlük beslenmesinde demir ve kalsivuma gereksinir. Aynı şekilde, bitki ve ekinlerin sağlam kök, yaprak ve büyük meyve verebilrneleri için bu maddeler gereklidir.Daha önceleri gübre olarak martı ve başka kuşların dışkılarından oluşan guano adı verilen doğal ürünler kullanılırdı. Eski devirlerde Kızılderililer tohumlarını ektikten sonra, her başağın altına bir ya da iki ölü balık gömerek, ekinlerin daha verimli ve kuvvetli olmasını sağlarlardı. Gübre olarak kullanılan ilk madensel tuzlardan biri de toprağa azot veren potasyum nitrattır (güherçile). Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 2nd Mart 2009
Kategori: g
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Plak üzerine alınmış sesleri tekrarlamaya yarayan aygıta gramofon denir. 1877 yılının 12 Ağustos günü, Thomas Edison New lersev’deki laboratuvarında, yepyeni bir buluşunu sergiledi. Yunanca ses ve yazı anlamına gelen sözcüklerden türettiği fonograf adını koymuştu bu buluşa. Fonograf sesleri kaydediyor ve sonra yüksek sesle okuvabilivordu. Edison’un fonografta kaydettiği ilk sözler bir çocuk şiirinin şu dizesidir: “Mary’nin küçük bir lambası vardı. Edison’un buluşu üç temel parçadan meydana geliyordu. Birinci parça diyafram denen ince elastik bir vüzevdir. Diyafram telefon ve mikrofonda da kullanılan bir parçadır. ikinci parça diyaframa takılmış bir iğnedir. Üçüncü parça, üzeri ince bir kalay levha ile sarılmış olan bir silindirdir. Ses dalgaları, havayı, titreşen hava da divaframı titreştirir. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 2nd Mart 2009
Kategori: g
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Grafik, iki ya da daha fazla öge arasındaki ilişkinin simgesel bir biçimde canlandırılmasıdır. Amerika ya da Türkiye’deki nüfus dağıhrnıvla ilgili bir ödev yapmakta olduğunuzu düşünün. Büyük kentlerde yaşayan nüfusun köylerde yaşayan nüfusa oranını bulmanız, ya da kentlerdeki nüfusu birbiriyle karşılaştırmanız gerekse bu bilgileri en iyi sunuş biçiminiz ne olacaktır? Bunun bir yöntemi elde ettiğiniz sayıları doğrudan doğruya yazmak olabi lir. Ama sayıları karşılaştırmak çoğu kez kolav olrnavabllir. Oysa açık bir şekilde çizilmiş bir resim hemen hemen herkes tarafından rahatlıkla anlaşılabilir. Demek ki en iyi yöntem sayıların karşılaştırılmasını bir şekil aracılığıyla yapmaktır. Örneğin bir ilde yaşayan nüfusu bir daire olarak, bu ilin nüfusunun köylerde yaşayan bölümünü de bu dairenin bir dilimi olarak gösterebilirsiniz. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 2nd Mart 2009
Kategori: g
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

pek çok kimsenin aklına içinde büyük bir teleskop bulunan, kubbeli, kocaman bir yapı gelir. Oysa, modern bir gözlemevinde teleskoptan çok daha başka şeyler de vardır. Büyük bir gözlemevi, içindeki binalar. konferans salonları. atelyeler ve çeşitli aletlerle ufak bir kent gibidir. Gözlemevinin öyküsü 1608 yılında teleskopun astronomide ilk kez kullanılmasından çok daha eskidir. Örneğin, Çin’de yıldızların, gezegenlerin, Güneşin ve Ayın durumunu ve hareketlerini inceleyen aletlerle donatılmış gözlemevleri vardı; ancak bunlar günümüzün gözlemevlerine hiç benzemiyordu. Teleskopun bulunmasından evvel yapılan en son gözlemevi Danimarkalı astronomi bilgini Tvcho Brahe tarafından kullanılmıştır. Brahe kendi yaptığı ölçme aletlerini kullanır, yıldızların adlarını ve durumlarını belirten uzun listeler yapardı. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 2nd Mart 2009
Kategori: g
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Gözümüz ışığa tepki gösterdiği için görürüz. Zifiri karanlıkta hiç bir şey göremeyiz. Karanlıkta yolumuzu bulmak için dokunma, işitme, hatta koklama duyularımıza başvurmak zorunda kalırız. Gözlerimizin bize ne kadar gerekli olduklarını ancak o zaman kavrarız. insanların gözleri çok gelişmiştir. Buna karşılık bazı canlıların gözleri iyi görmez, ya da hiç gözleri yoktur. Bu canlıların görmeye gereksinimleri yoktur. Bütün canlılar içinde en basit gözler öglena adlı bitkimsi bir canlıda bulunur. Öglena. vücudu yalnızca tek bir hücreden oluşan en basit bir canlıdır. Su birikintilerinde yaşar.Öglena görmez, ama ışığı bulmak zorundadır. ışıktan, fotosentez yoluyla besinini yapmakta yararlanır. Bu yüzden de öglenada ıŞığı algılayan bir görme noktası vardır. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 2nd Mart 2009
Kategori: g
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Einstein tarafından geliştirilen görecelik (izafiyet, rölativite) kuramı, biri öbürüne oranla yer değiştiren iki gözlemciye göre zamanın akışının aynı olmadığını savunur. Hız, birim zamanla alınan yoldur. Bir trenin hızı deyince, onun bir saniyede, ya da bir dakikada, ya da bir saatte aldığı yolu belirtmiş oluruz; örneğin saatte 150 kilometre gibi. Peki, trenin içinde ön tarafa doğru yürüyen bir insanın hızı nedir? Bu hız, yolu nereden başlayarak ölçtüğümüze göre değişir. Eğer, oturmakta olan bir yolcudan başlayarak yürüyen yolcunun aldığı yolu ölçersek, yürüyenin hızı çok küçüktür; diyelim ki saatte 5 kilometreelir. Bu hız, oturan yolcuya göre hızdır. Eğer alınan yolu, istasyonda duran bir kimseden başlayarak ölçersek, o zaman tren içinde yürüyen yolcunun hızı daha fazladır; diyelim ki saatte 100 kilometredir. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 2nd Mart 2009
Kategori: g
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...29 30 31 32 33 34 35 36 37 İleri