Hava gemisi havadan hafif bir gazla doldurulmuş olup, motoru, direksiyonu, yük ve yolcu taşıma yerleri bulunan bir balondur. Günümüzde artık pek kullanılmayan hava gemisinin oldukça eski bir tarihi vardır. Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanlar hava gemisini düşman hatlarını bomba­lamak amacıyla kullanmışlardır. 1929 yılında 61 yolcu ve mürettebat taşıyan bir hava gemisi dün­yanın çevresini dolaşmıştır.
Hava gemileri şekil bakımından ikiye ayrılır. Bunlardan birincisi gövdesi sert olup belirli bir biçimi olan gemiler, ikincisi ise yumuşak olup ancak şişince biçimlenen, balon tipi gemilerdir. ilk ha­va gemisi denemeleri XVII. yüzyıldan beri kulla­nılmakta olan gaz balonları ile yapılmıştır. Çözümlenecek ilk sorun balonun yükselirken ta­şıyabileceği kadar hafif bir motor bulabilmekti. O yıllarda yapılan motorlar güçlerine oranla çok ağırdı.
Yeterince hafif bir motoru ilk kez Henri Giffard adında bir Fransız mühendis yaptı. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 12th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Yeryüzünü kaplayan renksiz, kokusuz gaz karışı­mına hava denir. Hava canlıların solunum sıra­sında cigerlerine aldıkları oksijen i sağlar. Bütün hayvanların besini olan bitkiler havadaki karbori­dioksit ‘olmasaydı vaşavamazlardı. Hava ayrıca Güneşin morötesi ışınlarının yakıcı etkilerindenkoruyan yüzlerce kilometre derinliğinde bir koru­yucu tabaka oluşturur. Atmosfer adı verilen hava tabakası ayrıca, hareketli taş parçaları olan gök­taşlarının yeryüzüne ulaşamadarı yanmasını ve uzayda bulunan atom parçalarından oluşan koz­mik ışınların hızının zararsız hale gelecek kadar vavaşlatılmasmı da sağlar.
Eski Yunanlılar havayı dört temel elemeritten biri olarak kabul ederlerdi. O zamanki düşüneeve gö­re herşev ateş, su, toprak ve havadan yapılmıştı. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Hastane hastaların bakıldığı kurumdur. Bir insa­nın yaşamı boyunca bir hastanenin içini görme­mesi olanağı yok gibidir. Herşeyden önce günü­müzde çoğu insanın yaşantısı hastanede başlar. Kadınlar ise hiç hasta olmasalar bile, günün bi­rinde hastaneye giderek bebeklerini burada dünyaya getirirler.
Hastane sözcüğü birçok kimseye hemen ameliyat odalarını veya acil ameliyatları hatırlatır. Oysa bunlar hastanede yer alan çalışmaların sadece ufak bir bölümüdür. Aslında bir insanın hastane­de tedavi görmesi için tehlikeli bir hastalığa ya­kalanmış olması veya ameliyata ihtiyacı olması gerekmez. Hastanede çok çeşitli işler yapılır. Be­bekler dünyaya gelir, röntgen filmleri çekilir, kan testleri yapılır ve özel testlerle hastalıklar teşhis edilir. Ayrıca özel araştırma laboratuvarıarında hastalıkların iyileştirilmesiyle ilgili sorunların çözümlenebilmesi için çalışmalar sürdürülür. Hastane genellikle hastaların yatakta tedavi ol­dugu bir yer olarak düşünülürse de, hastanelerin sağladığı birçok başka hizmet vardir. Birçok has­tanenin Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Harita yeryüzünün ya da bir parçasının belli bir orana göre küçültülerek, düzlem üzerine çizilen taslağıdır.Hariyatı Dünya yüzeyindeki belirli bir alanın düzleştirilerek resminin yapılması şeklinde düşünebiliriz. Haritada yol, tepe ve göl gibi yer­lerin çoğu simgeletle gösterilir. Dolayısıyla, hari­ta fotoğraftan daha da kullanışlıdır, çünkü gerek­siz ayrıntılar atılabilir, önemli yerler ise dikkatle belirtilir.Bilinen en eski harita M.O. 3800 yılından kalma­dır. Daha sonra keşif yolculukları, savaşlar, bilim ve teknoloji alanlarındaki gelişmeler çok daha iyi haritaları gerektirmiş ve harita yapımı aşamalar gerçekleştirm iştir.
Dünyanın en gerçek haritası yeryüzünü bir küre üzerinde gösteren haritadır; çünkü Dünya hemen hemen bir küre şeklindedir. ilk küre Kristof Kolomb’un Amerikayı keşf sıralarında yapılmış­tır. Daha önceki haritalar düz bir kağıt üzerine yapılır ve Dünya yüzeyinin sadece küçük bir bö­lümünü gösterirdi. Yeryüzünün büyük alanları daha.bilinrnivordu. Düz kağıt Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Yağmur damlaları düşer. Raketler havaya fırlatı­Iır. Otomobiller ve trenler, yerde yol alırlar. Bü­tün bunlar, hareket şekilleridir.
Dünya da sürekli olarak hareket etmektedir. Gü­neş çevresinde dolanıp durmaktadır. Güneş çev­resinde bir yılda çizdiği yola yörünge denir. Ayrıca Dünya, kendi ekseni çevresinde de döner. Bu dönüşünü de 24 saatte tamamlar.Bir cisim. bir başka cisme göre olan konumunu değiştirirse, bu elsim, öbürüne göre hareket et­miş olur. Bu durumda, ikinci cisim, hareketsiz kabul edilir.Bunun gibi, bir otomobilin hareketi de Dünyaya göredir. Fakat, Dünya da Güneşe göre hareket et­mektedir.
Cisrnin belirli bir zamanda aldığı yola hız denir. Hız da, hareketsiz duran cisrne göredir. Hızdan söz edildiği zaman, hangi hareketsiz cisrne göre olduğunun belirtilmesi gerekir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Güney Amerika’nın doğal görünümü çok çeşitli­lik gösterir. Bir yanda tropikal ormanlar ve çıplak çöller. bir yanda And dağlarının görkemli, yüksek tepeleri vardır. Yeryüzündeki en etkileyici sıra­dağlardan biri olan And dağları, Güney Amerika’ nın batı ve kısmen kuzey kıyıları boyunca 7 200 kilometre uzunluğunda bir şerithalinde uzanır. Güney Amerika, dünyadaki dördüncü büyük kı­tadır. Hantava bakılınca bu kıtanın, tabanı kuze­ye bakan bir üçgen biçiminde olduğu görülür. Günev Amerika, Panama kıstağı adı verilen dar birtoprak şeridi aracılığıyla Orta Amerika’ya bağ­lıdır. Bu kıta yeryüzündeki toplam kara alanları­nın yüzde 13′ünü oluşturur. Yüzölçümü 18000000 kilometre kare kadardır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Mart 2009
Kategori: g
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...29 30 31 32 33 34 35 36 37 İleri