Helyum, renksiz, tadı ve kokusu olmayan, çok az rastlanan bir gazdır. 1868 yılına kadar bilinmeyen bu elementin, ilk olarak ingiliz astronomi uzma­nı Sir loseph Lockyer ve Fransız astronomi uzma­nı Pierre janssen tarafından Güneşte varolduğu saptandı. Bu gaza Yunanca Güneş anlamına geolen helios sözcüğünden türetilen helyum adı ve­rildi. Günümüzde helvurnun yeryüzünde de bulunduğu saptanmıştır.
Yukarıda adı geçen bilim adamları helyumu Gü­neş tutulmasını izlerken bulmuştur. Güneş tutul­ması sırasında, Güneşin en dış atmosferindeki kızgın gazlar Dünyadan görülebilir. Bu yanan gazlar spektroskop ile incelenebilir. Spektroskop, sıcak olan bir maddeyi yaydığı ışığa göre tanım­layan bir Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 12th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Helyograf, haberleşme sağlavan bir alettir. Her geminin karayla ve diğer gemilerle haberleşmesi gerekir. Telsizin bulunmasından önce bu haber­ler, bavraklarla ya da helyograf adı verilen bir alet aracılığıyla gönderilirdi.Helyograf, Güneş ışığını denizin üzerinde birkaç kez yansıtan bir aynadan oluşur Hava açıksa bu yansıyan ışıklar 80 kilometre kadar uzaklıktakileri gö­rülebilir.
Bu yöntem ilk kez eksi Yunanlılar tarafından çok ilkel bir biçimde kullanılmıştır. Helyografı 1869 yılında ingiliz mühendis Henry Mance kullanışlı bir alet şekline getirmiştir. Bu sıralarda Samuel Morse da mors alfabesini bulmuştu. Bu alfabe yansıyar. ışıklarda başarıyla kullanılabiliyordu. Helyografta bir ayna, Güneşe doğru her açıda döndürülebilecek ve dolayısıyle ışığı ‘her yönde yansıtabilecek bir Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 12th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Helikopter havada yol alan bir taşıttır. Helikop­ter, herhangi yöne, hatta geriye bile gidebilir Yerden dikine olarak havalanır, istenilen yüksek­likte uçar ve alttaki herhangi açık bir alana inebilir. Normal uçakların gidemediği yerlere de gide­bilir.
Uçakların yapamadığı bütün bu hareketleri, göv­desine takılı kanatlar olmadığı için yapabilir Sabit kanatlar yerine, tepesindeki bir mile bağlı, ro­tor denilen ve 2, 3 veya 4 kanadı olan bir büyük pervaneyle çalışır. Bu kanatlar bir motorla, ya­tayolarak dörıdürülür. Dönerken gövdeyi yerden yukarı doğru kaldırırlar. Bunların gövdeyi kaldır­ma şekli, uçak kanatlarında olduğu gibidir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 12th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Yeryüzünde minik amiplerden yüzlerce ton ağır­lığındaki balinalara kadar çeşitli hayvanlar yaşa­maktadır. Bu çok farklı canlıların tümünü hayvan olarak sınıflandırma olanağını sağlayan ortak özellikler vardır.
Hayvanların tümüne özgü bir özellik, hareket et­me yeteneğidir Bazı hayvanlar gerçekten hızlı hareket ederler. Çitaların saatte 100 km. hızla ha­reket edebildikleri saptanmıştır. Kabuklu deniz hayvanları da hareket ederler. Bu hayvanların erişkinleri, bulundukları yerden ancak 2-3 santimetre öteye giderler.
Ancak, yine de beslenme için, kabuklarının içinde yer alan hareketli uzan­tıları ovnatrnakta, yani hareket etmektedirler. Bütün hayvanların bir başka ortak özelliği de, çevrelerindeki olaylara tepki göstermeleridir. Hayvanlar, duyu organlarının yardımıyla, çevre­lerini izleyebilirler. Böylece, bir besine. yuvaları­na veya eşlerine doğru ilerleyebilir, Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 12th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Canlıları konu eden bilim dalına biyoloji denir. Biyoloji sözcüğü, Yunanca’da “hayatla ilgili dü­şünceler” anlamına gelen sözcüklerden türemiş­tir. Biyoloji sözcüğünü, Fransız biyoloji uzmanı Jean Baptiste Lamarck yaygınlaştırmıştır. Ancak,biyoloji uzmanlar hayatın her yönünü birden, tüm ayrıntılarıyla inceleyemezler. Bu bilim dalı birçok bölümlere ayrılmıştır. Örneğin,böcek bi­limi  uzmanları böcekleri, kuşbilim uzmanları kuşları incelerler. Taksonomi uzmanları, canlıları sınıflandırırlar. Anatomi uzmanları canlıların ya­pılarını, fizyoloji uzmanları ise iç işlevlerini konu edinirler. Kalıtım bilimi uzmanları kalıtımla, yani canlı organizmaların belirli bazı özelliklerini arı­ne ve babalarından aktanş biçimiyle ilgilenirler. Eski varlık bilimi (paleontoloji) uzmanları taşılları (çok eskiden yaşamış olan bitki ve hayvanların kalıntıları) inceleyerek,evrimie ilgili bilgileri der­lerler. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 12th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Hava kirlenmesi ilk insanların ateşi bu lmasıyla başlamıştır. Ancak, hava kirlenmesinin tehlikeli bir düzeye ulaşması geçen yüzyılda gerçekleşen sanavi devrimini izleyen dönemde başlar. Günümüz insanının evini ısıtmak, aydınlatmak, fabrikaları çalıştırmak, taşıtlara güç sağlamak için gereksindiği enerji, hava kirlenmesine yol açan başlıca nedendir.
Petrol, fuel oil, doğal gaz veya kömür gibi yakıt­lar yandıkları zaman güce dönüştürülebilen bir ısı üretirler; ancak aynı zamanda pislik ve zararlı kimyasal maddeler de oluştururlar.
Bu yakıtların yanması ile duman, sülfür dioksit ve karbon monoksit gibi zararlı gazlar ortaya çıkar. Karbonhidrat adı verilen ve bazı türleri kansere Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 12th Mart 2009
Kategori: h
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...27 28 29 30 31 ...35 36 37 İleri