Elektronik, elektron hareketinin denetimini konu edinen bilim dalıdır. Röntgen aygıtı, televizyon, teyp, elektronik beyin, radar, elektron rnikroskopu hep elektronik makinelerdir. Bütün bu makineler, küçük elektrik akımlarının çok dikkatle denetimi ilkesine dayanırlar. Bu denetim olmaksızın hiç biri çalışamaz.Elektronik bilimi de elektron hareketinin, dolayısıyle elektrik akımının denetimiyle uğraşır. Elektronlar, atomun yapısında bulunan çok küçük taneciklerdir. Atomun çekirdeği çevresindeki bir yörüngede dönerler. Çekirdekte de iki çeşit tanecik vardır. Bunlar proton ve nötron adını alırlar. Elektronlar bir miktar negatif elektrik yükü taşırtar. Protonlar ise bir miktarda pozitif elektrikle yüklüdürler. Bazı maddelerde elektronlar çekirdek etrafındaki yörüngelerini kolayca terkedebilirler. Bu tip elektronlara serbest elektronlar denir. Elektrik akımı serbest elektronların tanecikler doğrultusunda hareketiyle oluşur. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 14th Şubat 2009
Kategori: e
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Eski uygarlıklarda şimşek ve gök gürültüsünün, Tanrıların kızması anlamına geldiğine inamlırdı. Oysa bugün, şimşeğin güçlü bir elektrik akımı olduğunu ve havadan geçerken gök gürültüsünü oluşturduğunu biliyoruz.
Çağdaş insan elektrik üretmeyi ve bunu kullanmayı bilmektedir. Elektrik artık günlük yaşantıdaki en önemli enerji biçimlerinden biri haline gelmiştir. Elektrik olmasaydı evlerimizde, caddelerimizde ışığımız,televizyonumuz, telefonumuz olmazdı; ulaşım çok sınırlı olur ve endüstri de hemen hemen yok denecek kadar sınırlı olurdu. Elektrik ilk kez 2500 yıl kadar önce Thales adında bir Yunanlı tarafından bulunmuştur. Thales, kehribar adındaki sarı bir maddenin, yünlü bir kumaş parçasına sürtüldüğü zaman toz, yaprak gibi kuru, hafif nesneleri kendine çektiğini farketti. Elektrik diye bir şeyin varlığını bilmediği için de bu garip olayı açıklayamadı. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 14th Şubat 2009
Kategori: e
Yorumlar: 3 Yorum

İnsanlık tarihinin gelişmesi, el araçlarının gelişmesinden izlenebilir. ilk insanlar taşları ve sopaları, ilkel araçları olarak kullanmışlardır. Bir çubuğu bir taşa bağlıvarak ilk çekiç yapılmıştır. Düz bir taşın düzeltilip kenarlarının keskinleştirilmesivle yapılan ilk bıçakların, deniz kabuğundan veya sert ağaçtan yapılan bıçaklara oranla kesici özelliklerini daha uzun süre korudukları görülmüştür . insanlık tarihinin ilk devrine Taş Devri adı verilmiştir.
Taş Devrinde kullanılan araçların çoğu, bizim bugün kullandığımız çekiçler. bıçaklar, yontma kalemleri. baltalar. karnalar, testereler. delgiler gibi el araçlarını andırıyordu. M.Ö. 3500 yıllarında ateş aracılığıyla kayalardan metallerin nasıl elde edilebileceği öğrenildi. Ateş kullanarak daha sağlam el araçları yapımına başlandı. Metallere döküm yaparak ve ısıtıp döverek şekil verildi. Metal el araçları daha düzgündü ve hafif olduklarından, taş araçlardan daha kullanışlıydı. Böylece Taş Devrinden, Bronz Devrine geçitmiş oldu. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 14th Şubat 2009
Kategori: e
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Ekmek, un ve sudan yapılan bir hamurun fırında pişirilmesiyle elde edilen bir besindir. Un, tahıl veya diğer bitkisel ürünlerin değirmende öğütülmesiyle elde edilir. Ekmeğin yüzlerce türü bugün dünyanın birçok ülkesinde insanların temel besin kaynağını oluşturmaktadır.Bugün en çok görülen ekmek türlerinden biri kalıp içinde pişirilen beyaz buğdayekmeğidir. Bu ekmeği n beyaz olmasının nedeni yapımında sadece tahılın iç kısmının kullanılması, kahverengi olan dış zarın atilmasıdır. Ekmek hamuru, pişirilmeden önce kabartıldığı için ekmek yumuşak olur. Bu tür ekmeğe mavalanmış ekmek adı verilir. Mayalanmış ekmeğin yapımında genellikle maya kullanılır. Maya, çoğaldıkça karbondioksit gazı üreten birhücreli bir organizmadır. Bu gaz, hamurun içinde kabarcıklar oluşturarak yayılır ve hamuru kabartır. Maya satın alındığı zaman hareketsiz durumdadır. Kullanılacağı zaman sıcak su ile karıştırılır. Sıcak su ve nem hücrelerin hemen çoğalmaya ve bölünmeye başlamasına ve gaz çıkarmasına neden olur. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 14th Şubat 2009
Kategori: e
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Doktor muayene ettiği hastalara bir reçete yazar. Reçetede, alınacak ilaçların adlarını ve herbirinden ne kadar kullanılacağını belirtir. Ilaçları almak için reçeteyi bir eczaneye götürmek gerekir. Eczacı ilaçları ya kendisi hazırlar, ya da hazır ilaçlar arasından seçer. Eczacılık bilimi, ilaçların hazırlanması, üretimi ve tüketiciye kadar dağıtımı konusunda çalışır. Günümüzde ilaçlar genellikle ilaç sanayii tarafından üretilir.İlaç, vücudun çalışmasını herhangi bir biçimde etkileyen ve besin olmayan, kimyasal bir maddedir. Bu nedenle ilaçlar, insanlar tarafından kullanılmadan önce çok dikkatli bir biçimde denen ir. Bilim adamları bir ilacın insan vücudu üzerinde ne gibi etkiler yapabileceğini önceden saptarlar. Eczacılık biliminin farmakoloji denen bölümü, ilaçların canlı varlıklar üzerindeki etkilerini inceler. Eczacılık bilimi başka bilim dallarınasıkı sıkıya bağlıdır. Eczacıların, vücudun normal çalışma şeklini, yani fizyoloji bilmeleri gerekir. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 13th Şubat 2009
Kategori: e
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

İnsanlar hemen her gece düş görürler. Düş görürken vücut ve bellek canlı ve uyanığa yakın bir düzeydedir. Çoğu kişiler düşlerinin küçük bir bölümünü anımsarlar; kimi de hiç bir şey anımsarnaz. Düşlerini en ufak ayrıntısına kadar anımsayanlar da vardır; bunlar sabahları çok kolay uyanırlar. Düş gören bilinçaltı, gündüz bilincin eğemenliği altına girdiğinden düşler tez unutulur. Yaşamın kişisel bir bölümünü oluşturan düşler aklı ve akıl bozukluklarını inceleyen doktorlar ve ruhbilimciler için ilginç bir uğraşı konusudur. Düşler de kişi isteklerini, korkularını, üzüntülerini ve beğenilerini özgürce dile getirir. Ruhsal dengesizliği veya bozukluğu olan kişiler düşlerinin içeriği değerlendirilerek gerekli yardım ve tedaviyi görebilirler. Devamını Oku »

Yazan leyl
Tarih: 13th Şubat 2009
Kategori: d
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...14 15 16 İleri