Gün boyunca vücudumuzun içine birçok madde­ler alırız. Dakikada birkaç kez nefes alır, günde birkaç kez yemek .ver. sıvılar içeriz. Aldığımız maddeler, bize enerji sağlarlar. vücudumuzun onarım ve yapı malzemelerini oluştururlar. Ama bu maddelerin tümünden yararlanılmaz. Yararla­nılmayan maddelerin (artık maddeler) vücuttan atılmaları gerekir. İşte bu olaya boşaltım denir.
Artık ürünler vücuttaki hücrelerin tümünden ka­na geçerek böbreklerden süzülür. Böbrekler, bu istenmeyen kimyasal maddeleri uzaklaştırarak kanı arıtırlar. Artık maddelerin vücuttan uzaklaş­tırılmasını sidik sağlar. Bu sıvı, böbrekler tarafın­dan meydana getirilir. Sidik. sidik borusu (üreter) adı verilen borularla sidik torbasına (mesane) iner.
Bununla birlikte boşaltım yalnız böbrekler aracılığıyla olmaz. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 27th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Biyoloji, canlıları inceleyen bilimdir. Bitkilerin ve hayvanların vücut yapılarını, şekillerini, bes­lenme, solunum, üreme ve davranma biçimlerini araştırır.
Biyologlar, yaşayan varlıklar ve yaşam olguları konusunda ellerinden geldiği kadar bilgi edinmek isterler. Bugün bu konuda çok büyük bir bilgi bi­rikimi vardır; yaşamı inceleyecek yeni birçok yöntemler bulunmuştur.
Bugün, botanikçi adı verilen doğa bilginleri bitki­leri inceler. Zoologlar hayvanları incelerler. Anatomi uzmanları yaşayan varlıkların yapısını; fizyologlar, bitki ve hayvan vücutlarının çalışması.paleontologlar, bugün yaşayan bitki ve hay­van vücutlarının ataları olan bitki ve hayvan taşlarını (fosilleri); kalıtım bilimciler, gelecek kuşak­ların biçim, renk, kuvvet ve davranış gibi nitelik­leri kendi ana-babalarından nasıl kalıtsal olduklarını öğrenmek için bitki ve hayvan kuşakları ince­lerler. Canlıların incelenmesine ilişkin bütün bu yaklaşımlar, biyolojinin alanına girer.
Bir köpeğin canlı olduğunu, bir taşın ise canlı olmadığını hepimiz Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 27th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Bilim adamlan canlılan. hayvanlar alemi ve bitkiler alemi olmak üzere iki gruba avırrrlar. Bitkileri inceleyen bilim dalına bitkibilimi (botanik), hayvanları inceleyen bilim dalına da hayvanlar bilimi (zooloji) denir.
Bitkiletle hayvanların bazı ortak özellikleri vardır. Örneğin hayvanlar da bitkiler de hücrelerden oluşurlar. Ayrıca, her iki grubun üyeleri de benzer yaşam süreçlerinden geçerler. Örneğin büyürler, ürerler ve çevrelerine uyum sağlarlar. Bazı bitkiler ışığa doğru yönelerek büyürler. Bazı hayvanlar ise, ilkbaharda, günün uzaması sırasında çiftleşirler.
Bitkiler, hayvanlardan dört bakımdan tarklrdırlar. Besinlerini farklı bir biçimde sağlarlar. değişik bir biçimde büyürler hücrelerinin içeriği hayvanlarınkinden farklıdır ve çoğu bitkilerin hareket yeteneği havvanlarınki kadar gelişmemiştir.
Yeşil bitkiler, besinlerini ışrlbileşim (fotosentez) denilen bir dizi işlemle kendileri hazırlarlar. Bitkiler, havadan karbondioksitve topraktan su alırlar. lşrlbileşirn sırasında, sudan ve karbondioksitten şeker oluşturulur. Şeker karbonhidrat sayılabilir. Karbonhidratlar karbon, hidrojen ve oksijen içeren maddelerdir. Bu basit şekerden Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 15th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Insan vücudu hücre denen milyarlarca gözeden yapılmıştır. Bu hücreler bir araya gelerek dokuları meydana getirirler. Her doku ayrı bir işlev görür. Sinirler, kaslar. kalp, akciğerler gibi organların herbiri yaşamın ana işlevlerinden birini yerine getirirler. Buna karşılık, vÜfutıarı bir tek hücreden oluşan ve adlarına birhücreliler (protozoa) denen canlılar vardır. Bu canlılarda tüm yaşamsal işlevler, bir tek hücre tarafından meydana getirilir. Böyle hayvanlara örnek, amiptir. Birlıücreliler yeryüzünün ilk hayvanlarıdır. Bütün öbür hayvanların birhücrelilerden üredikleri anlaşılmaktadır. Yaşları 400 milyon yıldan fazla olan kayalarda birhücreli kalıntılarına rastlanmıştır. Kireçtaşı ve tebeşir gibi kayalar, genellikle bu hayvanların bazılarının çok küçük iskeletlerinden oluşmuştur.
Birhücrelilerin çoğu mikroskopiktir. Bunlar, denizler, tatlısu gölleri. ırmaklar ve nemli topraklargibi ıslak yerlerde yaşarlar. Çoğukez birçok birey bir araya gelerek koloni halinde yaşarlar. Bu durumda bunları çıplak gözle görmek mümkün olur.
Birhücrelilerde insandaki gibi organlar. ya da dokular bulunmamakla birlikte, hücrede belirli işlevleri yerine getiren özel bölgeler vardır. Sözgelimi, öglena adlı birhücrelinin vücudunun ön bölümünde göz noktası denen bir bölge vardır. Bu nokta ışığa duyarlıdır ve hayvana hangi yönde hareket edeceğini bildirir. Bazı Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 14th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

insan sık sık bir olguyu açıklamak isteyebilir. Bu olgu birden yağan yağmur olabilir. Bisikletin tekerleklerinin birinin dönmemesi, ya da akvarvurndaki tropikal balıklardan birinin ölmesi olabilir. Bütün bunlar niçin oluyor? diye kişi kendi kendine sorabilir. Bu soruya verilen cevaba açıklama denilir.
Birçok bilimsel sorunun çözülmesi çok zordur. Bir çivinin üzerindeki pas gibi çok basit bir olguyu bile açıklamak her zaman kolav olrnaz. Pas ilk kez açıklanmadan önce binlerce yıl gözlernlenrnişti. Ancak geçen bir-iki yüzyıliçinde tam olarak açıklandı. Bu açıklama bilimsel yöntemden yararlanılarak yapıldı.
Bilimsel yöntem, bir sorunu çözmek için bilim adamının izlediği yoldur. Ona, araştırdığı olguların ya da fikirlerin nedenlerini bulmakta yardımcı olur. Yüzyıllar boyunca oluşmuş olan bu yöntem, bilim okuyan öğrenciler tarafından öğrenilir. Bilim adamına güvenilir cevaplar bulmakta yardım eder. Bu yöntem ile bilim adamı, yanlış adımlar atmaktan, hataya düşmekten, yanıltıcı cevaplara sürüklenmekten kaçınabilir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 14th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Bir kitap ya da gazete okuyan bir insanın beyninde, çeşitli karmaşık etkinlikler meydana gelir. Bu kişinin gözleri sözcüklere bakarak beyne haberler gönderir. Bu haberler beyinde yorumlanır; beyin harflerin biçimini tanır ve bövlece sözcükler anlaşılır.
Ayrıca, göz kaslan. gözlerin satırlar boyunca hareket etmelerinisağlayacak biçimde çalışırlar. Okuyan kişinin elleri ve parmakları kitabı ya da gazeteyi tutar, sayfayı çevirmeye hazır bulunur. Okuyucu, oturmakta olsa bile, bazı kaslar vücudun dik durmasını sağlamak için gergin durmaktadırlar.
Bu arada kulaklar çevreden gelen sesleri dinlerler. Okuyucunun beyni, önemsiz seslere fazla dikkat etmez. Ancak yüksek bir ses duyulduğu zaman, okuyucu okumavı keser, başını kitap ya da gazeteden kaldırıp, ne olduğunu anlamaya çalrşır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 14th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...18 19 20 İleri