Böcekler, eklembacaklıların bir sınıfıdır. Uzman­lar, bir metre kare verimli ve nemli toprakta 1500 kadar böceğin bulunabileceğini hesaplamışlardır.Yani, bir hektarlık bir alanda on beş milyon böcek yaşayabilmektedir. Böcekler yalnız bahçe­lerde bulunmazlar. Çeşitli böcek türleri dünyanın her yanına yayılmış durumdadırlar.
Göllerde ve havuzlarda da birçok böcek türü yaşamaktadır.Bazı böcekler, hiçbir canlının vaşayamadığı susuz çöllerde yerleşmişlerdir. Bazı başka türler ise Güney Kutbunun buzullarında yaşamaktadırlar, Böcekler, yer altındaki derin mağaralarda ve sıcaklığın 50o,C yi bulduğu kaynaklarda bile yerleşebilirler. Bir böcek türü, he­men hemen bütün öteki canlılar için öldürücü olabilecek kadar asitli olan sirke içinde yaşar. Bir tür sineğin larvaları ham petrol birikintilerinde yaşamaktadır. Bunlar, petrol birikintilerine düşen öteki böceklerle beslenirler.
Çoğu böcek türleri asalaktırlar. Bunlar, öteki hay­vanların üzerinde veya içinde yaşar ve konak hayvanlarının kanları veya vücut dokularıyla beslenirler.Böcekler için elverişli olmayan tek artanı deniz­dir. Bununla Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 29th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Bilim adamları hayvanları çoğu kez. besin yeme alışkılarına göre sınıflandırırlırlar. Et yiyen hayvan­lara etoburlar denir. Bitki yiyen hayvanlara otçul hayvanlar denir. Böcek yiyen hayvanlara da böcekçiller denir.
Böcek yiyerek beslenen birbirinden farklı birçok tür hayvan vardır. Sinekkapan ve ağaçkakan gibi birkaç kuş türü, tümüyle böceklerlegeçinirler. Genel olarak bu kuşların böcekçil olduğunu söylemek, ya da bunlara böcekçil kuşlar demek yan­lış olmaz. Ancak sınıflandırma amacıyla kendile­rine böcekçil adı verilmiş hayvan grubu bir me­meliler takımıdır. Böcekçiller takımının üyeleri köstebekleri, soreksieri ve kirpileri içine alır.
Bi­lim adamları böcekçillerden söz ederken, bütün böcek yiyen hayvanlara değil, işte bu memeliler takımına değinirler. Böcekçiller,.memelilerin en küçükleri ve en can­lılar arasına girer. Bunların çoğu gececidir. Yani bu hayvanlar geceleri etkinlik gösterirler. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 28th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Kanın bileşimindeki en hafif bir değişme, organ­ların gerektiği gibi çalışmalarını etkiler. Maddele­rin kandaki yoğunluklarını denetim altında tuta­bilmenin bir yolu da boşaltımdır. Boşaltım vücu­da gerekli olmayan artık ürünlerin dışarı atılması sürecidir. Vücudun en önemli boşaltım organı böbreklerdir.
Sidiği yapan böbreklerdir. Sidik, böbrekler aracı­lığı ile kandan atılan cisimlerin sudaki eriyikleri­dir. Kan, böbrekler de dahil olmak üzere bütün vücudu dolaşır. Bu sırada artık ürünleri toplar. iş­te bu artık ürünler böbrekler tarafından vücuttan atılır. Sidik vücuttan çıkarılıncaya kadar sidik tor­basında biriktirilir.
Bir litre su içerseniz, bu su hemen bağırsak çepe­rinden kana geçer. Oysa, kanın gereğinden fazla sulanmaması gerekir. Bu durumu böbrekler önler. Böbrekler, suyun fazlasını kandan uzaklaştı­rırlar ve sidik olarak vücuttan atılmasını sağlarlar. Kanda bir miktar su kalır, ama Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 28th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Tarım hayvanlarının birçok türünde boynuz bu­lunur. Sığırların boynuzları hafif kavisli ve uzun­dur. Bazı kovun türlerinin sarmal biçimde büyü­yen boynuzları vardır. çoğu kez yalnız erkek ko­yunun, yani koçun boynuzları olur. Keçilerin boynuzları sivri ve arkaya kıvrıktır. Keçi ya da koç, tos vurmak için başını yere eğer.
Yalnız toynaklı memelilerde boynuz bulunur. Bütün toynaklıların hepsinde boynuz bulunma­makla birlikte, geviş getiren hayvanların hepsin­de boynuz vardır. Boynuzlar genellikle başın üst yanında çift olarak büyür. Mitolojideki tek boy­nuzlu at gerçekte yoktur. Alnından uzamış tek bir boynuzu bulunduğu ve ata benzediği sanılan bu efsanevi hayvanı eski araştırmacılar boş yere aramışlardır. Denizgergedanı adlı balinanın boy­nuz denen çıkıntısı gerçekte boynuz olmayı uzamış bir diştir.
Toynaklılarda her boynuzun merkezinde bir ke­mik özü vardır. Bu öz, Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 28th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Hemen herkes öğrenciliği sırasında resim yapmış­tır. Hatta evinin duvarlarını bile boyamıştır. Bu işlemlerin benzerlerini 15000 yıl öncesinin mağa­ra adamları da yapıyorlardı. Gerçi bilim adamları malzemelerin sınıflandırılmasını ve niteliğini ge­liştirmişlerdir ama, boya yapımının ana yöntem­leri aynı kalmıştır. Günümüzdeki boyalar da, eski boyalar gibi renkli, katı boya maddeleri içerir. Bunlar, renksiz ve sıvı taşıyıcılarla karıştırılır. Boya taşıyıcı boya maddesini taşıyan sıvıdır. Ta­şıyıcı, boya maddesinin taneciklerini bir arada tutar.
Bir boyanın boya maddeleri, taşıyıcı içinde çö­zünmez; eriyik halinde bulunur. Yani boya mad­deleri taşıyıcı içinde son derece ince tanecikler halinde dağılmışlardır. Bir renk, taşıyıcı içinde çözündüğü zaman “boyar madde” adını alır. Ressamların kullandığı iki tür boya vardır. Bunlar sulu boyalar ve yağlı boyalardır. Her iki tür de, benzer boya maddelerini içerir; ancak boya taşı­yıcıları değişiktir.Arap zamkı bir çeşit tutkal ile karıştırılmış boya maddele­rini içerir. Bir fırça ile dağıtılabilmesi için boyaya su eklenir. Arap zamkı su içinde çözünür ve tam bir karışım meydana getirir. Yağlı boyalar,keten bitkisinin tohumlarından elde edilen bir taşıyıcı olan bezir yağı ile karıştırılmış boya maddelerini içerir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 27th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Bitki deyince, genellikle akla kırlarda dolaşırken görülen ağaçlar, çiçekler gelir. Oysa bunlar çeşit­li bitki türlerinden yalnızca bazılarıdır. Yosunlar, ağaç kabuğunu yeşil bir tabaka halinde kaplaya­rak yaşayan bitkilerdir. Canlıların en küçük türle­rinden biri olan su yosunu da bir bitkidir. Su yosunları çok küçük olduklarından ancak çok güçlü bir mikroskopla görülebllirler.Yervüzünde yaşa­yan en büyük ve en eski canlılar bitkilerdir. Nite­kim Kaliforniya’da yetişen sekoya ağaçlarının bo­yu 90 metreyi, çapı ise 4.5 metreyi bulur. Bitkiler üzerindeki çalışmalara. ve bitkilerin büyüme ve üremelennin tümüne birden botanik adı verilir Botanik, yeryüzünde bulunan binlerce çeşitli bit­kinin her yönüyle ilgilenen geniş bir bilim dalıdır. Yeryüzünde 300 000 değişik bitki türü olduğu hesaplanmaktadır.

Hayvanlar bitkiye gereksinme duyarlar: Hayvan­sal yaşam tamamen bitkisel yaşama bağlıdır. Bit­kiler olmasaydı hayvanlar da olamazdı. Bunun nedeni yaşamın Güneş Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 27th Ocak 2009
Kategori: b
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...18 19 20 İleri