Vücutta iki önemli dolaşım sistemi vardır. Bunlar kan dolaşımı sistemi ve akkan (lenf) sistemidir.Akkan damarları, dokulardan kana dönen, sıvıyı (lenf) ulaştırma görevini yüklenmişlerdir. Akkan, gözeleri temizleyen ve besleyen renksiz ve sulu bir sıvıdır. Dokular (göze toplulukları) arasındaki boşlukları doldurur. Içeriğinde su, akvuvarlar, sindirilmiş besinler ve artık maddeler bulunur.
En ince kan damarları olan kılcal darnarlar. dokular arasındaki boşluklardan geçerler. Çeperleri sıvının karşı tarafa geçmesine olanak tanıyacak kadar incedir. Kandaki besleyici maddeler gözelere karışırlar. Bunun gibi gözelerdeki işe yaramayan maddeler de, kana geçerler. Kılcal damarlarla dokular arasındaki bu alışveriş Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Ocak 2009
Kategori: a
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Akciğerli balıklar yaşayan fosiller olarak nitelendirilebilir. Fosiller soyları tükenmiş hayvanların günümüze ulaşmış kalıntılarıdır. Akciğerli balıkIara ait oldukları saptanmış olan bazı fosillerin 300 milyon yıl öncesinden kaldıkları saptanmıştır. Bugün yaşamakta olan akciğerli balıklarfosilleri bulunan akrabalarıyla büyük benzerlik taşırlar. Akciğerli balıklar, önceleri dünyanın her tarafına dağılmışlardı. Bugün ise, Güney Amerika, Afrika ve Avustralya kıyılarının bazı kesimlerinde yaşamaktadırlar.
Balıklar, solungaçlarıyla soluk alırlar. Solungaçlar, balığın başının her iki tarafında yer alan organlardır. Balık, ağzı yoluyla solungaçlara ulaşan deniz suyundan, solungaçların ince zarlarının yardımıyla oksijen alır. Akciğerli balıkların ise, adlarından da anlaşıldığı gibi, solungaçlar yerine, akciğerleri vardır. Akciğerli balıklar, karada Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Ocak 2009
Kategori: a
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

insanlar daima soluk alıp verirler. Bu, öylesine düzenli ve alışılagelmiş bir olgudur ki, hemen hemen hiçbir zaman dikkati çekmez. Oysa soluk alıp verme, yaşam için en gerekli öğelerden biridir.
Soluk almanın amacı, içeriğinde oksijen bulunan havayı vücuda almaktır. Vücuda alınan oksijen, besinleri “yakarak”, onların vücut için gerekli olan enerjiye dönüşmelerini sağlar. Soluk alma sırasında oluşan karbondioksit soluk verme sırasında vücuttan atılır. Vücutta, oksijenin kana karışmasını ve karbondioksitin dışarı atılmasını sağlayan organlar vardır. Bunlar, akciğerlerdir. Akciğerler, göğüs boşluğunun sağında ve solunda yer alırlar. Kolaylıkla gerilebilen esnek bir dokudan oluşurlar. Diyafram adlı, kubbe biçimli bir kas dokusu, göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayırır. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Ocak 2009
Kategori: a
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Akbaba büyük bir kuştur. Hayvanların çürümekte olan leşlerini ölülerini yiyerek beslenir. Vücudunun üstü tüvlü olmasına karşılık kafası ve boynu çıplaktır.
Yeryüzünde ortalama olarak 20 tür akbaba vardır; genellikle hepsi sıcak ve kuru bölgelerde yaşarlar. Akbabalar, daha çok A.B.D.’nin güneyi, Güney Amerika, Afrika kıtaları ile Avrupa ve Asya’nın bazı yörelerinde bulunur. Akbabalar, kartal, atmaca, doğan ve çaylakların bulunduğu kuş lar grubu içinde yer alır. Güney Amerika’da Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Ocak 2009
Kategori: a
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

Geceleri havada meydana gelen ve hızla akıp giden ışıklı noktalara akanyıldız denir. Ayın parlak olmadığı berrak gecelerde, yüzlerce akanyıldız görülebilir.Kimi akanyıldızlar birdenbire düşüp yok olan normal bir yıldız izlenimi uyandırırlar. Kimisi de ışıktan bir kuyruğu olan bir rokete benzer. Akanyıldızın dünyaya uzaklığı çok fazladır.Hızı saniyede 70 km.’yi bulur. ışıktan kuyruğun uzunluğu ise60 km.’ye ulaşabilir. Astronomi bilginleri akanyıldızlara meteor adını verirler.Yunanca kökenli meteor sözcüğü,”uzak gökte” anlarnma gelir. XiX. yüzyılın başlarına kadar bulutlar, gökkuşağı, şimşek ve dolu gibi tüm gökcisimlerine ve olaylarına meteor adı verilmişti. Atmosfer ve gökle ilgili bilim dalı olan meteoroloji de bu sözcükten türetilmiştir. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Ocak 2009
Kategori: a
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!

yumuşakçalar dalının kafadanayaklılar sınıfından bir cinstir. Mürekkep balığı da kafadanayaklılar sınıfında yer alır. Ahtapotun çeşitli okyanuslarda dağılmış 150 türü vardır. Ahtapotlar, çoğunlukla okyanus yatağının kıyıya yakın kesimindeki oyuklarda ve kayalıklar arasında yaşarlar. Bazıları da okyanusun derinliklerinde dolaşır. Sifon adı verilen bir tüp içinden fışkırttıkları su aracılığı ile oldukça hızlı yüzebilirler.
Fışkırttıkları su, ters vönde hareket etmelerini sağlar. Ahtapotlar. gelişmiş omurgasızlar arasında yer alır. Omurgasızlar, omurga kemiği olmayan hayvanlara verilen addır. Ahtapotun büvükçe bir kafası ve oldukça iri bir beyni vardır. Iki güçlü göz, yapı olarak şaşılacak ölçüde omurgalıların gözüne benzer. Devamını Oku »

Yazan admin
Tarih: 11th Ocak 2009
Kategori: a
Yorumlar: Henüz Yorum Yok!
Pages: Geri 1 2 3 ...12 13 14 15 16 17 18 19 20 İleri